Nihat Nasır
Nihat Nasır
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Küresel sapkınlığa geçit yok!

GİRİŞ 22.09.2026 GÜNCELLEME 22.09.2026 YAZARLAR

Bugüne kadar LGBT sapkınlığına dair birçok yazı yazdım.

Bu küresel sapkınlığı gah ‘örgütlü sapkınlık’ gah ‘tehlikenin farkında mısınız?’ mottolarıyla gündeme taşımaya gayret ettim.

Küresel şer odaklarının tüm dünyanın başına bela ettiği bu örgütlü ahlaksızlık artık felaket düzeyine ulaşmış ve insaniyeti tehdit eder hale gelmiştir.

Özellikle de geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı çizgi film, görsel malzemeler ve oyunların arasına gizlenmiş sapkınlıklarla hedef alan bu küresel afetle ilgili yapılacak ne varsa vakit kaybetmeden hayata geçirmenin zamanı gelmiştir.

Şu bir gerçek ki, küresel şirketler, LGBT oluşumları üzerinden beşinci kol faaliyetleri kapsamında aileyi hedef alan içerikleri fonluyor ve bu yolla büyük bir tehdit oluşturuyorlar.

LGBT’ci oluşumlar ve onların destekçileri tarafından sosyal medyada normalleştirilen her içerik, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde tahmin edemeyeceğiniz korkunçlukta büyük bir iz bırakıyor ve onları uçurumun kenarına sürüklüyor.

Bu dehşetengiz gerçek nedeniyle aileyi değersizleştiren anlayışların karşısında güçlü bir toplumsal duruş sergilemek bizim için mecburiyetten de öte hayati derecede mühim bir tavırdır artık.

LGBT içeriklerinin çocuklarımızın dünyasına bu kadar hızlı girmesi karşısında kayıtsız kalamayız.

Bugün çocuklarımızın karşısına çıkan bu sapkınlığın, yarının toplumunu şekillendireceğini ise asla unutmamak gerekir.

7’den 70’e herkesin kullandığı sosyal medya platformlarında; LGBT içerikleriyle cinsiyet ve kimlik kavramları üzerinden karmaşa oluşturulduğu ve geleneksel aile yapısının zayıflatılmaya çalışıldığı tartışılmaz bir gerçek!

Küresel odakların, müdahale etmek ve kontrol altına almak istedikleri ülkelerde 5ci Kol Faaliyetleri kapsamında LGBT derneklerini desteklediğini artık sağır sultan bile biliyor.

Bu destekler çoğunlukla ekonomik olsa da hukuki, akademik ve medya alanlarında da yapılmakta…

Aile kavramını yok edip cinsiyetsiz bir toplum oluşturmak amacındaki bu sapkın oluşumların neredeyse tamamı yurtdışı menşeili kurum ve kuruluşlar tarafından fonlanmakta…

Bu sapkınların at oynattığı en mümbit alan şüphesiz ki sosyal ve dijital medya platformları…

LGBT'li oluşumlar tarafından bu yapılar aracılığı ile ve sinsice çocuklarımızın dünyasında aile, anne-baba ve sorumluluk gibi kavramların yeri tartışmaya açılıyor ve belirlenen sürecin sonunda çocuğun bu değerlerle adeta savaşır hale gelmesi sağlanıyor…

Eldeki veriler bu iddiayı güçlendirecek kanıtlarla dolu ne yazık ki…

Evet, Türkiye büyük bir tehdit altında…

Sadece Türkiye değil esasen tüm dünya halkları bu büyük tehdide muhatap.

Zira bahse konu olan tehdit herhangi bir ırkı, dini yahut sosyal kesimi değil, doğrudan doğruya insaniyeti hedef alan beynelmilel iğrenç bir canavar…

Yazının başında da ifade ettiğimiz gibi küresel sistem baronlarının güdümünde olan LGBT lobisinin aileyi ve aslında tüm insanlığı yok etmeye yönelik bu saldırısı durdurulamazsa eğer, insanlık için bir gelecek olmayacak artık…

Siyonizm karşıtlığını ‘antisemitizm’ gibi gösteren ve hatta dayatan güç, aynı yöntemi

LGBT ve cinsiyetsizleştirme operasyonunda da kullanıyor.

İtiraz eden her sesi boğmak için ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar.

Bunun için birçok STK ihdas ettikleri gibi siyasi partilere ve dünyaca ünlü markaların sahibi olan ticari firmalara da nüfuz ediyorlar.

Amerika ve Avrupa ülkelerine göre bu saldırıdan daha az etkilenen Türkiye’de bile bu böyledir.

İşte bu yıkıcı tehditle ilişkili olarak nihayet önceki hafta ferahlatıcı bir haber geldi… İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda, Emniyet ve Jandarma teşkilatlarının ortaklaşa başlattıkları “Ailem Güvende” operasyonlarında, 5 il merkezli ve toplam 15 ili kapsayan çalışmalarda 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletmeye yönelik adli işlemler gerçekleştirildi.

LGBT ve ahlaksızlığı teşvik eden derneklere ilişkin; MASAK incelemelerinde bazı derneklere, yurt dışındaki kamu kurumları ve yabancı kuruluşlardan yüksek tutarlarda fon aktarıldığı tespit edilmiş olması operasyonun en dikkat çekici noktası olsa gerek…

Evet, bu küresel sapkınlığa yönelik gerçek anlamda bir önlem mahiyetinde olan bu operasyon yüreğimize su serpecek denli mühim ama bu henüz başlangıç addedilmeli ve asla bu kararlılıktan taviz verilmemeli…

Meselenin en korkunç tarafı nedir biliyor musunuz?

Bahse konu küresel lobilerin bu sapkınlığı adlı adınca yayma çabasındaki pervasızlık!..

İleri sürdükleri argüman düpedüz dünyaya meydan okuma mahiyetinde…

Bu sapkınlığı ‘cinsel tercih’ şeklinde formüle ederek dayatıyorlar.

Yahu, yaratılıştan gelen bir olgunun tercihle değiştirilebildiği nerede görülmüş?

Eğer bir fıtri vakıa tercihle değiştirilebiliyorsa, neden aynı kimeler sözgelimi ‘hayvan’ olmayı tercih etmiyorlar?

Mesela bir köpek yahut fare veya domuz olmak yönünde bir tercih sergilemiyorlar?

Öyle ya madem kişinin en küçük bir dahlinin olmadığı ‘yapısal’ bir olgu tercihle değiştirilebiliyor, öyleyse insaniyetten de vazgeçebilmeleri de lazım gelmez mi?

İşin ilginç tarafı tanrılaştırdıkları ‘bilim’ de bu sapkınlığı şiddetle reddediyor!

Cambridge, Massachusetts’teki Broad Institute of MIT ve Harvard’da genetikçi olan baş araştırma yazarı Andrea Ganna da açıkça ‘eşcinsel geni yok’ diyor.

Ne anlama geliyor bu?

İnsanın doğuştan getirdiği bir özellik, ‘tercih’ gibi ahmaklıktan da öte bir argümanla yok sayılamayacağı ve bunun ne insani ne ilmi ne de ahlaki bir arka planının olmadığı anlamına gelir elbette.

İşte bu yüzden LGBT sapkınlığı aslında insanlığı yok etme operasyonudur!

Bu insaniyet düşmanı yapılarla mücadele etmek de hangi dinden, hangi düşünceden ve hangi ırktan olursa olsun tüm insanlığın boynuna borçtur!

Nihat Nasır / Haber7

 

YORUMLAR 5
  • Sokaktaki vatandas 9 saat önce Şikayet Et
    Bozukluk " gen " de olmadığına göre " gan " da olabilir...
    Cevapla
  • Kaan 9 saat önce Şikayet Et
    Ellerinize sağlık
    Cevapla
  • Kaan 9 saat önce Şikayet Et
    Ellerinize sağlık
    Cevapla
  • yasin 11 saat önce Şikayet Et
    İstanbul Sözleşmesi gibi bir melaneti yıllarca Hükümet politikası olarak insanlara savundurttular, sonrada aaaa bunda sakıncalar varmış deyip iptal ettiler! Biri birşey deyincede İptal Ettikya deyip ellerini sıyayıp kenara çakildiler! O iş o kadar kolay değil maalsef! Arada yiten giden bu ülkenin çocukları oluyor.
    Cevapla
  • Zaza 12 12 saat önce Şikayet Et
    Cenab-ı Hakk neslimizi korusun, akıbetimizi hayretsin.
    Cevapla