Mustafa Yürekli
Mustafa Yürekli
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Çağımızın özgürlük anlayışı

GİRİŞ 03.10.2026 GÜNCELLEME 03.10.2026 YAZARLAR

Çağımızda özgürlükten, “istediğini yapabilme serbestliği” olarak anlaşılıyor.

Özgürlükten serbestliği anlamak, insanı özgürleştirmekten çok esarete sürükler.

Nefsinin esiri olanlar şunu çok iyi bilir: ‘Sınırsız arzular’ insanı rahatlatmaz. Aksine arzular, insanı sürekli bir tatminsizlik duygusuna düşürür, nesneye kul eder.

Her şeyin mümkün olduğu bir dünyada, hiçbir şey yeterli gelmez.

ÖZGÜRLÜK ‘NEFSE ESARET’ DEĞİLDİR

Özgürlükten çok söz edilen çağımızda huzur azalıyor.. Çünkü seçenekler çoğalırken yoldan çıkılıyor ve istikamet duygusu zayıflıyor. Özgürlük çığlıklarıyla yoldan çıkılıyor ve insan kendini kaybediyor.

Modern anlayışta özgürlük, kişisel hazlara, sınırsız tüketime ve anlık tatminlere indirgeniyor.

Halbuki nefsin her arzusunu yerine getirmek özgürlük değil, bağımlılıktır: “Hevasını ilâh edinen kimseyi gördün mü?” (Furkan,43)

Özgürlük, seçeneklerin ve tercih sayısının artmasına bağlanıyor.

Oysa hakiki özgürlük, tercihi yönetebilme kudretidir.

TÜKETİM ÇILGINLIĞI

Modern dünya, insanı doyumsuz hale getiren, sürekli daha fazlasını istemeye teşvik eden bir sistem üzerine kurulu.

Tüketim kültürü, sosyal medya, popüler kültür, eğlence endüstrisi gibi unsurlar, insanlara sürekli “mutlu olmalısın”, “daha fazlasını istemelisin”, “kendini sınırsızca ifade etmelisin” mesajları veriyor.

Bu özgürlük vaatleri, aslında insanın hazların esiri haline gelmesine yol açıyor.

Ekranlar ışıl ışıl yanarken iç dünya kararıyor..

Kalabalıklar artarken yalnızlık büyüyor..

Seçenek çoğalırken karar verme gücü zayıflıyor.

ÇAĞDAŞ BAĞIMLILIK BİÇİMLERİ

Sosyal medya beğenileriyle onaylanma bağımlılığına yakalanılıyor.r

Tüketim çılgınlığıyla mutluluğu maddede arama hatasına düşülüyor.

Sürekli daha fazlasına sahip olma arzusu ve sınırsız eğlence arayışıyla tatminsizlik hissine esir olunuyor.

Bütün bu zaaflar, insanı özgür kılmak yerine, bağımlı hale getiriyor.

Özgürlük adına atılan her adım, bir süre sonra nefse boyun eğme, dünyevi arzuların esiri olma, tatminsizlik ve huzursuzluk ile sonuçlanıyor.

İnsan, hazlarının peşinden koşarken özgürlüğünü kaybediyor.

Ne kadar çok tüketirse o kadar eksik hissediyor; ne kadar çok eğlenirse o kadar derin bir boşluk yaşıyor.

ÖZGÜRLÜK ALLAH’A KULLUKTUR

Özgürlüğün en yüksek hali, nefsin esaretinden kurtulmak ve insanı yıpratan sınırsız isteklerin ağırlığından arınmaktır.

İşte tam da bu noktada, Allah’a kulluk, insanı gerçek özgürlüğe kavuşturmaktadır.

Gerçek özgürlük, insanın nefsine boyun eğmemesi, tutkularına teslim olmaması, dış dünyanın aldatıcı vaatlerine kapılmaması ile mümkündür.

Allah’a kul olan insan, dünyaya kul olmaktan, kula kul olmaktan kurtulur.

Dünya hayatının geçici arzularına bağlanmayan kişi, gerçek huzuru bulur.

Allah’a teslimiyet, ruhu özgürleştirir, iradeyi güçlendirir ve insanı gerçek huzura kavuşturur.

Özgürlüğü sınırsızlıkta arayanlar, farkında olmadan zincirlerini ağırlaştırırken Allah’a kul olanlar, her türlü esaretten azat olmanın huzuruna ererler.

YORUMLAR 2
  • Mehmetayyıp 4 saat önce Şikayet Et
    Tam günümüzün en acil sorununa güzel bir çare
    Cevapla
  • yt43 7 saat önce Şikayet Et
    Çok guzell bir yazı olmuş, kaleminize sağlık...
    Cevapla