Pahalı petrol oyunu
Konu: İran. Senaryo: Petrol- Doğalgaz. Yapımcı: ABD.
Aktör: Türkiye. İran'ın nükleer programını kontrol altına almak için başlatılan küresel kıskaç operasyonu, Türkiye'yi hayli zorluyor. İran'ın, petrol ve doğalgaz satışını kısıtlamaya çalışan ABD, Ankara'yı da denkleme katmak üzere pres yapıyor. Ancak, İran'la petrol ticareti Türkiye açısından, avantajlı boyutlar içeriyor. Ve kolay bırakılamıyor. Amerikalı aktörlerin Türkiye'de, "bankaları ve rafineri şirketlerini" markajda tuttuğu, ofis ofis dolaşıp, "İran'la ilişkinizi kesin yoksa..." dediği kulislerde çokça konuşuluyor.
Oysa İran gerilimi yüzünden varil fiyatı 128 doları bulan petrolün, Tahran'ın nükleer tesislerine yönelik olası harekâtla 240 doları aşacağı, bu durumda global büyümenin sekteye uğrayacağı zaten biliniyor.
***
Kendi ülkesinde İran'ın ekonomik çıkarlarını hedef alan özel yasa çıkaran ve BM nezdinde de yaptırım kararları alınmasını sağlayan Washington yönetimi Japonya'dan AB'ye kadar uzanan zincirde etkili sonuçlar elde etti. Türkiye'nin konumu ise stratejik. Bu tabloyu, sohbet ettiğim üç önemli ismin ağzından aktarayım:
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu: Bizi, BM kararları bağlar. O kararları uyguluyoruz.
Enerji Bakanı Taner Yıldız: Hampetrol ihtiyacımızın yarısını İran'dan tedarik ediyoruz. Biz, sınır komşusuyuz ve diğer ülkelerden farklıyız.
EPDK Başkanı Hasan Köktaş: Bazı rafinerilerin çalışması ve asfalt malzemesi üretilmesi için İran'ın ağır petrolüne gerek var.
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
Okan Müderrisoğlu / Sabah