Nihat Nasır
Nihat Nasır
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

İmamoğlu’nu aklama ve kurtarma timi!

GİRİŞ 18.06.2026 GÜNCELLEME 18.06.2026 YAZARLAR

Yazılarımın birinde CHP’nin İmamoğlu ve ekibi tarafından kuşatılması ve ardından da cumhurbaşkanı adayı gösterilmesi operasyonunun 15 Temmuz’da gerçekleştirilemeyen darbe girişiminin devamı yani bir anlamda tamamlayıcı unsuru olduğunu ifade etmiştim.

CHP’deki iç karışıklık ve sonrasındaki gelişmeler bu iddiamın ne kadar isabetli olduğunu gösteren bir mahiyet arz ediyordu. Zira İmamoğlu’nu merkez koyup büyük bir koalisyon oluşturan unsurlar her ne pahasına olursa olsun mezkûr maksada yönelik operasyonlara devam edeceklerini açık açık gösterdiler…

Eskiden silahlı sol gruplarda bilmem ne “kurtuluş ordusu” gibi örgütler vardı.

“İmamoğlu’nu aklama ve kurtarma timi” tabirini bu yapılanmalardan mülhem terkip haline getirdim çünkü aynı amaca yönelik ve fakat birbirinden olabildiğince farklı o kadar çok yapı var ki, böyle bir oluşumu ancak askeri nitelemelerle tanımlamak mümkün olabilir.

Bahsini ettiğimiz timin bir hayli geniş bir yelpazeye yayılmış ve birçok farklı yapıdan müteşekkil unsurları olduğunu söyleyebiliriz.

Bu yapı sadece içerideki destekçilerden oluşmuyor kesinlikle.

Dış bağlantılar ve destek, içeridekinden daha önemli zira kimi sözde yerli unsurlar doğrudan doğruya bu dış kaynaklı yapıya bağlı…

Mesele daha girift hale gelmeden tek tek ele alalım bu unsurları dilerseniz…

Yapının temel taşı CIA/MOSSAD ve bu örgütlerin desteklediği içteki elemanlar…

Dış destek sadece ‘istihbarat’ örgütleriyle sınırlı değil, AP (Avrupa Parlamentosu) gibi tüm Avrupa’yı kapsayan zahirde ciddi, gerçekte kukla bir yapı da var.

Düşünün, bu örgüt adına bir raportör, Adalet Bakanı Akın Gürlek aleyhinde bir raporu sırf savcılık döneminden beri İmamoğlu ile ilgili aldığı stratejik kararlardan ötürü hazırlayabiliyor.

Bunun arkasındaki güç AP’dir ve Erdoğan aleyhinde bir şey söyleyemedikleri için Akın Bey’i hedef tahtasına koyarak sinsice bir yaklaşım sergiliyorlar.

Akın Bey’in son dönemlerde gerek içeride ve gerekse dışarıda hedef gösterilmesi bu nedenledir ve bu hususa dair müstakil bir yazı şart olmuştur lakin konumuz bugün adını andığımız ‘tim’ ve bu nedenle biz tekrar asıl mevzuumuza dönüyoruz.

AP demişken bu yapının tetikçi elemanlarından birisi olan Slovenyalı siyasetçi Vladimir Prebilic’e atıfta bulunmadan geçmek olmaz.

Ülkesinde yaptığı yolsuzluklarla gündeme gelen bu sözde siyasetçi adeta davul zurna çalarak Silivri’deki duruşmaya katıldı.

Maksat İmamoğlu’na verdiği desteğin aslında arka planında tüm Avrupa’nın olduğunu göstermek.

Hırsız hırsızı Silivri’de bulurmuş misali duruşmaya katılan bu özne ipe sapa gelmeyen iddialarla yine hem Akın Bey’i hem de Türkiye’yi hedefe koydu.

İsrail terör devleti soykırım suçu işlerken üç maymunu oynayan bu alçak herifler memleketin gördüğü en nitelikli adalet bakanını hedef haline getirerek aslında kimin uşağı olduklarını da göstermiş oluyorlar.

İçerideki işbirlikçi medyadan birisi bu hırsızla mülakat yaptı.

Türkiye düşmanı bu herife, Türkiye’ye yönelik saldırılar için vasat hazırlanırken, asıl maksadın İmamoğlu’nu arkalayan küresel güçlere ‘selam çakmak’ olduğunu söylememe bilmem gerek var mı?

Röportajı yapan hatun kişiyi Akit refikimizden Ali İhsan Karahasanoğlu’nun yazdığı yazıya havale edip kaldığımız yerden devam edelim.

İmamoğlu’nun asıl sahipleri, dahilden de bir hayli müttefik edinmiş durumdalar.

Bunların içerisinde sol-Kemalist cenaha mensup kimselerden tutun da AK Partili kimliği ile maruf siyasetçilere ve geçmişte bizim mahallede sözüm ona kanaat önderliği yapmış kalem erbaplarına varıncaya kadar bir sürü eşhas var.

Bunların siyasetle iştigal edenleri, “Mutlak Butlan kararı hukuka uygun değildir” diyerek ve ‘tutuksuz yargılanmayı’ savunarak sahip çıkıyorlar İmamoğlu’na…

Orta yerde duran ve suçüstü yapılmış onca suça rağmen neden hâlâ ‘tutuksuz’ yargılanmayı savunuyorlar dersiniz?

Ne yani, serbest kalsın da salkım saçak cümle alemin önüne dökülen yolsuzlukları karartsın mı istiyorlar?

Hukuk dediğiniz, birtakım imtiyazlı şahısların halkın emanet ettiği makamları ve imkanları babalarının çiftliği gibi kullanmalarını sağlayan bir mekanizma mıdır?

Gerçek değeri 50 milyon Euro olan villaları 5 milyon TL’ye alınmış gibi göstermeyi makul ve mazur bulmak mıdır hukuk?

CHP delegesi Yusuf Gögerkaya’nın, “ben 1.500 dolar karşılığı Özgür Özel’e oy attım”, Erzurum İl Başkanının “300 bin dolar aldım” demesine rağmen bunlara gözünü kapatıp yapılan aleni hırsızlığı görmezden gelmek midir hukuk?

Organize bir suç örgütü oluşturanları sırf siyasetçidirler diye savunmak, hangi dinin öğretileriyle, hangi vicdanla izah edilebilir Allah aşkına?!

Geçmişte bizim mahallede tetikçilik yaparken menfaatler ve makamlar ellerinde gidince CHP sıralarında saf tutan sözde kalem erbabı eşhasa gelince…

Başlangıçta İmamoğlu ile birlikte Kılıçdaroğlu’nu da savunurlarken, asıl patronun kim olduğunu tam olarak çözemiyorduk doğrusu.

Bugün Özel yönetimince paraya boğulan CHP’li kalemşorlarla birlikte bunları da Kılıçdaroğlu’na ‘hain’ derken gördüğümüzde anladık ki, asıl patron İmamoğlu imiş ve parayı veren düdüğü çalarmış…

Köşe yazılarında ve kendilerine tahsis edilen TV ekranlarında canhıraş bir biçimde İmamoğlu’nu savunurlarken aslında yegâne emelleri, Tayyip Erdoğan’dan intikam almakmış, onu anladık…

Hele içlerinden birisi ‘demokrasi’ havariliğine soyunup İmamoğlu’nu Tunus’ta laikçi rejimin gadrine uğramış ve yıllar yılı çile çekmiş Raşit El Gannuşi ile kıyasladı ki, sözün bittiği yerdi.

Gannuşi bu vicdana ve akla mugayir mukayeseyi duysa, “Tunus diktatörleri bile benim için böyle bir aşağılamaya tevessül etmedi” der muhtemelen, o derece fecaat bir yaklaşım…

Evet, bugün ‘İmamoğlu’nu aklama ve kurtarma timi’ içerisinde yer alan bileşenlere bakınca bir kez daha görüyoruz ki, 15 Temmuz’un kendilerine göre yarım kalan hesabını tamamlamak bu time yüklenen hayati bir vazife…

Bu yüzden CIA/MOSSAD’da var bu yapının içinde AP’de…

Sol-Kemalist unsurlar da var, geçmişte muhafazakâr kimlikleriyle temayüz etmiş kimseler de…  

Sermayenin ağababaları da var, foncu medya da…

Ve hepsinden önemlisi adlı adınca FETÖ var bu muhannet yapının içerisinde…

Her kimlikten, her inanıştan ve her sosyal sınıftan kimselerden müteşekkil bu yapının lokomotifi hiç şüphesiz ki FETÖ’dür ve onların iplerini ellerinde tutan Türkiye düşmanlarıdır.

Şu sıralar anılan ‘tim’le vatanperverler arasında kıyasıya bir savaş cereyan ediyor.

Bu şer cephesine karşı alınacak pozisyon Türkiye’nin bundan sonraki 50 hatta 100 yılını şekillendirecek.

Allah kimseyi ‘Hakkın’ arkasına saklanıp deccaliyetin tetikçiliğini yapan nadanlardan eylemesin.

İnanın, düşmanımın dahi bu aşağılayıcı konuma düşmesini temenni etmem lakin onlar düştükleri bu çukurda debelenmekten hiç de rahatsız değiller…

Nihat Nasır / Haber7

YORUMLAR 39 TÜMÜ
  • Metin Güner 1 saat önce Şikayet Et
    Trol Fareler Gemiyi Erken Terketti...!!! Şimdi Taktik Değiştirdiler....!!! Seçimlerden Önceki Taktiği Kullanmaya Başladılar... Hepsi Bir anda ERBAKANCI OLDU... Rahmetli Erbakanın Adını Kullanarak , Sahte Yapay zekalı Videoları Kullanmaya Başladılar... Bu Taktik Fetönün Taktiği... Kullananlar hepsi Yalanoğlu Taraftarları... Aynen Katılıyorum... Top Yekün Saldırı Başladı...
    Cevapla
  • Dilaver 3 saat önce Şikayet Et
    suçu belli suçlu belli uzatmadan cezasını kesseler iyi olur meyilli olanlarda ibret alsınlar burası muz cumhuriyeti değil hapiste bol temel atmama töreni yapabilir sıkıntı yok
    Cevapla
  • ayhan 7 saat önce Şikayet Et
    Yahu ahirette hesap vereceksin.Elinde delil olmadan cia mossad diyorsun. Cia dediğin ABD.ABD'nin başkanı sabah akşam kimi göklere çıkarıyor,o benim dostum,harika bir insan,çok iyi anlaşıyoruz diye övgüler diziyor.Ne oldu sizin antiamerikancılığınıza.Dışişleri bakanımız abddeki toplantıda gülücükler dağıtıyordu.Kaç milyar dolar ödedik sıvılaştırılmış lng için?
    Cevapla
  • 06ankara 7 saat önce Şikayet Et
    AKLAMA VE KURTARMA...... kelimeleri anlamları itibarile anlaşılıyor .........!!!!!!!
    Cevapla
  • Hasan adıyaman 7 saat önce Şikayet Et
    suçlar belli,suçlular belli,kamera kayıtları belli,tanıklar belli daha neyi bekliyorlar neden uzatıyorlar,neyin değiştirilmesini istiyorlar,suç işleyen normal bir insana verildiği ceza gibi cezayı vereceksin ceza evine göndereceksin,bunların herşeyi sulandırmak bunları salıvermek ve mahkeme yoluyla devleti zarara uğratıp siyaset mesleğine geri getirmektir. niyet kötü bence.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle