Okan Müderrisoğlu
Okan Müderrisoğlu
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Tek başına iktidar ve koalisyon denklemi!

GİRİŞ 31.10.2015 GÜNCELLEME 31.10.2015 YAZARLAR

Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim... 

1- Türkiye "Yeni Anayasa" yapacak siyasal veya sayısal çoğunluğu sağlayamadığı sürece 1 Kasım Seçimleri'nin enerjisi bir yıla varmadan tükenecektir. 

2- Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, siyaset kurumu tarafından o makamın saygınlığına yaraşır şekilde içselleştirilmediği veya Erdoğan "milletle birlikte nihai sözünü söylemediği" sürece Türkiye'deki tüm analizler eksik kalacaktır. 
***

Yukarıdaki gözlemimizi doğrulayan en canlı örnek Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki 29 Ekim Resepsiyonu'nda yaşandı. Başkomutan ve halkın doğrudan oylarıyla seçilen Cumhurbaşkanı, Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları ile birlikte davetlilerin karşısına çıktı. Birkaç yıl öncesine kadar askerler, Cumhurbaşkanı'nın davetine gelmez, orduevlerinde alternatif kutlama yapardı. Veya Cumhurbaşkanı öğle ve akşam olmak üzere iki ayrı davet verir, önce devlet sonra millet için tören düzenlerdi. İşte o günler geride kaldı. Erdoğan, millet- devlet kaynaşmasının sembolü olarak ev sahibi idi. Askeri, politikacısı, işadamı, sanatçısı, gazetecisi, akademisyeni iç içeydi. 
***

Ancak işler yine de kolay değil. Öyle uzak geçmişe gitmeye gerek yok. 2002-2015 döneminin gösterdiği gibi "tek başına iktidar" hızlı karar ve sonuç alma bakımından önemli. Türk siyasi tarihi, "koalisyonlar" ve "kırılgan tek başına iktidarlarda" toplumun bel bağladığı "sorun çözme" kapasitesinin giderek "sorun üretme" biçimine dönüştüğüne dair örneklerle dolu. 1960 darbesinden sonra başlayan koalisyon tecrübesinde -güven oyu alamayanlar da dahil- kısa ömürlü 26 hükümetin kurulması başlı başına derstir. 
***

Esasen, merkez partilerin kendi içinde "büyük koalisyon" olduğu kabul edilir. Ana ilkelerde ortaklaşan, farklı birikim ve deneyime sahip isimlerle şekillenen, yenilikçi gençlerle filizlenen, özgürlükçü, kavrayıcı, demokratik kadrolarla bezenen partilerin "kitlesel gücünü koruduğu" bilinir. Devletleşen, kamu yetkilerine yaslanan, reformcu kimlikten uzaklaşan, milletle bağı zayıflayan partilerin siyasette kök salması beklenemez!

yazının devamı için tıklayınız

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL