Vefayı gördüm
Yurdumuzun meşhur esprilerindendir bilirsiniz; Vefa Lisesi’nden veya Vefa semtinden başka yerde vefa yoktur. Doğru mudur, maalesef günümüzde doğruluğunu üzülerek görmeye başladık.
Peki bu kadar umutsuz mu “vefa” kavramı? Geçen ki yolculuğuma kadar ben de olumsuz düşünenlerdendim. (İstanbul’dan Adana’ya gitmek için her zaman ki gibi yorucu ve sıkıcı bir uçuş düşünürken uçakta beni bekleyen vefa örneğinden habersiz Atatürk Havalimanı’na geldim. İşlemlerimi bitirdikten sonra uçağa geçerek yerimi aramaya başladım. Koltuğa yaklaşırken ilk dikkatimi çeken orta koltuğa adeta oturmuş arz-ı endam eden iki adet orkide oldu.
Güzellerdi ama niçin onlar o koltukta duruyorlar? İlk aklıma gelen kamera şakası oldu. Ama ortada kamera yoktu.
23D’de bir bayan 23E’de orkideler ve 23F’de ben oturuyordum. Bayan tüm dikkatini orkidelerine vermişti onlara adeta çocukları gibi bakıyordu. Gazeteciler işleri gereği meraklı olmak zorundadırlar bilirsiniz.
Doğal olarak ben de olayı çözmek için tüm dikkatimi onlara yönelttim.
Bizim halkımız sıcak kanlı ve cana yakındır, sıkıcı bir yolculuk olmasın diye yol arkadaşlarımızla çabucak ahbap oluveririz milletçe. Ben de öyle yaptım.
Bayanın adı Gülten imiş. Bir kurumda İnsan Kaynakları Müdiresi olarak çalışmaktaymış. Rahmetli babasının kırkı için Adana’ya gidiyormuş. Sevimli ama hüzün dolu bir yüzü vardı. Fakat benim aklım hala orkidelerdeydi. Niçin onlar da bizimle bu yolculuğu yapıyorlardı? Lafı dolaylı bir biçimde orkidelere getirerek onları niçin götürdüğünü sordum. Hüzünlü bir ses tonuyla ama yine de gülerek babamın dostlarına dedi. Şaşırdım. Çünkü o babasının kırkına gidiyordu.
Gülümseyerek izah etti. Babasını hastaneye kaldırdıklarında özellikle iki hastane personeli ona ve babasına adeta onlardan birisi gibi tıbbi yardımın dışında da her tür desteği verdiklerini, hatta ölüm ve defin işlerinde de onun yanında olduklarını sevgi ve minnetle anlattı. Bakakaldım.
Çünkü çağdaş yaşamda insanların artık sadece kendilerini zar zor düşünebildikler bu dönemde anlatılanlar hem garibime gitti hem de hoşuma. Hala “vefa” kavramının yaşıyor olması güzeldi.
Anladım ki onun götürdüğü iki tane orkide değil karşılıklı vefaların çiçekleriydi.
Artık benim gözümde de değer kazanan orkidelere birlikte göz kulak oluyorduk. Karınca kararınca ben de vefaya ortak oluyordum.
Uçak alana indiğinde onda bir orkide bende bir orkide çıkışa geldik. Çıkışta onu orkidelerin sahibi dostları bekliyordu.
Gerçekten yürekleri insan sevgisiyle dolu iki bayan onu heyecan ve sabırsızlıkla karşıladı. Sizleri tanıştırayım dedi: orkideleri onlara verdik, bizleri tanıştırdı. Tebessüm ederek adlarını söylediler: Gülhan Yeniçeri ve Sevgi Küreli. Ben de kendimi takdim ettim.
Her ikisi de güven ve sevgi doluydu. Yeni tanışmamıza rağmen ısrarla beni gideceğim yere bırakmayı teklif ettiler. Mutlu olmadım desem yalan olur. Güvenin, paylaşımın, vefanın yok olmaya başladı günümüzde böyle hoş şeyler duymak, görmek, yaşamak insana umut veriyor.
Artık biliyorum ki “vefa” sadece İstanbul’da değil her yerde var.
Orhan ÇINAR / Haber7
orhancinar01@gmail.com
www.orhancinar.net