Nasuhi Güngör
Nasuhi Güngör
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Devletin rengi ve Erdoğan

GİRİŞ 13.11.2008 GÜNCELLEME 13.11.2008 YAZARLAR

Aslında gündemin hakkı bir Vecdi Gönül yazısı. Oğuzhan Asiltürk’ten miras ‘derin duruş’uyla ‘Elbette bir bildiği vardır’ imajı oluşturan Vecdi Gönül.

Bu duruşla her daim meclis başkanlığı, cumhurbaşkanlığı ve bilimum sembolik makamların adayı olan Vecdi Gönül.

Memlekette yer yerinden oynarken varlığını hissetmediğimiz Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül.

Az konuşan devlet adamlarına özgü bir yolculuğun son deminde öyle bir çıkış yaptı ki...

İnsana ‘Keşke hep susup kalsaymış’ dedirtecek cinsten.

Eh, Cemil Çiçek zaten sahnede. Abdülkadir Aksu yeniden kervana katıldı.

Vecdi Bey konuşmasaydı, hatırımız kalırdı!

* * *

Esasen şu günlerde konuşulanlara bakılırsa, Vecdi Bey’in hakkını yememek lazım.

Çünkü tartıştığımız herşey bir anlamda onun sözlerine çıkıyor.

AK Parti, hükümet ve de Başbakan Tayyip Erdoğan, bunca zaman sonra herşeyi bir kenara bırakıp ‘devletin rengi’ne mi bürünüyor?

Kafalardaki sorunun en açık şekli böyle yazılabilir.

Bir önceki yazıda 1993-95 dönemindeki terörle mücadele yöntemine ve ‘düşük yoğunluklu savaş’ konusuna dikkat çekerek, yapılabilecek en vahim hatanın o günlere dönmek olacağını vurgulamıştım.

* * *

Salı günkü grup konuşmasında önemli mesajlar verdi Başbakan.

Kuşkusuz son günlerde ortaya çıkan açıklamaların ve sert mesajların üslubu üzerinde tartışılabilir.

Ancak tüm bunlardan hareketle Erdoğan’ın yeni bir politik duruş edindiğini söyleyebilir miyiz?

Ankara’da Obama’nın gelişiyle hareketlenen ‘cumhuriyetçi’ refleksle Erdoğan’ın yolları nerede kesişiyor, nerede ayrılıyor?

Hepsinden önemlisi artık ‘cumhuriyetçi’ refleksi Erdoğan mı temsil ediyor?

Bunlarla ilgili hüküm vermek için fazla aceleci davrandığımızı düşünüyorum.

* * *

Eğer olup biteni yanlış okumuyorsam, Erdoğan cephesinden bu türden sert mesajlar gelmeye devam edecek.

Bence en önemli yanılgı, bunları bir seçim stratejisinin parçası olarak görmek.

Güneydoğu bölgesinde 2007 Temmuzu’nda oylarını müthiş bir çıkışla artıran AK Parti, sıradan bir seçim kampanyasıyla oylarını koruyabilir; hatta ‘hizmet’ merkezli vurgularla daha da yükseltebilirdi.

Daha önce hedef olarak açıkladığı Diyarbakır’la birlikte güneydoğuda pekçok şehir merkezini kazanması işten bile değildi.

Şimdi hava biraz farklı esiyor.

Bölgenin AK Partili milletvekilleri konuşmamayı tercih etseler de, endişelerini yüzlerinden okumak mümkün.

* * *

Peki Erdoğan, o bölgedeki oyların düşmesini göze alıp, diğer bölgelerde mi oy artırmayı hedefliyor?

Hiç sanmıyorum. İstediğimiz kadar eleştirelim, Erdoğan’ın zihni böyle bir ayrışmaya izin vermez.

Söylediğim gibi olup bitenin seçim merkezli okunmasını doğru bulmuyorum. Seçimler önemli bir viraj, aşama. Ama sürecin kendisi değil.

2007 seçimlerinin ardından çok tespit yapılmıştı ve çok önemliydi.

AK Parti, Türkiye ile bölge arasındaki yegane güçlü bağdır.

Ne devletin kurumları, ne diğer siyasi partiler böyle bir bağı temsil etmiyorlar.

O yüzden bazı soruları yeniden düşünmek gerekiyor.

Acaba Erdoğan mı devletin üslubuna bürünüyor?

Yoksa kendi topraklarında milyonlarca insanıyla bağını yitirmiş bir devlet mi Erdoğan’a ihtiyaç duyuyor? 

* * * 

Meselenin daha büyük resimde çok daha önemli bir boyutu var.

Yerel seçimleri tartışıyoruz. DTP’nin tavrını, Öcalan’ın çıkışlarını, Erdoğan’ın sert mesajlarını, tüm bunları konuşuyoruz.

Ama nedense tüm bunların bağlantılı olduğu Kuzey Irak konusunu ihmal ediyoruz.

Acaba bu olup biteni, Kuzey Irak ve Türkiye’nin son yıllarda iyiden iyiye olgunlaştırdığı ‘devlet politikası’ üzerinden okursak neler göreceğiz?

Bir sonraki yazıya.

Nasuhi Güngör - Star

ngungor@stargazete.com

YORUMLAR 6 TÜMÜ
  • isa ertuğrul 17 yıl önce Şikayet Et
    AK partinin icraatlarını bu sütunlara sığdıramayız.. 2002 yılında hasta adam haline gelmiş bir ülkeyi ki herkez yavaş yavaş nereye iltica etsem diye düşünürken,gecelik repoların yüzde binlere vardığı paramızdaki sıfırlardan hesap makinalarının durduğu,ilacını alamayan ssk,lı hastane kapılarında telef olan halkın emekli maaşını almama endişesi olanların olduğu bir ülkedenmi söz edeyim.Yoksa sana ist.bld.yaptığı yüzlerce alt geçit kesilmeyen sular,otoyollar ihracat patlaması yer kalmadı daha ne yazıyım Kemal bey kardeşim
    Cevapla
  • Kemal Öztürk 17 yıl önce Şikayet Et
    İsa Bey'e. İsa kardeşim tamam haklısın başbakan dediğin icraatları senin abarttığın kadar olmasa da yaptı ama bana son bir buçuk senede yaptığı somut bir icraatı söyle oyumu AKP'ye atacağım. Lütfen bir tane söyle. Üstelik bu kadar halk desteğini de arkasına almışken. Kavga edip ona buna laf yetiştirmekten başka bir işi kalmamış gibi davranıyor.
    Cevapla
  • Metin Korkmaz 17 yıl önce Şikayet Et
    Maalesef.... Kemal bey dogru yazmis. Erdogan'dan acayip sogudum. Devletin hizasina geldi. Onune gelene bagirip cagiriyor. Durmadan "Biz" li konusuyor. Tevazuyu tamamen kaybetti. Eskiden nerdeyse canimi veririm diyordum, simdi kurus vermem. Annemle konustum, bos oy atacagim diyor. Tayyip Erdogan bence Turkiye'den koptu, hayal aleminde yasiyor. Krizin bile farkinda degil, ciddiye bile almiyor. Maalesef...
    Cevapla
  • isa ertuğrul 17 yıl önce Şikayet Et
    Başbakanda insandır. Onunda zaman olur sinirleri bozulur hepimiz zaman zaman bazı şeylere aşırı tepki vermiyormuyuz.Bana kalırsa bu kadar ağır eleştiriyi haketmiyor insanların hataları olur.Ülkemizi batmış bir durumdan bu hükümet çıkarmıştır sağlıkda,eğitimde,sanayide büyük atılımlar yapmış cumhuriyet döneminin en büyük hamleleri onun zamanında olmuştur.Onu çok seviyoruzYüce Allahdan yar ve yardımcısı olmasını diliyoruz.
    Cevapla
  • ömer 17 yıl önce Şikayet Et
    ERDOĞANI HER GEÇEN GÜN DAHA DA ÇOK SEVMEYE BAŞLADIM.... öyleki evdeki kardeşim artık abi sen tayyip amcayı benden daha çok seviyorsun diyip küsüyor. o derece yani. ayrıca benim çevremdekilerin hayranlığı da gittikçe artıyor. BAŞBAKANIMIZLA GURUR DUYUYORUZ. BİTANE O BİTANE RABBİM eksikliğini vermesin...
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle