Yağma Hasan’ın Böreği
Türkçemizdeki deyimler tabir yerinde ise tarihin imbiğinden geçerek günümüze ulaşan özlü sözlerdir.
Bunlardan birisi de yazı başlığında kullandığımız ‘Yağma Hasan’ın Böreği’ deyimidir.
Deyimin bir hikâyesi var lakin biz bu yazıda daha çok işaret ettiği mananın toplumumuzda hangi hadiselere tatbik edildiği hususuna değineceğiz.
Bu sözün içerdiği mana özetle şöyle.
“Kimsenin korumadığı yahut kasten korumak istemediği, hakkı olan ya da olmayan herkesin dilediğince faydalandığı kamuya yahut herhangi bir şahsa ait olan kaynak…”
Bu deyim yukarıda özetle işaret ettiğim manayı muhtevi bir şekilde Bursa’da ayniyle yaşandı.
Bir deyimin gerçek hayattaki bir hadiseyle birebir örtüşmesi nadirattandır ve o nadirat Bursa’ya kısmet oldu.
Nasıl mı?
Durun anlatayım…
Efendim, 2024 yılında büyükşehir belediyesi CHP’ye geçtikten sonra yeni başkan birçok ideolojik tasarrufun yanında sol ve Kemalist çizgideki KESK’e bağlı Tüm-Bel-Sen (Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası) isimli sendikanın da yetkili olmasını sağladı ve kısa bir süre sonra bu sendikayla bir anlaşma yaptı.
Yapılan sözleşmede önemli bir ayrıntı dikkat çekiyordu.
Toplu Sözleşmenin ‘Mali Haklar’ başlığında incelenen 6cı maddesinde; “Ramazan Bayramı’nda bir sosyal denge tazminatı tutarında ikramiye, Kurban Bayramı’nda da iki sosyal denge tazminatı tutarında ikramiye, eylül ayında kırtasiye yardımı ve ayrıca kumanya bedeli ödenmesine” ilişkin bir hüküm bahsini ettiğim o ayrıntı ile ilgiliydi.
Anlaşma yapılmıştı ama taraflar bunun yasal sınırları aştığı ve mevzuata aykırı olduğu gerçeğini görmezden gelmeyi seçmişlerdi.
Sözleşme gereği 2024 ve 2025 yıllarında bahsi edilen ödemeler sayıları 2 bin civarında olan belediye memurlarına yapıldı.
Yukarıda dikkat çektiğimiz ‘mevzuata aykırılık’ olgusu artık kimin aklına geldiyse yasal sorumluluktan kurtulmak için ödeme yapılan memurlardan, “yasalara aykırı bir gelişme yaşanırsa, anılan miktarı faiziyle birlikte geri ödeyeceğimi taahhüt ederim” şeklinde ıslak imzalı bir beyan alındı.
Aslında bu, “yaptığımız yasal değil ama değil mi ki iktidarda biziz, biz ne istersek o olur” anlayışının tezahüründen başka bir şey değildi.
Öyle olmasa eğer memurlardan neden imzalı kâğıt alsınlar ki?
Neyse efendim 31 Mart 2026 tarihinde Başkan Bozbey, “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma” gerekçesiyle gözaltına alınıp müteakiben de tutuklanınca İçişleri Bakanlığı’nca görevden uzaklaştırıldı ve yapılan seçimde AK Partili meclis üyesi Mimar Şahin Biba ‘Başkan Vekili’ oldu.
Yönetim sadece başkan düzeyinde değil üslup olarak da değişmişti.
Nitekim bu husus Kurban Bayramı arifesinde kendini gösterdi.
İlgili sendika önceki yönetimle yaptığı sözleşmeyi gerekçe gösterip üzerinde uzlaşılan “2 ikramiyeyi” talep etti ve olan oldu.
Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba ve ekibi yaptıkları hukuki ve idari incelemeler neticesinde ‘söz konusu hükümlerin yasal sınırları aştığı ve mevzuata aykırı olduğu’ tespitinde bulundu ve ilgili sendikaya böyle bir ödeme yapılamayacağını duyurdu.
Bunun üzerine sendika “haklarımız gasp ediliyor” diyerek belediye binası önünde basın açıklaması yaptı.
Doğrusu işler kızışmıştı.
Sendikacılar 2024 ve 2025 yıllarında memurlara ödenen ikramiyeleri sözleşme gereğince 2026’da da talep ediyorlardı fakat yeni yönetim bunun yasadışı olduğunu belgeleriyle ortaya koyarak reddediyordu.
