Hırsızlığı şova dönüştüren utanmazlık…
Dünyada savaş tamtamları çalarken, bölgemiz her gün biraz daha büyüyen bir ateşe doğru itilirken, Türkiye, bizim dışımızdaki bu ateşe düşmemek için olağanüstü derecede gayret sarf ederken başladı İmamoğlu’nun yargılanma süreci…
Daha ilk duruşmanın ilk anlarından itibaren yargılanma safahatı değil de bir utanmazlık şovunun sergileneceği belli olmuştu aslında.
Ortada, mahkeme heyetinin yargılama ile ulaşacağı sonuçtan maada tarafların apaçık itiraflarıyla ve kayıtlara geçmiş belgeler ile kanıtlanmış bir hırsızlık dururken (3 villa hadisesi) hâlâ sütten çıkmış ak kaşık numarası çekebiliyor olmak gerçekten bir meziyet…
Böylesine apaçık bir sürü şenaate rağmen kendisine, cumhurbaşkanlığı adayı nedeniyle siyasi operasyon çekildiğini söylemek, yüzsüzlüğün ve utanmazlığın da ötesinde bir olgu…
Anlaşılan o ki İmamoğlu, hırsızlık iddialarını ve delillerini perdelemek maksadıyla dikkatleri başka yerlere çekebilmek için akıl hocalarıyla ‘sirk palyaçosunu’ oynamakta karar kılmış…
Aslında başka çıkar yolu da yok zaten…
Mızrak çuvala sığmıyor ve her geçen gün deliller biraz daha netleşerek kesin hale geliyor.
Buna ek olarak Türkiye, yazının başında bahsini ettiğimiz global gündemin husule getirdiği etki nedeniyle İmamoğlu’na dönüp bakmıyor bile…
Üstüne üstlük CHP’liler de ‘İmamoğlu konulu yapay gündemden artık gına geldi’ deme noktasına ulaştı ve homurdanmalar başladı…
Bu durum öylesine bir noktaya ulaştı ki, CHP genel merkezinden milletvekillerine; “Değerli arkadaşlar, grup genel kurulu toplantımız, yarın saat 13:30'da İstanbul'da Silivri dayanışma merkezimizde hazırlanan çadırda gerçekleştirilecektir.
Milletvekillerimizin, bu doğrultuda, Silivri'deki grup genel kuruluna katılmaları önem taşımaktadır. Bilgi ve dikkatlerinize gereği için sunarız” şeklinde bir mesaj iletilmesine rağmen 70 milletvekili genel merkezin 'Silivri’ye gelin' mesajına itibar etmedi ve doğrudan meclise giderek, bu yükü artık taşımak istemediklerini açıkça gösterdi…
Her şey bu minval üzre cereyan ederken, dikkatleri çekmenin tek yolunun bir kere daha suç işlemekten geçtiği kanaatine ulaştı İmamoğlu ve akıl hocaları…
Yapabilecekleri yegâne şey buydu ve Sayın Cumhurbaşkanına saldırarak ve iftira ederek gündemi biraz olsun değiştirme çabası içerisine girdiler.
Bunun için sosyal medya kanallarını kullanmak durumunda kaldılar ve şöyle bir ileti paylaştılar…
“Bu senaryoyu yazan ve talimat veren Cumhurbaşkanıdır.
Talimatı alıp yerine getiren ve bütün bu hukuksuzlukları sürdüren siyasetçi görünümlü eski başsavcıdır.”
Tam da İmamoğlu’nun başvuracağı bir yöntem!..
Suçu, suç işleyerek bastırma ve suçsuz ayaklarına yatma…
Gerçi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, arkasında İmamoğlu’nun bulunduğu bu hesapla ilgili olarak ‘cumhurbaşkanına hakaret ve TCK 217/A kapsamında’ inceleme başlattı ama onlar açısından maksat hasıl olmuştu…
Oysa gerçek şuydu…
İhbar eden, şikâyet eden, ifade veren, görüntüleri servis eden ve itirafçı olan başından sonuna kadar CHP’lilerdi ve bu soruşturmanın tetikleyicisi bizzat kendileriydi.
Yani sahnenin önündekiler de arkasındakiler de bütünüyle CHP’lilerden oluşuyordu.
