Ne mutlu burada olmak isteyene!
Üzerine bir de ‘Ne mutlu Türk’üm diyene!’yi eklerseniz eğer, eli kalaşnikoflu katil bile olsanız fark etmez. Bu ülkede vatanseversinizdir.
Bu mantığın güzel bir kanıtı, daha birkaç gün önce yaşandı. Duymuşsunuzdur, ‘Her şehit için beş DTP’li öldürmeli’ diyen bir köşe yazısı için Bolu Cumhuriyet Savcılığı takipsizlik kararı verdi. Savcılığa suç duyurusunda bulunan DTP Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş bu karar üzerine bu kez de Düzce Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurdu. Ancak yine bir ilerleme kaydedemedi. Mahkeme de savcılığın kararını isabetli buldu. Yani DTP’lilerin öldürülmesi için isim listesi yayınlamanın suç olmadığına karar verdi bu ülkenin mahkemesi.
Peki ama gerçekten koruyabilirler mi? Hadi diyelim canlarını korudular... Ya kalplerini koruyabilirler mi? Kendi vatanlarında hedef gösterilmenin suç olmadığını gören Selahattin Demirtaş ne hisseder örneğin? O yargıya bundan sonra ‘benim yargım’ diyebilir mi? Siz olsanız der misiniz?
Bundan birkaç hafta önce Prof. Doğu Ergil ile görüşmüştüm. Ergil, Kürtler ile ilgili yeni bir araştırmaya danışmanlık yaptı. O görüşmede bana, Kürtler’in ikiye ayrıldığından bahsetmişti. İlk grup kendini PKK’ya yakın gören, sert bir çizgide bulunan ‘siyasi Kürtler’. İkinci grup ise kendini Kürt olarak tanımlayan, ama asla bu ülkeden ayrılmayı düşünmeyen ve Türkiye’yi vatanları olarak gören ‘kültürel Kürtler’. Ergil, ikinci grubun ezici çoğunluğu oluşturduğunu söylemişti. DTP’yi birinci gruba sokmuştu ama onu da PKK’nın şiddetinden ayırmıştı.
Bu ülkede yaşayan Kürtler’in çoğunluğu bu toprakların parçası olmaktan gurur duyuyor. Devletini, milletini seviyor. Yalnızca kendi kültürü ve farklılığına saygı duyulsun istiyor. Yok farz edilmeyi reddediyor. ‘Ne mutlu buralıyım diyene’ sloganı üzerinden bir yaşam kurmak ve böyle kabul görmek istiyor.
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kararı bu insanlara ne hissettirir dersiniz? Onları radikalleştirmez mi? Birinci gruptakilere yaklaştırmaz mı?
Bizim ‘vatansever’ tanımını acilen yeniden yapmamız şart. Kadınlar üzerinden tanımlanan muhafazakârlık gibi ‘Türklük’ üzerinden tanımlanan vatanseverlik de büyük zararlar veriyor bu ülkeye. İçinde şiddeti ve ayrımcılığı barındırıyor. Herkesi zorla tek kalıba sokmaya çalışıyor.
Bu vatanı severek vatansever olunuyorsa bırakalım her kim olursa olsun yeter ki bu vatanı sevsin. Ya da sevmesin ama onun parçası olmakta bir fayda görsün. Ve ‘Ne mutlu burada olmak isteyene’ desin. O zaman Bolu Cumhuriyet Savcılığı eski moda ‘şiddettaparlığa’ cesaret edemez. Etse de Selahattin Demirtaş kendini onun karşısında bu kadar yalnız hissetmez.
NAGEHAN ALÇI - AKŞAM
-
metin yılmaz 17 yıl önce Şikayet Etkaç yazı?. Evet hanımefendi ben bu vatanı seviyorum ve bu vatanı senin gibi kuruya kuruya sevmiyorum. Her fırsatta bir bahane bulup vatanseverlere sataşmayı maharet sayıyorsunuz. Bugüne kadar bu vatan için canını feda eden kahramanlarla ilgili kaç yazı yazdınız?Beğen
-
hursit dilaver 17 yıl önce Şikayet Ether bir türke 5 kürt haa. vay be..nazilerin rakamı daha yüksekti.. yargımıza laf yok tabi. ama AKP yi kapatırken, Türbanı yasaklarken falan.. böyle ırki davalarda elbet müesses nizamın devamını sağlamak için böyler kara alabilir. bakın kimseden tık çıkıyor mu.. ne oldu HUKUK,HUKUK diye yırtınan CHP den bir ses var mı.siz bana inanmıyorsunuz ama CHP 1930ların hukuk sisteminin savunucusu, alman,italyan,ispanya hukuk sistemleri yani.hitlert,musolini,franko hukuku..kimseninb aklına atatürk hukuku gelmiyor..çünkü işlerine gelmez..ata olmayınca meydanı boş buldular bunlar.Beğen