Schuster'in 8 ay damga vuran 8 kararı
1960 model Ferrari'nle evine dön
Görev yaptığı 8 aylık sürede eli sıcak sudan soğuk suya sokulmayan Bernd Schuster'in gerçek niyeti dün geceki Fenerbahçe derbisinde gün yüzüne çıktı. Pozitif futbol söylemleriyle takımı deneme tahtasına çeviren Alman çalıştırıcı, eminim şu dakikalarda tazminatından gelecek paranın planlarını yapıyordur. Hala kovulmamışsa, hakemi ve Fenerbahçe'yi büyük bir yükün altına girmekten kurtaran Ferrari'nin sayesindedir. Gördüğü kırmızı kartla hedef tahtası haline gelen İtalyan futbolcu, kendinden başka herkesi geçici bir süre kurtarmıştır.
TAZMİNATIMI VERİN GİDEYİM
Schuster'in sadece teknik kararlarıyla değil, aynı zamanda tavır ve hareketleriyle, takımı sabote edip bir an önce kovulmayı beklediğini düşünüyorum. 11 kişiyle maç tamamlamaya hasret kalan, soyunma odalarında yumruklaşılan Beşiktaş'ta disiplinsizliğin ayyuka çıkmasında en büyük sebep, takımı "kafasına göre" yöneten Schuster'dir.
Teknik yanlışlarına gelince; haftalardır en güçlü bölgesi sol kanat olan Fenerbahçe'ye bu bölgede, bu kadar rahat oyun oynama imkanı veren, Yobo ve Lugano ikilisine en ters gelecek isim Bobo'yu kadroya almayan, aylardır maç yapmayan Matteo Ferrari'yi, sezonun en önemli 2 maçına ilk 11'de başlatan Alman teknik adamın, neyin peşinde koştuğunu çok rahat süzebiliriz.
BU HATA BİLGİSAYAR OYUNLARINDA BİLE YAPILMAZ
Bir de bir hata var ki, tam evlere şenlik cinsten...
Dinamo Kiev maçında 9 yabancıyla sahaya çıkan Schuster, 6+2+2 kuralına göre Bobo ve Sivok'u kadroya almadı. Bu tercihleri teknik direktör tercihi olarak yorumlayabiliriz. Ancak maç kadrosuna göz gezdirdiğimde birşeylerin ters gittiği bariz şekilde görülüyordu. Yedek kadroda 1 tane bile savunma (orta) oyuncusu yoktu. Koskoca Beşiktaş takımında Ferrari kırmızı kart görmeyip sakatlansa bile, yerine girecek adam yok, daha doğrusu var ama kadroda yok. Kibirli Schuster'in bu sorumsuzluğunu, menajerlik oyununda sıradan vatandaş bile yapmaz.
MİLYON DOLARLAR ÇÖPTE
Sorunlar tek maçla sınırla kalsa yine iyi. İleri ucu yıldızlar topluğu, geri bloğu döküntü olan takımın kimyasını bozmakla kalmayıp, İbrahim Üzülmez'i camiadan kopartan, Bobo'yu kulübe küstüren, gol yemede ustalaşan Beşiktaş'ın milyon dolarlarını çöpe atan Alman teknik adamın açtığı yaralar uzun süre kapanmayacak gibi görünüyor.
İki buçuk sene işsiz gezdikten sonra dolgun bir maaşla ve emrine verilmiş yıldızlarla yola çıkan Schuster, çok tartışılacak şu kararlarıyla son 8 aya damgasını vurdu.
1- Zapotochny için, "Son 2 yılda şampiyonluk tadan bir futbolcu. Bu yüzden takımda kalacak" dedi. Ama devre arasında tek kalemde sildi...
2- Fatih Tekke'yi aldı, oynatmadı, sonra sorunlar yaşatıp takımdan gönderdi. Kulübü bir hiç uğruna zarara soktu.
3- Her istediğini yönetime kabul ettirdi ama Delgado'nun satılmasına engel olamadı.
4- Beşiktaş'ın en etkilisi isimlerinden biri olan Bobo'ya üvey evlat muamelesi yaptı, takıma küstürdü.
5- Alınan başarısız sonuçları, ligde oynanan sert futbola bağladı. "1960'ların futbolu" göndermesi yaptı.
6- UEFA Ligi'nde ilk turu geçtikten sonra söylediği "Türk futbolunun onurunu kurtardık" sözüyle tepki çekti.
7- Soyunma odasında kavga eden İbrahim Üzülmez'i bir gün içinde takımdan göndertti.
8- Farklı Dinamo Kiev mağlubiyetinden sonra "Beğenmeyen stada gelmesin" diyecek kadar ileri gitti.
Yukarıdaki hayati yanlışları ve dün geceki tercihleriyle bana göre kredisini tüketen Bernd Schuster, bugünden itibaren yönetim ile tazminat bedeli için pazarlığa başlayacak. Asıl kaybeden ise maalesef milyon dolarları yurt dışına uçup giden Beşiktaş ve Türk futbolu olacak...