Nazlı Ilıcak
Nazlı Ilıcak
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Pandora'nın kutusu açıldı

GİRİŞ 07.08.2008 GÜNCELLEME 07.08.2008 YAZARLAR

Meselâ, bazı Kürt asıllı kişilerin öldürülüp, cesedinin Veli Küçük'ün Alay Komutanı olduğu Adapazarı-İzmit-Sapanca ölüm üçgenine atılması, Nurettin Güven'in, Behçet Cantürk'ü infaz edip, sonra cenazesine katılması.
Nitekim, Susurluk kazasından sonra, 12 Şubat 1997'de şöyle yazmışım:

Hep aynı isimler
"DGM'deki telefon kayıtları, Çatlı'nın cep telefonuyla kimleri aradığını gösteriyor. Çatlı, Nevzat adına kayıtlı telefondan, 15 ve 16 Temmuz tarihlerinde, üç kere Albay Veli Küçük'ü aradı. Küçük, daha sonra Tuğgeneral oldu ve Giresun'a tayini çıktı. Çatlı, 23 Eylül 1996'da bu defa Giresun Jandarma Komutanlığı'nı aradı. Herhalde Veli Küçük'le konuştu. Polat adına kayıtlı telefonu kullanan Ömer Lütfü Topal'ın ortağı Sami Hoştan'ın da 24 Temmuz24 Ağustos 1996 arasında Veli Küçük'ü aradığı telefon kayıtlarından anlaşılıyor. Polat adına kayıtlı telefondan, Sami Hoştan, Korkut Eken'le de irtibat kuruyor. Telefon kayıtlarının ışığı altında akla gelen soru şu: Acaba Sami Hoştan'ı da devlet mi kullanıyordu? Malatyaspor'un eski başkanı, hayali ihracatçı Nurettin Güven'i MİT'in kullandığı kimin aklına gelirdi? Nurettin Güven polisçe aranırken, sarı, kırmızı ve yeşil çiçeklerle Behçet Cantürk'ün cenazesine katılmıştı. Üstelik sağcı olarak bilinirdi. Gelişmeler, oraya görevle gittiğini ortaya koydu. Nurettin Güven istihbaratçıymış!!!"

Kimin eli kimin cebinde
Görüldüğü gibi, bu konular, Susurluk kazası sonrası gündeme geldi ama, kimse üstüne gitmedi. Tuncay Güney'in tutuklanmasından sonra da, Ergenekon belgeleri ortaya çıkmıştı (2001). Dönemin, Organize Suçlar'dan sorumlu şube müdürü Adil Serdar Saçan, savcılığa şikâyet ettiğini belirtiyor. Fakat, soruşturma açılmıyor. O tarihte İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir ve İstanbul Valisi de Erol Çakır . Onlar da Ergenekon belgelerinden haberdar. Ama bir bakıyoruz Erol Çakır, emekliliğinden sonra, Veli Küçük'le birlikte, bir güvenlik şirketinde iş ortaklığı yapıyor. Öte yandan, Veli Küçük'ün evinde yapılan aramada, "Saçan hakkında bilinenler" ve "Saçan hakkında bilinmeyenler" başlıklı iki dosya ele geçiriliyor. Kimisine göre, Küçük, bu malzemeyi, Saçan Ergenekon dosyasını örtbas etsin diye, "şantaj" yapmak için kullandı. Saçan ise, Milliyet'ten Belma Akçura'ya "günah benden gitti" kabilinden bir beyanat vermiş ve "Savcıyı devreye soktum, onlar örtbas etti" diyor. Oysa, gizli belgeleri depoda saklayana kadar olayın pekala takipçisi olabilirdi.

İddianameden
Veli Küçük'ün Ahmet Cem Ersever ile birlikte PKK itirafçılarına asker kıyafeti giydirerek, cinayet işlettirdiği bilgisi ise, mahkemeye bile yansımıştı. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunulan iddianamede, bu hususlara temas ediliyordu. Ben de, 11 Aralık 2004'te, konuyla ilgili bir makale yazmıştım: "Hacı Hasan 1988'de PKK örgütünden kaçıyor. JİTEM'in kurucularından ve daha sonra kendisi de cinayete kurban giden Cem Ersever, Hacı Hasan'ın çatışmada öldüğüne dair bir belge hazırlatıyor ve ona İbrahim Babat kimliğini veriyor. Hacı Hasan, beraber çalıştığı itirafçılar, Ali Özansoy, Hüseyin Pekseven, Abdülkadir Aygan, Recep Tiril, Adil Timurtaş, Hayrettin Toka ve Fethi Çetin ile birlikte, PKK örgütüyle ilişki kurduğuna inanılan insanları adalete teslim etmek yerine, öldürmeyi tercih ediyor. Hacı Hasan, Batman, Bismil, Hazro ve Antalya'da PKK ile bağı olduğu düşünülen 6 kişiyi, dönemin Asayiş Komutanı Hikmet Köksal tarafından verilen emirle öldürdüğünü ifadesinde anlatıyor... Görüldüğü gibi faili meçhul iddiası hayale dayanmıyor; somut deliller var. Hizbullah diye ortaya çıkan örgüt de, Lübnan Hizbullah'ından farklı, tamamen yerli, faili meçhul cinayetlerde kullanılan yasadışı bir yapı..."

Doğrusu gazete manşetlerini süsleyen haberleri görünce hiç şaşırmıyorum. Çünkü bu gibi konuları birçok kere yazmıştım. İlk defa, eski yılları da kapsayacak şekilde olayların üzerine gidildiğini görmekten dolayı büyük bir mutluluk duyuyorum.
NAZLI ILICAK - SABAH

YORUMLAR 3
  • Oktay Koçak 17 yıl önce Şikayet Et
    Kuponcu'ya. Televizyonu'nu vermedi mi Nazlı hanım yoksa yazdıkları canınımı sıktı.Kupon biriktirmeyi bırak ta yazılanlara bak.Teröristbaşları ülkeyi kaosa sürüklemişler sen ne çamuru atıyorsun.Onu öldürt hizbullah bunu öldürt dhkp bilmem ne yuh ya satılık insanlar bebek katilleri esas terörist başları sizi günyüzü görmeyin bir daha.Sayenizde memleket hep geri kaldı ekonomi ve demokrasi hiç düzelmedi.Onlar düzelmezse ülke gelirimiz hiç bir zaman artmaz zaten.Çamurlu bataklıkta gül bitermi önce arazi uygun olacak.
    Cevapla
  • tahir özbey 17 yıl önce Şikayet Et
    gerçekler. Çok güzel yazmışsınız.Yıllar önce bize televizyon vereceğim diye aylarca kupon biriktirdik.VERMEDİNİZ.önce bu borcunuzu ödeyin sonra ahkam kesin!!!!!!!!
    Cevapla
  • Özgürlük savaşçısı 17 yıl önce Şikayet Et
    sadece okudum. ağzım iki karış açık bi şelilde okudum vaybe dedim bu ülkede neler dönüyormuş bu ülkede ya artık hiç bir şeye şaşırmam ya yazıklar olsun ya diyecek bişe bulamıyorum
    Cevapla