Tüm bu gerçeklerle birlikte orta yerde büyük bir yağma ve hırsızlık olduğu hakikati duruyordu bütün cesametiyle…
‘Yüzyılın yolsuzluğu’ diye nitelendirilen bu çapul hadisesinin, yazının başında da dikkat çektiğimiz gibi mahkemeye bile gitmeden kanıtlanmış unsurlarını kendileri unuttu ama biz unutmadık elbette…
Mesela, İmamoğlu suç örgütü yöneticisi Âdem Soytekin’in bir konut projesindeki işlemlerin yürümesi karşılığında kreş kılıfıyla rüşvet talep ettiği, projeye ait 3 dairenin hiçbir bedel alınmadan Âdem Soytekin'in Sulkar İnşaat firmasına devredildiği gerçeği…
Mesela, soruşturma kapsamında ifade veren Fuat Keleş, Ekrem İmamoğlu'nun kasası olarak bilinen Fatih Keleş'in İmamoğlu’ndan aldığı direktifle kendisinden inşaat ruhsatı için 1 milyon dolar rüşvet istediği itirafı…
Ki, İBB yöneticileri; siyasi nüfuzlarını kullanarak ve rüşvet baskısı uygulayarak işlenen 143 suç eylemini tek tek sıralayıp 161 milyar liralık kamu zararına sebep olduklarını itiraf etmişlerdi…
Mesela, Adnan Oktar’ın villalarıyla ilgili İBB’ye yaklaşık 10 milyon dolar rüşvet verildiği, paranın belediyeye ait cenaze aracıyla sınıra taşındığı hakikati…
Mesela, Vera Hereko şirketinin sahibi Serkan Aydın’ın; “Para çıkışı bana yapıldı. Söylediği tutarı doğru olarak hatırlıyorum. Ben de bana çıkış yapılan bu parayı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yapacağı kreşler için bağış yapmamı isteyen Aykut Erdoğdu’ya elden verdim” itirafı…
Ve buraya aktarmakla bitirmeyeceğimiz daha bir sürü çalma çırpma…
Evet, aklı başında CHP’lilerin bile artık taşımak istemedikleri bu yüz karasının, Silivri’nin esiri olmuş Özgür Özel’den başka savunucusu kalmadı…
Bu yüzden onlar da utanmazlığa başka bir boyut kazandırarak, işi şova dökme kararı aldılar ve suçu başka bir suç işleyerek perdeleme yolunu seçtiler…
Yukarıda “bu yüz karasının, Silivri’nin esiri olmuş Özgür Özel’den başka savunucusu kalmadı” dedik ya, tövbe, başka savunucuları da var…
Hayır, CHP medyasından ve besleme kalemlerden söz etmiyorum.
Onlar için bu bir vazife ve mürekkeplerinin son damlasına kadar velinimetlerinin arkasına duracaklar elbet…
Bütün bu şenaati hiç olmamış gibi yansıtan, yegâne özelliği Tayyip Erdoğan’dan intikam almak olan bizim mahallenin eski amigolarından söz ediyorum.
Gözlerini kin ve nefretin kör ettiği bu zavallılar, buldukları her platformda ‘meselenin siyasi’ olduğuna dair vicdansızca muhakemeler yapıp İmamoğlu’nu temize çıkarmaya çalışıyorlar…
‘Hesap günü’ hakikatini bile tekmeleyip sırf intikam için vaziyet alanları da tarih kara defterine kaydediyor elbet.
‘İmamoğlu ile haşrolmayı’ göze alacak denli şirazeden çıkan bu nadanlar için ne desek boş vesselam…
-
Abdulbaki Yesil 9 saat önce Şikayet EtBu işin ucu sadece hırsızlık değil bağlantılar çok değişik yerlere çıkıyor. Aynen 120 yıl önce devlet Yıldırım ordusu kuruyor para gönderiyor paralar Arap aşiretlerine dağıtılıp Osmanlıya karşı isyana teşvik ediliyor Medine'de Fahrettin paşa yanlız bırakılıp, Hayfa da İngilizlerle kadeh tokuşturuluyorBeğen Toplam 5 beğeni
-
Abdulbaki Yesil 9 saat önce Şikayet EtBunlar üstün ırk yargılanamaz beyaz türk. CHP İttihat Terakkinin devamı dönme paşaların dönme torunları bunlar kimi Hindu kimi yamyam kimi bilmemki ne bela ilk defa hesap soran birileri çıktı. Adam o kadar çok güveniyordu ki İngiliz arkasına ben Atatürk üm diyebilecek kadarda zıvanadan çıktı. Aynen İsrail gibi ben yaparım kimse bana dokunamaz diyordu. Ama deniz bitti kara göründü.Beğen Toplam 6 beğeni
-
hasan 10 saat önce Şikayet Etçikış yolları, uçurumdan aşağı düşmeye korktukları için arkadan birinin tekme atmasını bekliyorlar ki kuyruk dik kalsın...Beğen Toplam 7 beğeni
-
mehmet 11 saat önce Şikayet EtÖzel savunmak zorunda çünkü ucu ona çıkıyor. Belediye başkanlarının tamamı imamoğlu tarafından belirlendi. Özelde metazoru olarak kabul etti. Şimdi savunmasında ne yapsın.Beğen Toplam 8 beğeni
-
Toggg 11 saat önce Şikayet Etadam istanbulu haraca bağlamış.Beğen Toplam 11 beğeni
