Yalandan kim ölmüş…
Elinde yalandan başka sermayesi olmayan bir parti genel başkanı düşünün…
Bütün kariyerini ve şahsiyetini, İstanbul’u yağmalamak ve devlete tuzak kurmak suçlamasıyla yargılanan bir zanlının kaderine bağlamış…
Önüne konan her metni sorgusuz sualsiz olduğu gibi tekrarlayan, bunu yaparken de komedi sanatçılarından farksız bir biçimde halkı kendine güldüren bir özne…
Bazan bir mezarın başında elinde rakı kadehiyle arzı endam ediyor, bazan İngilizlere, bazan Almanlara yalvarırken yakalanıyor ve bazan da ahlaki düşüklüğü tüm kamuoyunca kabul edilmiş bir belediye başkanına esir olarak ne yapacağını bilemez bir halde çaresizliğin adeta dibini buluyor…
Özgür Özel’den bahsettiğimi artık Türkiye’de yaşamayanlar bile anlayacak durumda…
Böylesi hakikaten gelmedi…
Açık söylemek gerekirse Kılıçdaroğlu’ndan daha beteri olabileceğine asla ihtimal vermezdim, Kılıçdaroğlu bile bunun yanında bir ciddiyet ve dürüstlük abidesi gibi duruyor.
İşgal ettiği makamı böylesine aşağılara çeken ve partisini yalanın merkezi haline getiren başka bir insan evladı olmamıştır sanırım.
Gerçi o makam bundan çok daha beterine müstahak ya, o bahsi diğer…
İşin en vahim kısmı ne biliyor musunuz?
Bütün bu saçmalıklar, liyakatsizlikler, yalanlar, iftiralar kırıla giderken ve hepsi birer birer kanıtlanıp önüne konarken, bundan zerre kadar gocunmayıp, her seferinde çıtayı biraz daha yukarıya koyması…
(Yoksa ‘biraz daha aşağıya’ mı demeliyim?..)
Hakikaten tuhaf şey…
Hayırda ve iyilikte en yukarılara çıkmak için adeta yarışan fazilet timsali insanların varlığını duymuştuk da eğrilikte ve çirkinlikte böylesine büyük bir hızla mesafe kat edenin, bundan ötürü böbürlendiğini ve hatta sevinç duyduğunu ilk kez görüyoruz, duyuyoruz…
İşbu şahıs, büyükşehir belediye başkanı gözaltına alındıktan sonra mahkemeye sevk edildiği gün Bursa’ya gelmişti…
Gelmesi de ilginçti aslında.
CHP çevrelerinden kesin ve doğru bilgi almasıyla bilinen bir arkadaşımızın iddiasına göre, Bozbey’i defterinden silen Özgür Özel’i, rica minnet ancak getirebilmişler Bursa’ya…
İkindiden sonra, akşama yakın bir saatte sözde destek mitingi tertipledi bu genel başkan…
Nokta mitinginden hallice bu toplantıya, partililerin çoğu iştirak etmemiş, daha çok belediyenin el değiştirme ihtimali nedeniyle mevcut imkânlarını kaybetmekten endişe duyan insanlar rağbet etmişti.
İşte Özgür Özel, protesto maksadıyla organize edilen bu mitinge kelimenin tam manasıyla ‘kerhen’ katılmıştı.
Bunu nereden mi anlıyoruz…
Anlatayım…
En başta, artık kimler tarafından hazırlanmışsa, önüne konan metindeki iddialarla ilgili olarak en küçük bir bilgiye bile sahip olmadığından…
Önceki dönemde yapılmış ve açılma aşamasına gelmiş hizmetleri, “biz yaptık” iddiasıyla sayıp dökerken, “yahu bunların arka planı nedir, gerçekten olmuş mu?” diye sorma ihtiyacı bile hissetmemiş olması, Bursa’ya ve tutuklanan belediye başkanına verdiği kıymetin bariz bir göstergesi bence…
Buna benzer bir ihmalin neticesinde attığı bir yalan vardı ki, bu yazıyı yazmamızın asıl sebebidir.
Özgür Özel’in, hizmet diye bir derdinin olmadığını, kimin neyi yaptığıyla zerre kadar ilgilenmediğini, bütün varını yokunu elindeki tüm imkânları Ekrem İmamoğlu için seferber ettiğini ve kendisini sadece ve sadece bu işe adadığını bildiğimiz için, olmayan şeyleri ‘yaptık’ demesine gülüp geçiyoruz ama bahsini ettiğimiz kuyruklu yalan kısmında bir teeyyüt miktarı durmamız gerekiyor.
Durmamız gerekiyor zira Özgür Özel’in mezkûr yalanı, bu mitingden çok önce bizzat eski belediye başkanı tarafından tekzip edilmişti…
Nasıl olduğunu merak ettiniz değil mi?
