İlmin hedefi, Kuran merkezli bir hayattır
Kur’an-ı Kerim’deki “Yaratan Rabbinin adıyla oku!” (Alak Suresi; Ayet: 1) emri bize; ilim elde etmenin Allah’ın adıyla ve O’nun rızası için yapılması gerektiğini haber vermektedir. İslam, kadın erkek her Müslümana ilim öğrenmeyi farz kılmıştır. İlim; kişinin kendini bilmesi, Rabbini tanıması, yaratılış amacını ve varoluş idealini idrak etmesini sağlar.
İslam’a göre ilim, sadece meslek, kariyer ve dünya kazancı için yapılan bir uğraş, bir yarış değildir. Allah’ın, öğrenilmesini emrettiği, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in rehberlik ettiği ilmin temelinde; Kur’an’ı hayatın merkezine yerleştirmek hedeflenmiştir.
İnsana ilmin bağışlanmasının hikmeti, hiç kuşkusuz Allah’ın ve Resûlü’nün sevgisini gönüllere nakşetmektir. Yaratana hürmet eden, yaratılana şefkat gösteren bir ilim anlayışı bireye, topluma, hatta çağa hâkim kılma idealini insanlığın ufkuna yerleştirmektedir.
İslam, şiddetin yerine muhabbeti, nefretin yerine merhameti; kin ve düşmanlığın yerine sevgi ve saygıyı ikame ederek tarihin en büyük devrimini yapmakta ve insanı diriltmektedir..
İmanlı, ahlaklı ve erdemli nesiller yetiştirmek İslam toplumunun ana hedefidir.
Biz Müslümanlar, ilmin değerini Sevgili Peygamberimiz’den (s.a.s) öğrendik. “Ben, ancak bir öğretmen olarak gönderildim.”( İbn Mâce, Sünnet, 17) buyuran Allah Resûlü (s.a.s), Mekke’nin o zor günlerinde Dârulerkam’ı bir ilim mektebine; Medine’nin daha ilk günlerinde Mescid-i Nebi’yi bir hikmet yuvasına dönüştürmüştür.
Allah Resûlü (s.a.s), “Ya öğreten ol, ya öğrenen ol, ya dinleyen ol, ya da ilmi destekleyen ol. Beşincisi olma, helâk olursun!”( Dârimî, Mukaddime, 26) hadisiyle bizleri ilme teşvik etmiştir. “Kim, ilim için yola çıkarsa Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır.” (Tirmizî, İlim, 19) buyurarak ilim talebelerini ve muallimleri cennetle müjdelemiştir.
Resûl-i Ekrem (s.a.s)’i rehber edinen her öğretmen; eğitim ve öğretim için harcadığı zamanı bir ibadet şuuruyla değerlendirmekte; öğrencilerini, Allah’ın bir emaneti olarak görmektedir. Onlara, önce Allah’a ve Resûlü’ne imanı öğretmekte; sonra da adalet, merhamet, güzel ahlak, helal haram bilinci gibi değerler üzerine bina edilmiş iyi bir insan, güzel bir Müslüman olmanın yollarını göstermektedir.
Zamanımızda yaşanılan problemlerin temelinde evlatlarımızı; Rabbimizin emrine, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in yüce ahlakına göre eğitememiş olmamız yatmaktadır. Bugün ne yazık ki kimi çocuklarımız daha küçük yaşlarda bağımlılık tuzağında, kimileri sanal kumar batağında; kimileri sapkın fikirlerin, batıl düşüncelerin, fıtratlarını bozacak yanlış anlayışların ağında, kimileri akran zorbalığı altında, kimileri ise moda ve özenti uğruna elimizden kayıp gitmektedir. Maalesef anne, baba ve toplum tarafından ihmal edilen; manevi değerlerimize göre yetiştirilemeyen, kötülerin insafına terk edildiğinden dolayı suça sürüklenen nice çocuk vardır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in uyarısı gayet açıktır: “Hiçbir anne baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunmamıştır.” (Tirmizî, Birr, 33; İbn Hanbel, IV, 77)
Eğitim ve öğretimin aileden sonraki en önemli ayağı okullardır. Ailede ve okulda öğretilemeyen sevgi, saygı ve tahammül; sokakta öfke ve şiddete, akran zorbalığı ve kavgaya dönüşmektedir. Yine öğretilemeyen adalet, merhamet ve edep; toplumda haksızlık, kargaşa ve ahlaksızlığa yol açmaktadır. O halde Allah’ın bize emanet ettiği evlatlarımızı; “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.” (İbn Hanbel, II, 381) buyuran Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in ahlakıyla buluşturalım. Onlara; iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırmanın yollarını öğretelim.
Çocuklarımızın değerlerimize bağlı birer insan olarak yetişmeleri için, aile, okul ve toplum el birliğiyle sorumluluklarımızı yerine getirelim. Okullarımızda okutulan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersini büyük bir fırsat bilelim. Ahlaki ilkeleri hem teorik hem de pratik olarak çocuklarımıza kazandıralım.
Ayrıca okullarımızda Peygamberimizin Hayatı ve Kur’an-ı Kerim dersini bu yıl daha çok öğrencimizin; severek, muhabbet ve heyecan duyarak seçmesini sağlayalım.
Yazımı Allah Resûlü (s.a.s)’in şu duasıyla bitiriyorum: “Allah’ım! Bana öğrettiklerinle beni faydalandır. Fayda verecek ilmi bana öğret ve ilmimi artır.” (Tirmizî, Deavât 128; İbn Mâce, Sünnet, 23)
-
vatandaş 12 saat önce Şikayet EtÇok doğru cümleler hocam lakin aile yi kaybetti toplumBeğen
-
AĞACAN 13 saat önce Şikayet EtAmin amin amin. Sayın Hocam, Allah razı olsun.Beğen