İnsani Kalkınma 2023 Vizyonu
Bizim memlekette "kalkınma" deyince ağırlıklı olarak "fiziki yatırımlar" anlaşılır. Özellikle uzun ömürlü hükümetler döneminde, Türkiye'nin çehresinin değiştiği bir gerçektir. Örneğin, 16 yıllık AK Parti iktidarının en büyük başarısı, ekonomiyi yüksek faiz sarmalında patinaj yapmaktan çıkarıp, ihmal edilen her alanda altyapı yatırımlarına yönelmesi ve kaynak yaratması oldu. Ulaştırma, enerji, eğitim, sağlık, toplu konut, milli savunma... Devletin, Anadolu'nun her noktasına ulaşabilmesi yakın tarihin en büyük "ekonomik ve sivil devrimidir." Esasen bu hususta hatırlatacak o kadar çok başarı öyküsü var ki... Ama dünü yad ederken, geleceğe de odaklanmak, hatta yeniden inşa etmek zorundayız.
***
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın "11. Kalkınma Planı"na ilişkin değerlendirmelerini dinlerken benim açımdan en önemli, en değerli ve en dikkate değer tespiti, "insani ve manevi kalkınmayı" özellikle vurgulaması oldu. Ülkemizdeki fikir ayrılıklarının önce nefrete sonra çatışmaya dönme riski taşımasının temel nedeni, gençlerimize matematik, fizik, kimya öğretmeye çabaladığımız kadar, "insani değerleri, empati yapmayı, yerli ve milli kimlikle küresel şartlara uyumu" öğretmeye aynı oranda çabalamamamızdır. Kuşkusuz dönemsel performanslar, bireysel övünç kaynakları, özveri ile elde edilen sonuçlarımız da var. Lakin kurumsal ve zihni dönüşüm, iş yapma biçimimizin değişimi, bilek gücünden ziyade beyin gücü ile mümkün olabilir.
Sayın Cumhurbaşkanımızın, 2019'dan itibaren doğrudan kendisine bağlı, çekirdek bir ekipten oluşan "Stratejik Planlama Kurumu" kurması öylesine gerekli ki... Zira planı kâğıda yazsak bile uygulamanın takibi, hedeflere ulaşma kapasitesinin düzenli raporlanması da mutlak zorunluluk.
Unutmayalım... Yeni Türkiye, yeni yöntemler gerektiriyor!
Suriye haritasında değişim... Komutanların öngörüsü...
Hafızam beni yanıltmıyorsa, 2014 sonları veya 2015'in ilk ayları idi. Bakanlar Kurulu toplantısında Suriye'deki gelişmeler konuşulmuş, bilhassa Kuzey Suriye'deki tehlikeye işaret edilmişti. Dönemin Başbakanı, emin bir tavırla, harita üzerinden uzun analizlere girişmiş ve özetle, "ABD'nin ve koalisyon güçlerinin DEAŞ'la mücadelesi, Suriye'nin kuzeyinde homojen bir etnik yapı oluşumuna yol açmaz. Kürt grupların arasında Arap, Türkmen ve diğer unsurlar da yer alıyor" diyerek, kendi bakış açısına göre yüreklere su serpmişti!
Bugün gelinen noktada, Menbiç başta olmak üzere Türkiye'nin, Suriye'de almaya çalıştığı önlem bir terör koridoru açılmasını önlemek. Ve bu husus ABD Dışişleri Bakanı Tillerson'a izletilen video kaydının da harita bazındaki anlatımın da ana faktörüdür.
***
Diğer bir konu da Zeytin Dalı Harekâtı'nın seyri. Bizzat operasyon planlamasına katılan komutanlardan dinlediğim detay şöyle: "Harekât için 999 ihtimali hesaba katarsınız, beklenmedik bininci unsur devreye girer. Ki Afrin için de bu kural işledi! İklim değişkenliği, hava koridoru kısıtlaması, kimi devletlerce terör örgütüne bildirilen koordinatlar, sivillerin arasında saklanan teröristler... Ama ne olursa olsun, Zeytin Dalı hedefine ulaşacak. Bahar ayları ile birlikte kent terörden arındırılacak!"
Askeri açıklamaya evet. Buna karşın, operasyonun iç siyasi ve dış politik planlaması da göz ardı edilemez. Bu nedenle elimizi çabuk tutmalıyız!
Sabah