İslam kardeşliğinin güvencesi imandır
Müslümanlar, yürekleri birbirleri için çarpan ve “Allah’ın lütuf ve inayetiyle kardeş olma” (Al-i İmran Suresi; Ayet: 103) bahtiyarlığına ermiş insanlardır!
Terörün, işgallerin, savaşların ve yağmanın zirveye çıktığı bugün evrensel İslam kardeşliği, insanlık için tek kurtuluş yoludur.
Rahmet yüklü evrensel mesajlarıyla gönülleri aydınlatan sevgili Peygamberimiz (sallahu aleyhi vesellem), İslam kardeşlik ilkelerini asırlar öncesinden bildirmiştir: “Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu düşmana teslim etmez. Kim din kardeşinin bir ihtiyacını giderirse, Allah da onun ihtiyacını giderir. Kim bir Müslümanın bir sıkıntısını giderirse, Allah da onun kıyamet sıkıntılarından birini giderir. Kim bir Müslümanın kusurunu örterse Allah da kıyamet günü onun kusurunu örter” (Müslim, Birr ve Sıla, 58; Tirmizî, Hudûd, 3).
Kardeşlik, sadece sözde kalmamalıdır; çünkü kardeşlik, dilden dökülen kuru sözlerden ibaret değildir. Kardeşlik, gönülden gönüle uzanan ve yürekleri birbirine bağlayan ülfet ve samimiyet köprüsüdür.
Kardeşlik, yağmurun getirdiği rahmet gibi birbirimize rahmet olmaktır. Gariplere, kimsesiz gönüllere, yetimlere ve öksüzlere yürekten “kardeşim!” diyebilmektir.
Kardeşlik, fırtınalı denizlerde sığınılacak en güvenli limandır. Zor zamanlarda, gönül alıcı bir sözle mütebessim bir yüz sunabilmektir kardeşlik. Din kardeşliğinin sağlam güvencesi, yüreklerde kök salan imandır.
Kardeşlik, birlik ve beraberliği zedeleyecek her türlü olumsuzluktan kaçınmaktır. Efendimizin ifadesiyle, “birbirimize muhabbet, merhamet ve şefkat gösterme hususunda tek bir vücut olabilmektir” (Buhârî, Edeb 27; Müslim, Birr, 66).
Kardeşlik, ayağına batan dikende dahî kardeşin derdiyle dertlenebilmektir.
Türlü sıkıntılarla karşılaştığımız şu fâni dünyada, hep birlikte iki cihan saadetine koşabilmektir kardeşlik.
Kardeşlik, kardeşin hakkına riayet etmek ve saygınlığına gölge düşürmemektir. Kardeşin hakkına riayet ise, Peygamber Efendimiz’in şu prensipleri doğrultusunda hareket edebilmektir:
“Sizden biriniz kendisi için istediğini mümin kardeşi için de istemedikçe gerçek manada iman etmiş olamaz” (Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 59).
“Müslümanın müslümana malı, namusu/onuru ve canı haramdır. Kişiye, müslüman kardeşini küçük görmesi kötülük olarak yeter” (Ebû Davud, Edeb, 35).
“Birbirinizle ilgiyi kesmeyin. Birbirinize sırt çevirmeyin. Birbirinize kin beslemeyin. Birbirinize haset etmeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun. Müslümanın, kardeşine üç günden fazla dargın durması helâl değildir.” (Tirmizî, Birr ve Sıla, 18).
Yüce Rabbimizin “Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin…” (Hucurât Suresi; Ayet:10) emri gereği yıkıcı değil yapıcı olalım. Ayrıştırıcı değil, birleştirici olalım. Fitneyi değil, ıslahı esas alalım. Bizi biz yapan değerlere sımsıkı sarılarak birliğimizi ve dirliğimizi koruyalım.
Ya Rabbi! Müminler olarak kalplerimizi, gönüllerimizi birbirine kaynaştır. Bizi birbirimize düşürmek, kuvvetimizi parçalamak, dayanışma ruhumuzu zayıflatmak, yuvamızı dağıtmak isteyen her türlü fitne ve fesattan bizleri muhafaza eyle!
Allahım! Muhabbetimize, birliğimize, dirliğimize gölge düşüren her türlü şiddetten, nifaktan, tefrikadan ve şeytandan bizleri koru. Bizleri birbirlerine karşı saygılı, hoşgörülü ve samimi kardeşler eyle.
Mustafa Yürekli / Haber7
-
1453 10 saat önce Şikayet EtVe imanı kuvvetli olan da abd'den tırsmaz !..Beğen
-
1299 ERDOĞAN 15 saat önce Şikayet EtKalemine sağlık hocam güzel yazı olmuşturBeğen