Okan Müderrisoğlu
Okan Müderrisoğlu
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Yine mi toplum mühendisliği?

GİRİŞ 23.04.2011 GÜNCELLEME 23.04.2011 YAZARLAR

Kamu yetkisi kullanan kurumların birinci görevi "hesap verebilir" olmasıdır.

Aldığı kararları gerekçelendiremeyen, sonuçlarını öngöremeyen hiçbir kurumun mazeretlerin arkasına saklanma hakkı yoktur. Bu, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) için de böyledir. Anayasal zırh içinde olması YSK'yı imtiyazlı kılmadığı gibi aksine daha sorumlu hale getirmektedir.

İlk ve son derece yargı organı gibi çalışan, seçim hukukunu bağımsız biçimde icra eden bu Kurul'un, karar yetkinliği tartışmaya açıldı mı, sistemin taşları yerinden oynar. O noktada ya benzerlerine geçmişte rastlanan "toplum mühendisliğinden" söz edilir ya da "seçimlerin güvenirliğinin zedelenmesinden."

Yargıtay ve Danıştay'dan gelen karma üyelerle toplanan ve daha çok seçim sürecinde aktif hale gelen YSK'nın hatırı sayılır uzmanlığı, içtihadı ve kurumsal hafızası mevcuttur. Bu nedenle Seçim Kurulu'nun, klasik yazışma yöntemlerinin dışında bilgi edinme kanalları, elde edilen bilgiler ile sunulan belgeleri farklı inceleme mekanizmaları vardır. Kurul hem titiz çalışmak hem de seçime gölge düşmesini önlemek zorundadır.

(Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz

(Okan Müderrisoğlu - Sabah)

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL