Mustafa Yürekli
Mustafa Yürekli
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Hesap verme bilinci

GİRİŞ 30.09.2026 GÜNCELLEME 30.09.2026 YAZARLAR

Her kültür hayatı ve insanı farklı yorumlar, ufkuna farklı idealler diker ve onun gerçekleşmesi için bir yol çizer. Dolayısıyla her kültürde akla yüklenen misyon ve işlev farklıdır.

İslam akla ‘yaratılış amacına hizmet’ işlevi yüklemektedir.

AKILLI MÜSLÜMAN

Ensar’dan bir sahabi gelerek Peygamber Efendimiz (s.a.s)’e selam verdi ve şöyle dedi: “Ey Allah’ın Resûlü! En faziletli mümin kimdir?” Peygamberimiz, “Ahlak bakımından en güzel olandır” buyurdu.

Gelen kişi “Peki, en akıllı mümin kimdir?” diye tekrar sordu. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (s.a.s) şöyle buyurdu: “Müminlerin en akıllıları, ölümü en çok hatırlayanlar ve ölümden sonrası için en güzel şekilde hazırlananlardır.” (İbn Mâce, Zühd, 31)

ÖLÜM BİR GEÇİTTİR

Allah, insana iki hayat bahşetmiştir. Bunlardan ilki içinde yaşadığımız imtihan dünyasıdır. Bu dünya hayatı ölümle birlikte sona erer ve ahiret hayatı başlar. Ölüm asla bir yok oluş değil, ebedi hayata geçiş sürecidir.

Ölüm, geri dönüşü olmayan bir geçittir. Artık insan, tekrar dünyaya dönüp salih ameller işlemeyi ne kadar arzu etse de bu mümkün olmayacaktır.

Nitekim Kur’anı Kerim’de bu hususa şöyle açıklık getirilir: “Nihayet onlardan birine ölüm gelip çatınca, ‘Rabbim! Beni geri gönder de, geride bıraktığım dünyada iyi işler yapayım’ der. Hayır! Onun söylediği bu söz, boş laftan ibarettir...” (Mü’minûn Suresi; Ayet: 99, 100).

KIYAMET GÜNÜ

İslam’ın inanç esaslarından biri de ahirete imandır. Kıyamet mutlaka kopacak, yaşadığımız dünya hayatı bitecek ve sonsuz ahiret hayatı başlayacaktır.

İlahi kudretin iradesiyle insanlar yeniden dirilecek, mahşerde toplanacak ve mizan kurulacaktır.

İşte o gün, hesap verme günüdür. O gün, dünya hayatına ait gizli aşikâr, iyi kötü bütün niyetler ve davranışlar ortaya dökülecek ve herkes şu ilahi sesi işitecektir: َۜ“Oku şimdi amel defterini! Bugün sana hesap sorucu olarak kendi nefsin yeter!” (İsrâ, 17/14).

O gün, diller susacak, azalar konuşacaktır. Rabbimiz bu hakikati şöyle bildirmektedir: “O gün, onların ağızlarını mühürleriz; yapmış olduklarını elleri bize anlatır, ayakları da şahitlik eder.” (Yâsîn, 36/65).

O gün, kimseye zulmedilmeyecek, adaletle muamele edilecek, herkese sadece yaptığının karşılığı verilecektir. Hiç kimse, ömrünü nerede ve nasıl geçirdiğinin, gençliğini nerede tükettiğinin, malını nereden kazanıp nereye harcadığının, bildiği ile amel edip etmediğinin hesabını vermeden bir yere kımıldayamayacaktır. (Tirmizî, Sıfatü’l-Kıyâme)

ÖZELEŞTİRİ

Bu yüzden Allah’a ve ahiret gününe inanan bir mümine yaraşan, ölüm gelmeden önce bir özeleştiri yapmak, kendini hesaba çekmektir. Dünyayı oyun ve eğlence yeri değil, Rabbimizin rızasını kazanma yeri olarak görmektir. İslam’ın dosdoğru çizgisinden; Kur’an-ı Kerim’in rehberliğinden, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in sünnet-i seniyyesinden asla ayrılmamaktır.

Ahiret inancının gereği Müslümana düşen, Allah’ın koyduğu sınırlara titizlikle uymak, helal haram çizgisine riayet etmektir. Fıtratı bozan yönelim ve davranışlardan, aklı uyuşturan alkol ve bağımlılıktan, aile ve toplumu ifsat eden faiz, zina ve ahlaksızlıktan, ocakları söndüren kumardan uzak durmaktır.

Müslümanlar, amellerinin kaydedildiğini ve günü geldiğinde hepsinden hesaba çekileceğini hiçbir zaman unutmamalıdır: “Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Hiçbir babanın çocuğuna, hiçbir çocuğun da babasına fayda veremeyeceği günden korkun! Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın.” (Lokmân Suresi; Ayet: 33).

 

YORUMLAR 1
  • Cevat 15 saat önce Şikayet Et
    Hocam ağzınıza yüreğinize sağlık.Çok güzel konulara değiniyorsunuz.Allah razı olsun.
    Cevapla