Rezaletin ve ahlaksızlığın bile arkasında dimdik duruyorlar!
Bir hadisenin merkezinde CHP varsa eğer, ‘hadi canım sen de o kadarı da olmaz artık’ gibi tamamen insani ve ahlaki değerlerin motive ettiği bir peşin hüküm asla söz konusu olamaz.
Mevzu bahis CHP ise her şey mümkündür.
Genel başkanından tutun da milletvekillerine, partinin üst yönetiminden taşra teşkilatlarına, belediye başkanlarından sıradan partililerine ve medyasına varıncaya kadar bu gerçek değişmez!..
Uşak’ta gerçekleşen yüz kızartıcı hadiselerin ortaya çıkardığı cüruftan söz ediyorum.
En başından ifade etmeliyim ki, ahlaki anlamda sökün eden o büyük bir iğrençlikle malul hadiseyle katiyen ilgili değilim.
İnancım ve ahlaki kabullerim, böylesine müstekreh bir rezaleti kamuoyunun önünde tartışmaya ve konuşmaya engeldir.
Bu hususa dair magazinel gelişmelerin dışında kalan bir hususa ise değinmeden geçmeyeceğim elbette.
Meseleye bir bütün olarak vakıf olmayanlar için kısa bir özet geçelim.
Rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında Uşak belediye başkanı Özkan Yalım ile birlikte 11 kişi hakkında gözaltı kararı verildikten sonra bir operasyon başlatılıyor.
Böyle durumlarda malumdur ki, isimler ana sisteme girdiği için Türkiye’nin neresinde olurlarsa olsunlar kimlik ibraz ettikleri an tespit olunur ve gözaltına alınırlar.
Bu da daha çok oteller marifetiyle gerçekleşir…
Yalım’ın kısmetine de Ankara’da gittiği bir otelde yakalanmak düştü.
Gözaltı hadisesinin ayrıntılarına haberlerde denk gelmişsindir eminim, o nedenle yaşanan rezilliklere dair herhangi bir değerlendirmem olmayacak lakin tek başında kaldığı beyanına aykırı olarak Yalım’ın bir belediye çalışanı ile birlikte yakalanması rezaletten de öte bir mana taşır.
Hadiselerin gelişiminden anlıyoruz ki, Özkan Yalım, işlediği ahlaksız cürmü Uşak halkına fatura etmiş.
Böyle bir pervasızlığın gözden kaçırılmaya çalışılması, dikkatlerin çekilmesi gereken ilk husustur.
Diğeri çok önemli nokta, Yalım’ın uhdesinde görünen dudak uçuklatacak cinsten maddi bir varlığın tartışılmasının önüne geçmeye çalışan yaklaşımdır.
‘MASAK’ raporlarına girecek denli göz önünde gerçekleşen bir yağmanın, malum rezilliğin gölgesinde kalınmasına göz yummak asıl meseleyi bütünüyle ıskalamaktan başka bir şey değildir.
Uşak belediye başkanıyla ilgili tartışılması gereken asıl nokta budur.
Peki, ne yapmış Uşak belediye başkanı?
Şunları…
Yüzde 90 ortağı olduğu Yalım Petrol şirketindeki hisselerini şoförü Cihan Aras’a devretmiş ve devir sürecinde hesabından 24 milyon 625 bin TL’lik nakit çekim yapılmış, aynı tutar, Cihan Aras tarafından aynı gün ve aynı şubede hesaba yatırılarak muvazaalı işlem gerçekleştirmiş…
Yine Yalım’ın, yüzde 95 ortağı olduğu Yalımlar Tekstil Gıda Petrol şirketindeki hisselerini de devrederken 9 milyon 500 bin TL tutarında benzer bir nakit çekme ve yatırma işlemi gerçekleştirildiği ve bu şekilde muvazaalı bir para trafiği oluşturulduğu MASAK raporlarının kayıt altına aldığı bir diğer husus…
İşin ilginci, tüm bu işlemlerin açıklamasında ise “hisse devri ödemesi” ifadelerinin yer alması…
Bakmayın bu kadar özet geçmiş olmama, yazıyı rakamlara boğmamak için yapılan diğer yağma türlerine bilerek temas etmedim.
Üzerine kayıtlı 34 araç ve 114 taşınmaz tespit edilen Özkan Yalım deveyi havuduyla götürürken başta genel başkanı olmak üzere diğer tüm CHP’liler ve CHP medyası ne yaptı dersiniz?
Elbette ki, tüm güçleri ve imkanlarıyla savunmaya geçtiler…
Mesela Özgür Özel hemen şu sözleri sarfetti…
“Yargı saldırısı altındayız ve dimdik ayaktayız!..”
Bakınız bu sözlerinin üzerinden 24 saat geçmeden rezaletler bir bir ortaya dökülünce, “utanç duyuyoruz” demek zorunda kaldı bu idarecilikten ve siyasetten zerre kadar anlamayan niteliksiz genel başkan…
Yahu insan en azından bir araştırır ve soruşturur…
Sen dünkü çocuk musun?!.
Diğer CHP’liler ve CHP medyası bundan farklı mı?
Tabii ki, al birini vur ötekine…
Yağmayı ve ahlaksızlığı savunmada öyle bir noktada durdular ki, yazının başında yaptığımız tespiti adeta ete kemiğe büründürdüler.
Düşünün, bir kadın olan CHP Seçim ve Parti Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi Binici, Özkan Yalım’a destek vermekle kalmadı resmen savunmaya geçti.
“Özkan Başkanımızın yanındayız, süreci titizlikle takip ediyoruz” diyen ve gözaltı işleminin “düşman hukukunun işletilmesi” olduğunu savunan bu kafanın “bu kadar da olmaz” demesi mümkün mü?
Yandaşını, tüm ahlaki kuralları çiğneyerek savunan bir kadının, kadınlığın rezil bir şekilde aşağılanmasını sorun etmesi, nasıl ihtimal dahilinde olsun ki?..
Hele Uşak kadın kolları başkanının yaptığı bir açıklama var ki, akıllara zarar…
CHP medyası ise daha komik ve zavallıydı.
Kimisi, “ahmak mısın sen, nasıl otele gidersin” şeklinde serzenişte bulunarak, ahlaksızlığı sorun etmeyip sadece yakalanmış olmasındaki aptallığı eleştirirken, kimisi de bunun “bir tuzak olduğunu” savunacak kadar düştü.
Öyle ya, Yalım’ı otele götüren, kayıt yaparken “tek başımayım” dedirten, sonra da kendi personeliyle yakalatan ve telefonları iç çamaşırına saklatan Adalet Bakanıydı değil mi?..
Böyle bir ahmaklık, böyle bir rezalet ve böyle bir ahlaksızlık görülmüş şey değil…
Üstüne üstlük tüm bu şeni hadiseleri yağmayı gözlerden saklamak için yapabiliyorlar…
Yani, yağma ve hırsızlık görünmesin diye kamuoyunun önüne, başta telefonlarda ortaya çıkan ahlaksızlığı ve diğer tüm rezaletleri dökmeye razılar…
Yeter ki talan örtbas olunsun…
Partili ve medya böyle de seçmen farklı mı?
Ne gezer…
Onların da kahir ekseriyeti bu büyük skandalı zerre kadar umursamayıp tüm güçleriyle başkanlarını savunmaya geçtiler. Öyle ki, meydana toplanıp ahlaksızlık ve rezaletler de dahil topyekûn “arkasındayız” diyerek desteklerini ilan ettiler.
Bunu bile savundular ki, söylenecek söz kalmıyor doğrusu…
Böyle bir anlayışın, “bu kadarı da fazla” demesini beklemek safdillik olur.
Bunlar için rezaletin ve ahlaksızlığın dip noktası yoktur!
Felsefeleri, “yiyebildiğin kadar ye, götürebildiğin kadar götür ve hiçbir ahlaki kaygı taşıma” şeklindeki insaniyetin yüzkarası yaklaşım ve inançtır!
Tam bu noktada şu soruyu soralım izninizle…
Yaşanan bu skandalı ve rezaletleri zerre kadar umursamadan sahiplenen CHP’lilerin bu tutumunun yanında bizim camianın olur olmaz her şeye küsmesini nasıl değerlendirmek lazım sizce?..
Üzerinde ciddi bir şekilde düşünmek icap etmez mi?
Nihat Nasır / Haber7
-
saim 10 saat önce Şikayet Etİşin içinde chp varsa her şey mümkündür. Onlara göre her şey mübahtır.Beğen Toplam 6 beğeni
-
bayram 10 saat önce Şikayet Etsayın Nasır arkasında duranlarda savunanlarda aynı yolun yolcusu aynı kabı yalamışlardır, sıra onlara da geleceğinden hırlıyorlarBeğen Toplam 9 beğeni
-
Yücel 10 saat önce Şikayet EtBu kitlede öyle bir genişlik varki ne olursa inanmazlar hep iftira derler.Oysa yalanda sizde iftirada sizde rüşvet tecavüz uyuşturucu partileride sizde.Hizmet dışında herşey mevcut.Daha uçakta çiftleşmeleri söylemedim...! Sonrada çıkıp neymiş AKP iftira atıyormuş. Biraz onurunuz şerefiniz haysiyetiniz karakteriniz varsa sorgulayın artık bu particilik degildir birax dik durun CHP li insanBeğen Toplam 7 beğeni
-
Murat gözükara 10 saat önce Şikayet EtBu rezilliğe destek veren kim olursa olsun ilk işi çocuklarının DNA sına bakıtsın...Beğen Toplam 9 beğeni
-
Ersever 10 saat önce Şikayet EtBaşkanın savunulacak bir yanı yok elbet ama, neden o yaşı genç bayanlar , yaptıkları rezillikte günahsızlar gibi hiç anılmıyor. Yoksa dinde böyle bir hüküm varda benmi bilmiyorum.Beğen Toplam 4 beğeni