Şahin Biba yönetiminin gösterdiği yasal delil şuydu…
“Sayıştay 2ci Dairesi 27 Nisan 2026 tarih ve D2-24-12/1 sayılı ilamı ile 01 Nisan 2024 ile 31 Aralık 2024 ve 2025 yılında yapılan ödemelerin mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle kamu zararına hükmetmiş ve yapılan ödemelerin ‘Toplu Sözleşme’yi imzalayan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’den yasal faizi ile birlikte şahsen tahsiline karar vermiştir.”
Evet, şu sıralar ‘402 yıl ağır hapis cezası talebiyle’ yargılanan Mustafa Bozbey için ‘yasadışı ödeme’ yaptığı gerekçesiyle bu kez zimmet çıkmıştı.
Ulusal medyada hayli geniş yer bulan bu hadise sonrasında görüldü ki, Mustafa Bozbey’e 2024 yılındaki ödemelerin tamamı olan 80 küsur milyon zimmet kesinleşmiş ve 2025 yılı ile ilgili olarak da 120 milyon civarındaki meblağ için de henüz kesin karar verilmemiş durumda.
Kesinleşmemesinin sebebi de şu…
Bozbey’in memurlardan aldığı imzalı beyan nedeniyle mezkûr tutarın enflasyon farkı ile memurlardan tahsili ihtimal dahilinde olduğu için henüz net bir karar söz konusu değil.
Mevcut belediye yönetimi ‘yasal sınırlar içerisinde kalan miktarı’ ödeyeceğini ve fakat yasadışı olan kısmını ‘yasalara göre’ ödeyemeyeceğini beyan edince sendika, ‘yapılan sözleşmedeki miktarların mevzuata aykırı olması ve yasal sınırları aşması’ gerçeğini görmezden gelerek, “Hak verilmez, alınır; zafer sokakta kazanılır” sloganı eşliğinde talebinde ısrar ediyor.
Evet, görüldüğü üzere yazı başlığında zikrettiğimiz deyim ‘biz ne istersek yapabiliriz’ anlayışı mucibince ‘kamu kaynağını, hak edilip edilmediğine bakılmaksızın, keyfe göre ve dilediğince’ har vurup harman savurmakla neticelenmiş ve ortaya bu tuhaf durum çıkmıştır.
Bakınız sözü edilen rakam 200 milyon dolayında bir miktardır ve Bursa halkının tamamı bu hakkın ortağıdır.
Bu gerçek orta yerde dururken yandaş sendikayı mutlu etmek için yasaları göz göre gör çiğnemek nasıl bir haleti ruhiyenin neticesidir, anlayabilmek mümkün değil…
Bu vurdum duymazlığın faturasının ne yazık ki, hiçbir kabahati olmayan memurlara çıkma ihtimali ise kelimenin tam manasıyla bir trajedidir.
Memleketi, ‘kafama göre yönetirim’ anlayışının Bursalıları ve belediye çalışanlarını getirdiği nokta maalesef budur…
Nihat Nasır / Haber7
-
Yavuz Sultan Selim 4 saat önce Şikayet EtTürk milletinin iç düşmanı chpkk'dır !..Beğen Toplam 1 beğeni
-
MUZAFFER TAŞDEMİR 9 saat önce Şikayet EtDemek ki Mustafa'ya bağlanmayan "Halk'tan "sayılmamaktaymış. Belki de veraset ilamları vardır ellerinde ve heryerde...Beğen Toplam 1 beğeni
-
meraci83 9 saat önce Şikayet EtBu zihniyet haram yemeyi kutsal gören bir zihniyet. Milletin hakkı hukuku menfaatleri söz konusu olunca görmezden gelmeleri ve aldıklarının kendi öz hakları olduklarında ısrar eden bir zihniyettir. Umarım 2024 den beri hülle yoluyla aldıkları bütün tutar yasal faizleriyle birlikte geri alınır. Ve de haklarında kamuya verdikleri zarar ve kul hakkını gasptan dolayı dava açılır.Beğen Toplam 3 beğeni
-
misafir123 10 saat önce Şikayet Etbu yazı bursa da her caddeye her sokağa duvara asılıp afişe edilmelidir. inanmayan o kadar kitlesi var ki....Beğen Toplam 11 beğeni
-
Vatandaş 10 saat önce Şikayet EtO zaman bu paralar ya Bursalilardan yada Bursa belediyesi memurlarindan tahsil edilir.Zira memurlar ıslak imza vermişler başkana,hatta Bir kısmı ilgili sendikadan da tahsil edilebilir zira sendika bu ödenen ikramiye, maaş tan dolayı Aidat alıyor.Ama En güzeli Bursa halkından tahsil edilsin bir daha kime oy verdiklerine dikkat etsinlerBeğen Toplam 8 beğeni