Mustafa Yıldız
Mustafa Yıldız
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Türkiye’nin kredi notunu yükseltmek için daha neyi bekliyorlar?

GİRİŞ 07.08.2026 GÜNCELLEME 08.08.2026 YAZARLAR

Bir dönem ülkemizi terörle hizaya çekmek isteyen karanlık odaklar; terör saldırılarının ardından ekonomi saldırısına geçerdi. 

Yıllarla Türkiye piyasaları bu tür saldırılara karşı doğal ve yüksek bir bağışıklık geliştirdi.

Kısaca tanımlarsak ani şoklarda borsa genellikle ilk gün %10 bandında sert düşüşler yaşasa da, 1 -2 hafta içinde kayıplarını hızla telafi eder.

Para piyasalarında da alınan önlemlerle şoklar kısa süreli olur.

Net bir gerçek daha var ama.

Türkiye’de, Batı dünyasının istediğinin tersi istikamette bir gelişme olursa kredi derecelendirme kuruluşları, finans saldırıları, olumsuz haber akışları ve bunun siyaset, sanat gibi alanlarda desteklenmesiyle kısa sürede dar kapsamlı krizler yaşanır.

Sonra bu krizler bir “yönetimsel krize” çevrilmeye çalışılır.

Lafı uzattım biliyorum ama birkaç örnek vereyim. 

+15 Temmuz Hain Darbe Girişimi (2016) Borsada %13,4’lük düşüş…  Dolar kurunda %6'ya yakın ani yükseliş (2,88'den 3,05'e)

+Ankara Garı Saldırısı (2015) Borsada ani düşüş ve ardından bir süre devam eden yatay seyir…. 

Dövizde yukarı yönlü hareket. 

+Beşiktaş ve Reina Saldırıları (2016-2017) Borsada ani %1 ila %2 arası kayıplar.  Turizm endişeleriyle kurlarda %1-2 artış. 

+Gaziantep ve Suruç Saldırıları (2015) Borsada %2 - %3 ani satış... Kurda yükseliş.

Bakın bu tabloyu değerlendirmek için adımızın başında “ekonomist” ifadesinin yazmasına gerek yok. 

Terör, piyasalarda güvensizlik ortamı oluşturur. 

Şimdi asıl soruya gelelim…

Terörsüz Türkiye sürecinde çok önemli bir aşamadan geçilen şu günlerde neden piyasalar beklenen reaksiyonu göstermiyor?

Örneğin İspanya (ETA) ve İrlanda (IRA) örneklerinde terör sorunlarının barış anlaşmaları ve kalıcı ateşkeslerle çözülmesi, piyasalarda olumlu bir sıçramaya neden oldu. 

Terörün bitmesi; 

+doğrudan yabancı yatırımların önünü açtı, 

+risk primlerini düşürdü, 

+turizmi patlattı 

+askeri/güvenlik bütçelerinin ekonomiye geri kazandırılmasını sağladı

Bizde neden aynı reaksiyon olmuyor?

Kredi derecelendirme kuruluşlarının (S&P, Moody's ve Fitch) Türkiye raporlarında olumsuz notlar vermeye ve peş peşe not indirmeye başladığı kırılma noktası 2016 yılındaki 15 Temmuz darbe girişimi oldu. 

Peki 10 yıl geçmesine ve Türkiye’de siyasi iradenin bunca değer kazandığı bir ortam oluşmasına rağmen bu notlar neden sürekli düşüyor?

Türkiye, 2012-2013 yıllarında borç yönetimindeki başarıları ve makroekonomik istikrarıyla bu kuruluşlar tarafından "Yatırım Yapılabilir Ülke" seviyesine yükseltilmişti. 

Ancak 2016 yılından itibaren tersine dönen süreç neden hiç olumlu ilerlemiyor?

Burada bir gariplik var.

O zaman biz de bu notları veren kuruluşların niyetini de sorgularız.  

Hepimiz aynı ülkede yaşıyoruz. 

Bizi Arjantin, Venezuella gibi ülkelerle kıyaslayanlar Türkiye’nin dinamiklerinin bu ülkelerden farklı olduğunu görmüyor mu?

Bunu sadece “ekonomi kötü yönetiliyor” argümanıyla açıklayamazsınız.

Ekonomi yönetiminin bu konuya da eğilmesi gereklidir.

Mehmet Mustafa Yıldız / Haber7

YORUMLAR 8 TÜMÜ
  • İğne çuvaldız 2 ay önce Şikayet Et
    Türkiye hemen adil bir seçime giderse güven artabilir.
    Cevapla
  • AĞACAN 2 ay önce Şikayet Et
    Kesinlikle Sayın hocam, Kaleminize sağılık.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle