Orhan Çınar
Orhan Çınar
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Biz evlenebilir miyiz

GİRİŞ 05.11.2010 GÜNCELLEME 05.11.2010 YAZARLAR

Biz evlenebilir miyiz? 

Kimine göre dünyanın en güzel cümlesi, kimine göre dünyanın en berbat cümlesi, gerçekte ise sadece iki kelime. Ama insanların hayatını bu denli etkileyebilen bu iki kelimeyi bu kadar önemli kılan şey ne?

İnsanlar sosyal varlıklar oldukları için genelde birlikte yaşamaya eğilimlidirler. Bu yüzden ne kadar kendimize yetersek yetelim bir erkeğe, bir kadına muhtacız.

Sorun muhtaç olmada değil. Muhtaç olduğumuz kişiyi yanlış seçmede. Keyfiyetle ihtiyacı karıştırdığımız sürece maalesef sonu hep hüsranla bitmek zorunda kalacaktır.

Peki keyfiyetle ihtiyacı nasıl ayırabileceğiz?

Öncelikle bireyler kendi artı ve eksilerini doğru tespit edebilseler bu kadar sorun yaşamaya gerek kalmayacak. Çünkü insanlar kendi özelliklerini tam olarak anlayıp anlatabilseler birlikte olacağı insanların seçimini doğru yapabilecekler.

Meşhur laftır bilirsiniz "sarımsağı gelin etmişler de 40 gün kokusunu saklamış" maalesef basit ve espri gibi görünse de günümüzde sarımsak gibi davranan arkadaşlar, sevgililer, gelin ve damatlardan o kadar çok var ki insanın yanılmaması mümkün değil.

Büyük şehirde yaşayan insanlar şehirlileşmenin getirdiği yoğunluktan dolayı birbirlerini tanımaya fazla vakit bulamıyorlar. Bunun doğal sonucu olarak da birbirlerini tam tanıyamadan evlilik gibi çok önemli ve bir o kadar da tehlikeli bir yola birlikte giriyorlar.

Çiftler uyumlu olmaları halinde; hayat yolunda kazasız belasız yolculuklarına devam ediyor ama uyumsuz olmaları halinde kazalar kaçınılmaz oluyor. Ve her zaman olduğu gibi suç "yol"un oluyor. Gerçekte yol'un ne suçu var gitmesini bilmiyorsak!

Son dönemdeki boşanma istatistikleri bu denli korkutucu boyutlara geldiyse konu ile ilgili ciddi tedbirler almanın vakti geldi de geçiyor demek.

Evlenmeyelim mi?

Tabi ki hayır, evlenelim ama kıstaslarımızı önceden ve net belirleyebilirsek "dullar kervanı"na o kadar az erkek ve kadın katmış oluruz.

Doğal olarak yüzde yüz tanımamız ve tanınmamız mümkün olamayabilir. Ama yine de gerçekte olduğu gibi davranırsak başta bir şeyler kaybedebiliriz ama kaybettiğimiz şeyler zaten ilerde çok daha zararla kaybedeceğimiz şeyler değil mi zaten?

Kandıran kişi aslında kendini kandırdığını anladığında ise iş işten geçmiş olmuyor mu?

Keşke insanlar evliliklerde kendilerini değişebilirmiş gibi göstermeseler. Çünkü taraflar nasıl olsa evlendikten sonra "ben onu istediğim gibi değiştiririm" diyerek olaya yaklaşmakta, ardından iki taraf da değişmeyince kavgalar, küskünlükler ve "ama ben seni böyle tanımamıştım" cümlelerini sık sık duymaya başlanıyor sonrasında sükut-u hayal!

Benimle evlenir misin? Gerçekten çok hoş, çok anlamlı ve bir o kadar da bağlayıcı bir söz. Oysa bu sözün gerçeğinde "biz evlenebilir miyiz" cümlesiyle değiştirsek sizce de çok daha mantıklı olmaz mı?

Araç sürmek için çeşit çeşit ehliyet isteniyorsa, silah ruhsatı alabilmek için testlerden geçiyorsak evlilik gibi çok önemli tehlikeli bir olayda acaba ne türlü yeterlilikler gerekmekte biliyor muyuz?

Evlenmek istememiz veya sevdiğimizi zannetmemiz bu müesseseyi kurabilmemiz için yeterli mi?

Yoksa gerçekte evliliği var eden sadece sevgi değil de başka unsurlar mı? Bütün bunları bir seferde yazmak çok zor olacak.

Yine de evlilik dahil tüm ilişkilerde benim kullandığım formülü paylaşmak istiyorum sizlerle:

% 100 Saygı
% 100 Sevgi
% 100 Samimiyet
% 100 Rıza

Ancak

% 0 Laubalilik

Bu kurala uyabildiğimiz takdirde her şey daha güzel, daha anlamlı ve uzun soluklu olabilmekte.

“Benimle boşanır mısın” cümlesini dememek için “benimle evlenir misin” derken çok daha dikkatli ve seçici olabilirsek zannımca daha garantili bir evliliğimiz olabilir.

Nice mutlu evliliklere...

 

Orhan Çınar

orhancinar01@gmail.com
www.orhancinar.net

 

 

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL