Her yıl bozulan 200 bin ortaklık
Hakikaten ortaklardan bir çoğu birbirlerine haksızlık ederler. Ancak iman edip yararlı işler yapanlar bunun dışındadır ki onlar da ne kadar azdır. Davud bu dava ile kendisini denediğimizi sandı da Rabbinden mağfiret diledi, secdeye kapandı ve tevbe edip bize yöneldi.”(SAD 24)
Ortak kelimesi o kadar geniş şeyler kapsamaktadır ki evlilik, iş, zaman, mekan, kısaca yaşantımızdaki pek çok şey bu kelime ile ifade edilmekte. Peki, hayatımızda bu kadar önemli bir yer tutan bu kelime bize ne ifade ediyor?
Yukarıdaki ayeti baz alırsak nerede ise bütün ortaklıklardan kaçmamız gerekiyor gibi. Ama her şeyin bu kadar ortak olduğu bu dünyada kaçabilir miyiz?
Sonuç, karmaşa.
Tabi ki hayır! Çünkü ortaksız olamayacağımıza göre ortaklığı öğrenmemiz ve öğretmemiz gerekiyor.
Ortaklıkları sırası ile incelersek;
İş hayatındaki ortaklıklar. Her zaman savunduğum gibi kendimizi tam olarak tanımadan gireceğimiz her işin sonu zarar ile bitecektir. O halde hepimiz en iyi bildiğimiz işi yaparsak, en yüksek verimi ve karı elde ederiz.
Ve bir ortaklığa girerken asla yüzde yüz herşeyimizle girmeyelim. Az ile başlayarak çoğa doğru gidelim. Kazanırken az kazanırız ama kaybederken de her şeyimizi kaybetmeyiz. Yeni işlere girmeye naktimiz ve umudumuz olur. Yolun başında herşeyimizi kaybetmemiş oluruz.
Duygu ortaklığına gelince kendimizi tanıma kuralı esas burada anlam kazanıyor. Çünkü duygusal çöküntüler ve istikrarsızlıklar işimizi ve sosyal yaşantımızı öyle böyle değil, gerçekten çok ciddi etkiliyor.
Bir günde 300 kişinin boşandığı ülkemizde bu rakam bir yılda yüzbin boşanma yani ikiyüzbin kişinin de evlilik ortaklığını bitirmesine yol açıyor.
Evlenirken ve boşanırken maddi anlamda zarar; zaman olarak ve manevi olarak, varsa çocukla da hepten zarar.
Sonrasında evliliğe ve karşı cinse duyulan nefret ve güvensizlik… Kısaca öyle bir yıkım ki etkisi bir ömür sürebilecek bir ortaklık bozumu…
Maalesef bu olumsuz örnekleri dostluk, arkadaşlık, zaman ve mekan paylaşımlarında da görmekteyiz. Bütün bu biten ortaklıklarda en önemli etken de kendimizi ve karşımızdakini tanımadan yapılan paylaşımlar, yani ortaklık.
O halde yapılması gereken tek bir şey var…
TANIMAK.
Orhan ÇINAR / Haber 7
www.orhancinar.net
orhancinar01@gmail.com