Onu da anlatayım…
Özgür Özel, adeta freni boşalmış kamyon misali yokuş aşağı saldığı konuşmasının bir yerinde, “Mustafa Bozbey’e ya AK Partiye katılacaksın ya Silivri’ye atılacaksın” diyerek ispatı imkânsız bir iddia serdetti…
Kerhen geldiği belli olmasın diye uydurulmuş bir tevatür zahir…
Bursa’da herkes bunun kuyruklu bir yalan olduğunu bilir.
Eğer Özgür Özel, zahmet edip etrafındakilere “böyle bir iddia var, doğru mudur?’ diye sorsa onlar da “efendim bunun aslı astarı yok zira Mustafa Bozbey; ‘hiç kimseden böyle bir teklif almadığını’ kameralar karşısında bizzat kendisi söyledi” diye ikaz ederlerdi.
Gerçekten de Mustafa Bozbey, bu hadiselerden çok önce bir gazetecinin AK Partiden bir teklif gelip gelmediği yönündeki bir soruya; “Bunun tartışılmasını dahi doğru bulmuyorum çünkü ne böyle karşılıklı bir talep vardır ne de ilgililer arasında böyle bir konuşma geçmiştir” şeklinde cevap vererek, gelecekte yalan atacak olan genel başkanını daha o günden tekzip etmişti…
Özgür Özel’in doğrulatma ihtiyacı bile duymadığı bu iddia, birilerinin kulağına fısıldadığı bir bilgi yahut duyum değilse eğer, geriye tek ihtimal kalır.
Bu şahıs ağır derecede hastadır ve kendi kafasında bu türden hezeyanlar kurmaktadır…
Yahu ortaya böylesine ciddi bir iddia atılırken insan bunun aslı astarı var mıdır diye merak eder en azından…
Özgür Özel’in sırf çıkıntılık olsun diye öylesine söylediği bu söz, AK Parti Bursa il başkanı Davut Gürkan tarafından kelimenin tam manasıyla yüzüne çarpıldı.
Özel’in mitingi sonrasında konuşmanın tüm detaylarının etraflıca incelendiği, uydurma ve yalanların bir bir çürütüldüğü bir açıklama yaptı Davut Gürkan…
“AK Partiye katılmazsan Silivri’ye gidersin” yalanı için de şu değerlendirme yapılmıştı…
“Asla gerçekle bağdaşmayan, CHP’li belediye başkanının AK Parti’ye davet edildiği iddiasını ortaya atanların kimler olduğunu da açıklamalarını bekliyoruz. Açıklayamıyorsanız, en hafif ifadeyle müfterisiniz!
CHP Genel Başkanı’nın, aslında başından beri birlikte çalışmak istemediği Mustafa Bozbey’i bugün AK Parti’ye yamamaya çalıştığını herkes görmektedir.”
Bu açıklama aslında meselenin tam özeti mesabesinde…
Davut Bey, kendisine ve teşkilatına yönelik bu bühtanı, kesin bir dille reddederken, varsa eğer böyle bir teklifin kim yahut kimler tarafından yapıldığını da açıklamasını istemiş Özgür Özel’den…
Peki bir cevap almış mı?
Tabii ki hayır!
Bursa’dan arkasına bakmadan kaçıp giden Özgür Özel, bu ‘hodri meydan’ kıvamındaki resti göremedi, duymadı ve bilmiyor numarası yaptı…
Yalanı kesin bir şekilde ortaya çıkınca da muhtemelen, “yalandan kim ölmüş ki?” deyip kulağının üzerine yatmıştır.
İşte böyle bir özne Özgür Özel…
Biz onun yalanlarını ve iftiralarını kaleme aldığımız yazıları bir araya toplasak bir kitap çıkar bundan lakin onun zerre kadar umurunda değil…
Aslında onun, Türkiye de zerre kadar umurunda değil!
Varsa yoksa Ekrem İmamoğlu…
Velinimeti o zira…
Nihat Nasır / Haber7
-
Konyalı Deli 7 saat önce Şikayet EtKısacası chp de gelen gideni aratırmis,K.Misirlioglu.Beğen Toplam 1 beğeni
-
Sakaryalı 8 saat önce Şikayet EtKılıçdaroğlu bile bunun yanında bir ciddiyet ve dürüstlük abidesi gibi duruyor. İşgal ettiği makamı böylesine aşağılara çeken ve partisini yalanın merkezi haline getiren başka bir insan evladı olmamıştır sanırım … Özgür Özel’in, hizmet diye bir derdinin olmadığını, kimin neyi yaptığıyla zerre kadar ilgilenmediğini, bütün varını yokunu elindeki tüm imkânları Ekrem İmamoğlu için seferberBeğen Toplam 1 beğeni
-
Mavera66 12 saat önce Şikayet EtTespitler yerinde sağolasın Nihat NasırBeğen Toplam 2 beğeni
-
GECE KARTALI 13 saat önce Şikayet EtÖzgür özelin yalancılık konusunda içine Trump kaçmış....Beğen Toplam 3 beğeni
-
Misafir 15 saat önce Şikayet EtÖzgür Özel partisini belediye seçimlerinde birinci parti yaptı. Kılıçdaroğlu 10 seçim kaybettiBeğen Toplam 1 beğeni