Akın Gürlek, Brüksel’in siyasî yobazlarını neden rahatsız ediyor?
Avrupa Parlamentosu’nda yarın (17 Haziran) bir toplantı var. Durup dururken bu saçma toplantıyı neden gündeme getirdiğimi tek tek izah etmeye çalışayım:
AP bu oturumda bir kez daha kendine biçtiği arkaik, kibirli ve tepeden bakıcı role bürünmeye hazırlanıyor. Bu kez sahnelenen oyunun figüranı, Yeşiller Grubu’ndan Vladimir Prebilic; hedef tahtasındaki isim ise son günlerin en çok konuşulan isimlerinden Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı Akın Gürlek…
AP’nin Türkiye Raporu taslağına, bir ülkenin Adalet Bakanı’nı “AB yaptırım listesine alma” teklifini sokacak kadar gözü dönmüş bir akıl tutulmasıyla karşı karşıyayız. Kendini hukukun evrensel jandarması sanan Brüksel burjuvazisi, sömürgeci bir refleksle Ankara’ya parmak sallayabileceğini düşünüyor.
***
Bu karar tasarısı, ‘hukukî bir analiz’ denilerek geçiştirilmeyecek kadar önemli. Türkiye gündeminin sığ, saçma ve derinliksiz siyasî ortamından biraz uzaklaşarak meseleye bakılması gerekiyor. Tasarı, tamamen ideolojik bir önyargının ve siyasî yobazlığın mahsulü…
Akın Gürlek’in gerek geçmişteki hâkimlik ve bürokrasi yıllarında, gerekse Adalet Bakanlığı koltuğuna oturduktan sonra Türk yargısının bağımsızlığı çizgisinde attığı adımlar, belli ki okyanus ötesinden Brüksel koridorlarına uzanan bir rahatsızlık silsilesine neden olmuş. Türkiye’nin terörle mücadelesini, kendi iç hukuk normları çerçevesinde yürüttüğü egemenlik hamlelerini “siyasî yargılama” kılıfıyla örtmeye çalışmak, kelimenin tam anlamıyla bir ‘şark kurnazlığı’dır.
***
Kendi belediyecilik döneminden seçim kampanyalarına kadar şeffaflık, etik ve hesap verebilirlik konularında şaibelerle anılan bir parlamenterin (Prebilic) kalkıp da köklü bir devlet geleneğine sahip Türkiye’ye hukuk dersi vermeye yeltenmesi, siyasî bir traji-komedidir.
AP’nin bu sığ, seviyesiz ve dayatmacı dili, aslında kendi temsil ettiği kurumların meşruiyetini ve güvenilirliğini yerle yeksan etmektedir.
***
Avrupa Parlamentosu raporları, altına imza atanların ideolojik bagajlarını taşıyan tavsiye niteliğinde siyasî metinlerden ibarettir. Türk yargısı, kararlarını Brüksel’in icazet odalarında almaz; Anayasa’dan, kanunlardan ve asil Türk milletinin iradesinden aldığı yetkiyle verir.
***
Bu meselede asıl üzerinde durulması ve polemik konusu yapılması gereken odak, AP’nin bu “garip” ve hadsiz kararının arkasını gözleyen, bu karardan siyasî rant devşirmek için pusuda bekleyen içerideki koro ve dışarıdaki uzantılarıdır.
Batı’nın ambargo ve yaptırım sopasını her gördüğünde heyecanlanan, ülkesinin egemenlik haklarının çiğnenmesi pahasına siyasî ikbal devşirmeye çalışan modern mandacılar, kendi yamalarını, iç kavgalarını, huzursuzluklarını görmezden gelip 17 Haziran’ı bir umut kapısı olarak görebilirler. Ama fena halde yanılırlar.
Bu ülkenin yargı mekanizmasını ve Adalet Bakanını uluslararası arenada şantaj malzemesi yaptırmaya çalışmak, bu toprakların millî iradesine ihanettir. Bu kararın arkasını bekleyenler, karardan rant devşirmek yerine, Brüksel’in “sömürge komiseri” üslubuna amade birer memur gibi davranmaktan hicap duymalıdır.
***
Avrupa Parlamentosu’ndaki malum çevrelerin bilmesi gereken net bir hakikat vardır: Türkiye Cumhuriyeti, üzerinde vesayet denemeleri yapılacak, parmak sallanarak hizaya getirilecek bir çadır devleti değildir. Böyle olmadığını bundan önce de onlarca kez göstermiş, bir defa daha gösterecektir.
Hiç kimse unutmamalıdır:
Egemenlik hakkımızla ilgili hiç kimseye söz söyleme hakkı vermeyiz; varsa aksaklığımız biz konuşur, tartışır ve düzeltiriz. Türk mahkemelerinin ve yargı süreçlerinin işleyişi, sadece ve sadece Türk milletinin vicdanına tabidir.
***
AP’nin kendi iç politikasındaki sıkışmışlığını örtmek için ürettiği bu bağnaz dilin, Ankara nezdinde hiçbir hükmü ve karşılığı olmadığı bir kez daha tescil edilecektir.
Bu sipariş raporlar ve yaptırım tehditleri, millî irade duvarına çarpıp dönmeye mahkûm, beyhude birer çabadan ibaret kalacaktır.
Batı, Doğu’ya yukarıdan baktığı o eski kibirli günlerin geride kaldığını, “Demokrasi İlkokulu” seviyesindeki bu ilkel hamlelerin Türkiye’de karşılık bulamayacağını eninde sonunda anlamak zorundadır.
Vesselâm…
-
HAKLI 2 saat önce Şikayet EtAvrupa parlmentosunu anlamak lazım. Adalet bakanı 50 yılda zor yetiştirilip türk devletini yok etmek için hazırlanan önemli adamlarını yedi,. Oyunlarını bozdu her halukarda kuyruk acıları olacakBeğen Toplam 1 beğeni
-
Memo 10 saat önce Şikayet EtSürekli yalanları tekrarlayan zihniyet tam Batılı medeniyetin temel taşlarından biridir, yoksa sömürü düzenine demokrasi kiyafetiyle nasıl ayakta kalabilirdi. Kendilerini 2 sefer dünya savaşına neden olduktan sonra daha dünyanın en gelişmiş humanistleri olarak tanımlıyorlar.Beğen
-
never 13 saat önce Şikayet Et"durmak yok yola devam"Beğen Toplam 1 beğeni
-
Aslan bey 13 saat önce Şikayet EtSırtlanların inine girmiş bizim aslanlar. Ciyaklamaları ondandır. Bilirsiniz sırtlan sürüsü kalabalık olur. Yalnız iki aslan hepsinin hakkından gelir. RTEDB. Sıkıntı yok inşaallah.Beğen Toplam 3 beğeni
-
VATAN 13 saat önce Şikayet Etap nin tek hak ettiğini yazsam RTÜK e takılırBeğen Toplam 1 beğeni