Nihat Nasır
Nihat Nasır
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

CHP ile aynı çuvala giren SP’nin trajik sonu…

GİRİŞ 07.05.2026 GÜNCELLEME 07.05.2026 YAZARLAR

Saadet Partisi cenahı neredeyse bütünüyle CHP’lileşti ne yazık ki.

Olacağı buydu esasen.

Birkaç seçimdir CHP ile ittifak ediyorlar, onlarla aynı ortamı teneffüs ediyorlar, aynı iddiaları seslendiriyorlar ve hep birlikte aynı ‘adama’ saldırıyorlar.

İşin daha da kötüsü tüm bu CHP’lileşme sürecinde onlardan daha beter ve daha irrite edici bir noktaya ulaştılar.

Öyle ki, CHP’lilerin bile dile getirmekten utandığı bazı yakıştırmaları bunlar yapıyor.

Bu marazi hadise çok uzun denebilecek bir zamana baliğ olduğu için alıştık artık.

Başlarda şaşırdığımız, zaman zaman öfkelendiğimiz, bazan da gerçek anlamda üzüldüğümüz davranışları genel bir tavra dönüşmeye başlayınca da kanıksadık ve ‘karşı cephenin’ bir askeri gibi addetmeye başladık.

Nitekim onlar da ellerinden geleni artlarına koymadılar ve İslâm düşmanlığı aleniyet kesp etmiş çevreler ile dostlukta ve işbirliğinde varabilecekleri en uç noktalara gitmekten imtina etmediler.  

Başlangıçta Tayyip Erdoğan’a düşmanlık edebilmek ve intikam alabilmek için iş tutuyorlardı anılan çevrelerle.

Süreç uzadıkça iç dünyalarını kuşatan bu hastalıklı yaklaşım iyice yerleşti ve kimliklerinin bir parçası oldu.

Çok az bir oy yüzdesine sahip oldukları için şemsiyesi altına girdikleri CHP’ye yaranmak ve şirin görünmek mecburiyeti hissediyorlardı ve bu onları önce ‘rüşveti kelama’ sonra da tabasbusa sevk etti.  

Düşman belledikleri herkese hakaret ettiler ve bu hususta ortaklarına tur bindirdiler bu nedenle…

Onların etmedikleri küfürleri savurdular ve onların akıllarına gelmeyen gerekçeler üretip saldırıya geçtiler.

İş bununla kalmadı tabii…

Neticede hakaret ve küfür de bir yere kadar etkili olabilir ancak.

Bu gerçeği fark edince de söylem ve argüman bazında onlara benzer şeyler dillendirmeye başladılar ve bu onlar açısından denizin bittiği noktaydı.

Saadet Partisinin adını bir türlü ezberleyemediğim yeni genel başkanının bir program vesilesiyle söylediklerini duyduğumda, bir kez daha yukarıya derç ettiğim kanaatlerimde ne kadar haklı olduğumu gördüm maalesef.

Adını ezberleyemediğim zat, CHP’lilere tur bindirecek mental bir dönüşüme uğradıklarını şu sözlerle dile getiriyordu.

“Bugün Türkiye'de ülke olarak ihtiyacımız olan en fazla şey dünyanın en büyük motor fabrikasını mı yapmak, dünyanın en büyük camisini mi yapmak?..

Ben motor fabrikası derim.”

Bir sosyal medya mecrasında rastladım bu söze…

Önce, “herhalde bir yanlış anlaşılmadır, bu kadar da değillerdir” diye düşündüm ve yazılı olarak okuduğum bu sözlerin görsel kaynağını buldum ve dinledim.

Tamamen aynıydı ve fazlası vardı maalesef…

İşte o an anladım ki, çok uzun yıllar gâvur tıynetli kimselerin bu millete dayattığı “din terakkiye manidir” safsatası bu dönüşüm geçiren zavallıların da düşünüşlerinin merkezine yerleşmiş.   

Karşıdakine şirin görünebilmek için, dindarlık iddiasını tamamen boşa çıkaracak ve dahası “ilerici” olduğunu kanıtlayacak bir argüman geliştirmeyi seçmiş adını ezberleyemediğim şahıs…

Buram buram aşağılık kompleksi kokan bu söz hem hakikate aykırıydı hem de bağlamdan yoksundu…

Bu sakil yaklaşım, programı yapan kişinin de işine gelmiş olacak ki, zavallı ve acındırıcı bir mantık içeren daha doğrusu mantıksızlığın dik alası olan bu söze, “dünyanın en büyük camisi ile dünyanın en büyük motor fabrikasını karşılaştırmak nereden icap etti, ikisi arasında nasıl bir korelasyon var?” diye sorma gereği duymadı sanırım…

Allah aşkına hangi aklı evvel böyle bir karşılaştırmayı dayatır muhatabına?

Kim, kimi, hangi mantıkla ve izanla cami ile motor arasında bir tercihe zorlar?

Ne yani, cami, motor fabrikasının ezeli düşmanı mı?

Yahut cami yapmayı düşünen kişi motor fabrikasına peşinen düşman mı?

Sahi bu mantık, başörtüsüne düşmanlık yapanların geliştirdiği “gerici” argümanının bir uzantısı değil mi?

Aya gitmeyi idealleştiren Kemalist kafa, yıllar yılı camiye giden Müslümanların bu hedefe varmaya engel olduklarını söyleyip durmadı mı?

Beyefendi, “ben fabrikayı seçerim” demiş kendi hayal dünyasında kurduğu bu saçma sapan dayatmayı mantıklı bir önerme imiş gibi seslendirerek.

Zihni, cami düşmanı ortaklarına öylesine angaje olmuş ki, “bakın ben tamamen sizin gibi oldum. Öyle ki, bana ‘cami mi, motor mu?’ diye sorsanız hiç düşünmeden ‘motor’ derim” diye büyük bir iftiharla poz vermiş.

Bu yaklaşımın arka planındaki peşin kabul şudur.

“Cami yapanlar ve camiye gidenler gericidir. Gericiler doğuştan motora düşmandırlar ve ellerine dünyanın en büyük motor fabrikasını yapma imkânı geçtiğinde, bu işe yanaşmaz ve gidip cami yaparlar!”

Adını bir türlü ezberleyemediğim zat işte tam bu noktada devreye giriyor ve “biz kesinlikle onlardan değiliz. Hele gerici hiç değiliz. Düşünün ben ‘cami mi motor mu’ derseniz hemen motorun yanında saf tutarım” diyerek “bizden” görünmemek için adeta hançeresini yırtarak bağırıyor!

Doğruya doğru!

Bizden değiller!

Hiçbir zaman da olmadılar!

Onlar çok uzun bir zamandan beridir yüz yıllık zulüm arka planı olan CHP’nin tetikçisi ve hatta kapıkulu olmaktan yanadırlar ve bunun için can atıyorlar!

Onlar, İstanbul’u yağmalayan hırsızların ve ahlaksızlıkta en üst noktaya ulaşan tıynetsizlerin yol arkadaşı olmayı sorun etmemekle kalmayıp herkesten daha çok savunmayı adeta vazife addetmiş bedhahlardır…

Onlar, 80 öncesinde Fatsa’da resmen ‘komün’ kuran ve birçok insanı ya katledip ya da sürgüne gönderen Komünist, Terzi Fikri’yi saygıyla anıp Kemalist rejimi kökünden sarsan ve İsrail cumhurbaşkanını iki paralık eden Tayyip Erdoğan’a ve destekçisi Müslümanlara ağız dolusu küfür savurmayı meziyet sanan işbirlikçilerdir!

El hak!

Ne onlar bizden ne de biz onlardanız!..

Nihat Nasır / Haber7

YORUMLAR 56 TÜMÜ
  • Yiğido 9 dakika önce Şikayet Et
    Kişi sevdiği ile beraberdir. Söyle arkadaşını söyleyeyim kim olduğunu. Örnekler uzar gider. Yazık hemde çok yazık kin ve nefret insanı nereye savururmuş en net örneği. Rabbim şerlerinden emin eylesin.
    Cevapla
  • Orhan 23 dakika önce Şikayet Et
    İyiki varsın bizlerin hislerine tercüman oluyorsun
    Cevapla
  • M.zahit 59 dakika önce Şikayet Et
    Sayın yazarımız çok güzel ifade etmiş.ERBAKAN Hocamızın kemikleri sızlıyor.Hocamızın gecesini gündüzüne katarak oluşturduğu misyon maalesef CHP ye yem edildi.yrp deaynı ihanetin içinde..
    Cevapla
  • vatandaş 1 saat önce Şikayet Et
    Samimiyet her şeyden çok önemlidir kimin ne dümen peşinde oldugunu aziz milletimiz çok iyi biliyor .Yazıklar olsun tüm fırıldaklara.....
    Cevapla
  • Ahmet 1 saat önce Şikayet Et
    Çuval değil o döşek olmasın sakın
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle