Osman Ateşli
Osman Ateşli
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Bakan Yumaklı'dan gençlere hibe desteği müjdesi: Bir güzel haber de çiftçilere

GİRİŞ 10.05.2026 GÜNCELLEME 10.05.2026 YAZARLAR

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Bursa'nın Karacabey ilçesinde bulunan Karacabey Tarım İşletmesi tesisinde benim de aralarında bulunduğum gazetecilere konuştu. 

Haber7 Genel Yayın Yönetmeni Osman Ateşli - Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı.

Bakan Yumaklı, yapay et, zirai don olayları, genç çiftçilere destek, ABD/İsrail-İran savaşının tarıma etkisi olmak üzere birçok önemli başlıkta değerlendirmelerde bulundu. 

Bölgedeki savaşın tarıma etkisini en aza indirmek için önlemler alındığını belirten Yumaklı, üretim beklentisiyle alakalı da zirai don tehlikesinin olmadığını belirterek, "Geçen yıl hatırlanacağı üzere son yılların en büyük zirai don hadiselerinden birini yaşadık. Zor geçen bir yılın ardından bu yıl ise olumlu haberler alıyoruz" dedi.

Yumaklı, yapay etle alakalı hiçbir çalışmanın gündemde olmadığını vurgulayarak, "Yapay et Türkiye'ye giremez" dedi.

Genç çiftçilere destek müjdesi de veren Yumaklı, "100 bin liradan 30 milyon liraya kadar olan projelere, KDV dâhil yüzde 50 ila 70 oranında hibe desteği sağlayacağız. Bu desteklerin en az yüzde 20’si gençlerimize ve kadınlarımıza verilecek" diye konuştu.

Orman yangınlarıyla mücadelede de kararlılık mesajı veren Yumaklı, "Bu yıl mücadelede 28 uçak, 119 helikopter ve 14 İHA görev alacak. Ayrıca yaklaşık 6 bin kara aracımız hazır durumda" dedi.

Yumaklı'nın açıklamalarından satır başları şöyleydi: 

KURBAN BAYRAMI HAZIRLIKLARI: SIKI DENETİMLER YAPILIYOR

Kurban Bayramı öncesi hazırlıklarımızı tamamladık. Şu an için hayvan sayımız yeterli. Vatandaşlarımızın sağlıklı hayvanlara ulaşması ve ibadetlerini dini açıdan uygun hayvanlarla yerine getirebilmesi için kontrol ve denetimlerimiz de başladı. Türkiye genelinde hâlihazırda faaliyet gösteren 5 Veteriner Yol Kontrol ve Denetim İstasyonumuzda ve kurban pazarlarında ekiplerimiz sıkı denetimler gerçekleştiriyor. Bunun yanında vatandaşlarımız da kurbanlık alırken TarımCebimde uygulaması üzerinden küpe numarasını sorgulayarak kendi kontrollerini yapabilir.

SAVAŞIN ETKİSİ: GÜBRE TEDARİKİNDE SORUN YAŞANDI MI?

ABD/İsrail-İran savaşı sonrası, daha önceden aldığımız stok güçlendirici tedbirler sayesinde gübre tedariğinde herhangi bir sorun yaşamadık. Bunun yanında Ticaret Bakanlığımızla koordineli şekilde gübre ile alakalı bazı dış ticaret tedbirleri ve gümrük vergisi indirimleri gibi önlemler aldık. Ayrıca yaklaşık 10 yıldır kullanımı yasak olan amonyum nitrat gübresinin üretimine yeniden izin verdik.

Türkiye olarak elbette kalıcı barışın sağlanmasından yanayız. Ancak savaşın sürecine ilişkin henüz net bir tablo bulunmuyor. Bu nedenle özellikle önümüzdeki ekim dönemlerinde üreticilerimizin sıkıntı yaşamaması adına bazı ülkelerle görüşmelerimiz sürüyor. Gübre tedariği konusunda alternatif pazar arayışlarımızda da son aşamaya geldik.

"ZİRAİ DON TEHLİKESİ YOK, BEREKETLİ BİR SEZON BİZİ BEKLİYOR"

Geçen yıl hatırlanacağı üzere son yılların en büyük zirai don hadiselerinden birini yaşadık. Bazı ürünlerde ciddi rekolte kayıpları meydana geldi. Zirai dondan etkilenen üreticilerimize destek olmak amacıyla yaklaşık 46 milyar liralık ödeme yaptık. Bununla da kalmayıp tüm ekiplerimiz sahaya çıkarak ağaçların bir sonraki yıla hazırlanması için üreticilerimizle omuz omuza çalıştı.

Zirai donun yanında kuraklık da ciddi rekolte kayıplarına sebep oldu. Zor geçen bir yılın ardından bu yıl ise olumlu haberler alıyoruz. Hem hububatta hem de sebze-meyve çeşitlerinde bereketli bir sezon bizi bekliyor. İnşallah hem üreticimizin kazanacağı hem de tüketicimizin uygun fiyatla bol ürüne ulaşacağı bir dönem yaşayacağız.

"YAPAY ET TÜRKİYE'YE GİREMEZ"

Çok net söylüyorum: Yapay et diye bir gündemimiz hiç olmadı, bundan sonra da olmayacak. Zaman zaman bu konuda dezenformasyon yapıldığına şahit oluyoruz. Ben bu konuyu defalarca açıkladım. Sizler aracılığıyla bir kez daha ifade etmek isterim; yapay et Türkiye’ye giremez. Bakanlığımızın bu konuda herhangi bir çalışması da bulunmamaktadır.

Arşiv.

GENÇ ÇİFTÇİLERE HİBE DESTEĞİ MÜJDESİ

Türkiye’de çiftçi yaş ortalaması Avrupa ile aynı seviyede; 58. ABD’de ise 59. Gençlerin tarımdan uzaklaşması yalnızca Türkiye’nin değil, tüm dünyanın sorunu. Her ülke bu konuda çözüm arayışı içinde.

Biz de Bakanlık olarak gençlerimizin önünü açmak, onları desteklemek ve üretimde daha fazla söz sahibi olmalarını sağlamak için çalışmalar yürütüyoruz. Tüm desteklerimizde gençlerimize ve kadınlarımıza öncelik tanıyoruz. Son olarak Kırsal Kalkınma Yatırımları kapsamında 2026 yılı için 10 milyar liralık bütçe ayırdık. 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar olan projelere, KDV dâhil yüzde 50 ila 70 oranında hibe desteği sağlayacağız. Bu desteklerin en az yüzde 20’si gençlerimize ve kadınlarımıza verilecek.

Bunun yanında gençlerimizin fikirlerine de büyük önem veriyoruz. Bu kapsamda Tarım Orman Gençlik Konseyi kurduk. Tarım Orman Gençlik Konseyimizde 40 ilden 42 genç kardeşimiz yer alıyor. Hepsi tarımsal faaliyetlerle uğraşıyor. Bu arkadaşlarımız üniversitelerde, panellerde ve sempozyumlarda kendi faaliyet alanlarıyla ilgili tecrübelerini paylaşarak yaşıtlarına ve kendilerinden daha genç arkadaşlarına ilham oluyor. Hepsi pırıl pırıl gençler. Kendileriyle gurur duyuyorum.

KIRSALDA BEREKET PROJELERİ

Türkiye’nin kırmızı ette kendine yeterlilik oranı yaklaşık yüzde 90. Ancak bu konuda çok ciddi bir dezenformasyon yürütülüyor. Sanki ülkemizde tüketilen kırmızı etin tamamı ithalmiş gibi bir algı oluşturuluyor. Bu, üreticilerimize yapılan büyük bir haksızlıktır.

Elbette bu oranı yüzde 100’e çıkarmak hatta arz fazlasını ihraç etmek için çalışmalarımız sürüyor. Bunların başında Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi geliyor. TİGEM’deki büyükbaş hayvanlardan 5 ila 30 arasında gebe düveyi, çok ciddi finansman avantajlarıyla üreticilerimize verdik. Ayrıca 1 yıllık sigorta ve 1 yıllık besleme desteği kapsamında yaklaşık 270 bin liralık katkıyı da biz sağlıyoruz. Bu projede özellikle gençlerimizi, kadınlarımızı ve tarımla ilgili mühendislik fakültelerinden mezun olan arkadaşlarımızı önceledik. Çok yoğun başvuru aldık. Birinci etap neredeyse tamamlandı. Proje devam edecek.

Küçükbaş hayvancılıkta da benzer bir projeyi hayata geçirdik: Kırsalda Bereket Küçükbaş’a Destek Projesi. Bu kapsamda 100 küçükbaşı uygun maliyet ve finansman avantajlarıyla üreticilerimize vereceğiz. Başvurular sona erdi. Yakın zamanda hak kazananları açıklayacağız. İlk teslimatları da yaz aylarında gerçekleştireceğiz.

ORMAN YANGINLARIYLA MÜCADELEDE KARARLILIK MESAJI

Yaz ayları yaklaşırken orman yangınlarıyla ilgili tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Ormanla iç içe yaşayan köy ve mahallelerimizin tamamına giderek bilgilendirmelerde bulunduk.

Geçtiğimiz günlerde, riskli illerimizin valileriyle ve İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi’nin katılımıyla kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdik. Alınan ve alınacak tedbirleri değerlendirdik.

Bu yıl mücadelede 28 uçak, 119 helikopter ve 14 İHA görev alacak. Ayrıca yaklaşık 6 bin kara aracımız hazır durumda. 28 bin orman kahramanımız yeşil vatan savunmasında en ön safta cansiperane mücadele edecek. Bunun yanında 138 bin gönüllümüz de bizlere destek veriyor.

GIDA DENETİMİ: KIRMIZI ÇİZGİMİZ

Gıda güvenilirliği bizim kırmızı çizgimizdir. Bu konuda asla taviz vermiyoruz. Türkiye genelinde yılda ortalama 1,3 milyon denetim gerçekleştiriliyor. Bu denetimler sonucunda uygunsuz üretim yapan işletmeleri anlık olarak internet sitemizde yayımlıyoruz.

“En iyi denetçi tüketicinin kendisidir” anlayışıyla vatandaşlarımızı da denetim sürecine dâhil ettik. Güvenilir Gıda mobil uygulamasını hizmete aldık. Vatandaşlarımız gittikleri restoran, market veya diğer işletmelerde gördükleri olumsuzlukları anında bize bildirebiliyor. Biz de ilgili ekiplerimizi hızla görevlendiriyoruz.

Son dönemde gıda güvenilirliği alanında bazı yeni düzenlemeleri de hayata geçirdik. Örneğin içinde çilek bulunmayan, yalnızca aroması kullanılan ürünlerde bunun ambalaj üzerinde açık şekilde belirtilmesi artık zorunlu. Üstelik küçük puntolarla değil, tüketicinin rahatlıkla görebileceği şekilde yazılması gerekiyor. Aynı şekilde “tereyağı keyfi”, “tereyağı tadında” gibi yanıltıcı ifadelerin kullanımına da artık izin verilmeyecek. Özetle, tüketiciyi yanıltan hiçbir uygulamaya müsamaha göstermeyeceğiz. Bu konuda son derece kararlıyız.

İHRAÇ ÜRÜNLERİNİN GERİ DÖNDÜĞÜ İDDİASI

Ülkemizden Avrupa Birliği’ne ihraç edilen ürünlerin uygunluğunu gösteren bir sistem bulunuyor: RASFF, yani Gıda ve Yem için Hızlı Alarm Sistemi.

Bu sistemde Türkiye’ye ilişkin uygunsuzluk bildirimleri son 5 yılda yüzde 74 oranında azaldı.

Geri dönen ürünlerin tamamı analizden geçiriliyor. Uygun olmayan ürünler imha ediliyor. İç piyasaya sunulmaları kesinlikle söz konusu değil.

Pestisit kullanımını en aza indirmek, hatta sıfırlamak için yoğun çalışmalar yürütüyoruz.

Bu kapsamda 15 ilde Kalıntı Eylem Planı uyguluyoruz.

Ayrıca hangi ürüne, hangi alanda ve ne miktarda ilaç uygulanacağını belirleyen, sınırlayan ve takip edilebilirliği sağlayan B-Reçete Sistemi’ni 1 Ocak’tan bu yana 4 ilde pilot olarak uyguluyoruz. 1 Temmuz itibarıyla sistem tüm Türkiye’de devreye alınacak.

SKT VE TETT FARKI

Son günlerde kamuoyunda Son Kullanım Tarihi (SKT) ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) arasındaki fark tartışılıyor.

Son Kullanım Tarihi; et, süt, balık gibi çabuk bozulan ve bozulduğunda insan sağlığı açısından risk oluşturabilecek ürünlerde kullanılır. Eğer SKT geçmişse o ürün kesinlikle tüketilmemelidir. Zaten bu ürünlerin satışı da yasaktır. Satış yapanlara karşı idari yaptırım uygulanmaktadır.

Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi ise ürünün güvenilirliğini değil; tat, aroma ve kendine özgü kalite özelliklerini koruduğu süreyi ifade eder. Bakliyat, makarna, bisküvi ve konserve gibi ürünlerde bu tarih yer alır.

Etiketinde belirtilen koşullarda saklanmış ve ambalaj bütünlüğü korunmuş bir ürünün TETT’sinin geçmiş olması, o ürünün bozulduğu ya da sağlığa zararlı hâle geldiği anlamına gelmez. Bu yalnızca ürünün kalite özelliklerinde azalma olabileceği anlamına gelir. Bu uygulama dünyanın her yerinde kullanılmaktadır.

TARIMDA PLANLI ÜRETİM DÖNEMİ

2024 itibarıyla yeni bir sisteme geçtik. Artık tarımda planlı üretim dönemi başladı. Bu konu yaklaşık 40 yıldır konuşuluyordu. Hayata geçirmek bizlere nasip oldu. Sistem; 13 stratejik ürün ve yem bitkilerini kapsıyor. Bu da toplam bitkisel üretimin yaklaşık yüzde 80’ine karşılık geliyor. Planlamanın merkezine ise suyu koyduk.

Hayvansal üretimde de planlı üretime geçtik. Üreticilerimiz planlamaya uyduklarında ilave destek alıyor. Geride bıraktığımız süreçte üreticilerimizin üretim planlamasını ciddi şekilde sahiplendiğini gördük. Bu durum bizleri ziyadesiyle memnun etti. İlk olumlu sonuçları da almaya başladık. Önümüzdeki yıllarda bu sistemin faydalarını çok daha net şekilde hissedeceğiz.

TİGEM HAKKINDA...

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) bünyesinde faaliyetini sürdüren Karacabey Tarım İşletmesi'nde  bitkisel ve hayvansal üretim faaliyetleri devam ediyor.

"Osmanlı payitahtı" Bursa'da 7 asır önce saray ve ordunun at ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulan Çiftlikat-ı Hümayun, 1926'dan sonra Karacabey Harası, 1984'ten bu yana ise TİGEM Karacabey Tarım İşletmesi adıyla faaliyetini sürdürüyor.

Bursa-Balıkesir kara yolunun 70. kilometresinde safkan Arap atı yetiştiriciliğinin önemli merkezlerinden olan 89 bin dekar alana sahip TİGEM Karacabey Tarım İşletmesi'nde, tarımsal üretim, büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği ile gen kaynaklarının korunması amacıyla Kangal ve Akbaş cinsi köpeklerin üretimi de gerçekleştiriliyor.

YORUMLAR 7 TÜMÜ
  • Volkan 39 dakika önce Şikayet Et
    Tarim mudurluklerindeki personele ikaz et.. destek yerine zorlayici ve red vermek icin cabalamak yerine ciftcilik yapmak isteyene destek versinler. 3 donumluk yerde kucukbas kucuk isletme yapacam izin verilmiyor..
    Cevapla
  • Sefa 2 saat önce Şikayet Et
    Üstadım önüne gelen teşvik bilmem ne diye para dağıtıyor devlete ve millete büyük kambur oluyor ,halbuki köyde evini yapsa birde eşini sgk lı yapsa inanın daha az maliyet daha çok verim alınır hiç olmazsa bilmem ne parası bilmem ne ödemesi diye her ay para ödenmez büyükşehirlere göç durur hemde vatandaş üretir ....ürettiğinide kooperatif veya devlet alsın ...
    Cevapla
  • Cem 2 saat önce Şikayet Et
    Bakanım traktör ne oldu hangi baharda çiçek açacak
    Cevapla
  • Abdulbari 3 saat önce Şikayet Et
    Tarım orman bakanlığımizin daha reaktif olması lazım evet devletin görevi denetleme ve düzenlemedir ama teknik kurumların görevleri sadece bu olmamalı mentorluk,eğitim,deneme, bilimsel yayin ve saha araştırmalarıda olmalıdır önerimiz daha az evrak,daha az bürokrasi daha fazla saha,daha fazla eğitim,daha fazla argedir VESSELAM insaAllah sesimiz duyulur mühendis lise mezununun işinyapmasın
    Cevapla
  • 12334 3 saat önce Şikayet Et
    Hocam Ülkemiz et dışardan da ithal ediyor Yerli üreticiden alsın devlet böyle bir satın alma kurumu geliştirsin sağlam hayvanların ağırlığını ölçüp memurlar vasıtası ile hem çift çi korunur hem uygun fiyata et yenilebilir Tüccarlar çok ucuza alıyorlar
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle