Fon turnusolu ve Ömer Bolat
Sadece ülkemiz değil, bütün dünya, sermayenin biçim değiştirdiği, ulus-devlet yapılarının dijital finans koridorları ve karanlık fon mekanizmalarıyla rehin alınmak istendiği çetin bir kavşaktan geçiyor. Paranın yalnızca ticarî bir mübadele aracı olmaktan çıkıp, millî refleksleri felç eden ve siyasal karar alma süreçlerini ipotek altına alan sınır aşırı bir operasyon silahına dönüştüğü günlerden geçiyoruz.
Uluslararası finans aktörlerinin ve sınır ötesi odakların Türkiye denklemindeki en sinsi tezgâhı ise çok tanıdık:
Toplum ile devlet arasındaki güven bağını dinamitlemek, “herkes kirli, gelen de çaldı giden de, sistem bütünüyle çürümüş” ezberini zihinlere kazıyarak milleti kolektif bir çaresizliğe mahkûm etmek…
Son günlerde fon krizi ile patlayan hezeyanlar, sanal borsa dedikoduları ve karanlık sermaye hesaplaşmaları, meselenin basit bir iktidar-muhalefet polemiği olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Muhalefetin yapısal bir reform iradesi ortaya koymak yerine kısır polemiklere hapsolması ne kadar büyük bir zaaf ise bürokrasi içinde geçmişin meşru mağduriyetlerini bugün ehliyetsiz akraba ağlarının koruma kalkanı haline getiren dar zümre alışkanlıkları da o denli ağır bir vebaldir.
***
Liyakatten koptuğunuz, kamu makamlarını bir “mahalle imtiyazı” ya da örgütlü nüfuz devşirme sahası gördüğünüz an, karanlık sermaye odakları ortaya çıkan boşlukları affetmez ve oradan içeri sızar. Devletin kapılarını açtırmak için yetki sahiplerinin çevresindeki tecrübesiz isimleri ortaklıklara çeker, devleti kalkan yapmaya kalkışır… Günü geldiğinde de bu ilişkileri birer şantaj ve etki ajanlığı aparatı olarak piyasaya sürerler.
Son günlerde bardağı taşıran bulanık suyun, dedikodu mühendisliğinin ve sınır ötesi fon tartışmalarının ortasında Aile ile Ticaret bakanları gibi isimlerin kurban seçilmesi tesadüf olamaz. Çünkü şaibeli hale getirilmek istenen aile ile sosyal hayatı, ‘hırsız’ yaftası yapıştırılarak toplumu ayaklandırmaya çalışmak için ticaret hayatını tartışmalı bir alana çekmek pek çok dengenin sarsılması anlamına gelecekti fakat hevesleri kursaklarında kaldı.
***
Otuz yılı aşkın şahsî hukukum ve yakından tanıklığımla ifade ediyorum ki, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, ömrünün hiçbir durağında makamla, parayla, pulla ya da şöhretle bağ kurmamış bir ahlâk ve vazife adamıdır. Akademik titizliği, MÜSİAD başkanlığı döneminde zihinlere kazıdığı “helâl kazanç ve adil ticaret” ilkeleri, sivil toplumdaki hasbî hizmetleri tek bir omurgaya işaret etmiştir: Kul hakkından titreyecek derecede derin bir adalet ve emanet şuuru…
Meseleyi daha yakından kavrayabilmek için Bolat’ın kitaplarının ismine bakmak bile yeterli: Medeniyet İdeali, Liderlik Gönül İşidir, Kardeşlik Ruhu.
Tüm bu bulanık suyun, yıpratma kampanyalarının ve sınır ötesi fon tartışmalarının ortasında duruşuyla, yaşantısıyla ve adalet duygusuyla istisnayı kaide kılmak tarihî bir sorumluluktur. O sebeple, Bolat’ın temsil ettiği ahlâkî zemin üzerinde hassasiyetle durmak gerekir.
***
Mesele, şahısların veya ailelerin ikbali değil, devlet aklının gerçekten ehliyet, liyakat ve ahlâk üzerine bina edilmesidir. Paranın ve kirli odakların her kapıyı açtığı zehirli bir düzen yerine, Ömer Bolat örneğinde olduğu gibi parayla-pulla terbiye edilemeyen, makamı sadece millete hizmet emaneti gören kadroların çoğalması, bu ülkenin küresel kuşatmalara karşı vereceği en büyük cevaptır.
Borsa manipülasyonları ve kayıt dışı fon tartışmaları üzerinden estirilen algı fırtınasında, Bakan Bey’in adının da kasıtlı şekilde bu bulanık havuza çekilmeye çalışılması kesinlikle bir tesadüf değildir. Bu çaba sadece bir şahsı yıpratma hevesi olarak görülemez; temiz ve ilkeli siyaset zeminini toptan kirletme operasyonudur.
***
Ömer Bolat’ın haksız ithamlar karşısında geri adım atmayan, hukukun ve hakikatin diliyle meydan okuyan net tavrı, kirli sermaye ağlarının bürokrasiye musallat olma arsızlığına indirilmiş ahlâkî bir tokattır.
Vicdan sahibi herkesin bildiği hakikat şudur:
Leke tutmayan bir hayat, küresel ve yerel manipülatörlerin delip geçemediği en muhkem zırhtır.
İşin özü şudur aziz okur:
Türkiye, büyük bir varoluş mücadelesi vermektedir. Bu mücadele, kapalı odalarda üretilen hezeyanlarla ya da hamaset nutuklarıyla kazanılamaz.
Özcan Ünlü / Haber7
-
Mehmet Doğan 12 saat önce Şikayet EtMuhterem Ömer Bolat Beyi iyi tanırım. Dürüst, namuslu, naif, işinin insanı bir zattır. Buradan saygılarımı sunuyorum.Beğen Toplam 3 beğeni
-
Barış B.61 15 saat önce Şikayet EtKesinlikle üzerine daha söylenecek bir söz bırakılmayacak bir yazı kaleminize sağlık..Sn.Bakanın o lekeli oyun da olmayacağı belli kişinin yüzü kalbinin aynasıdır.Ömer Bolat beyefendiye yapışmayacak iftira atmaya çalışmışlar ama o da tutmaz.T.C DEVLETiMiZE güvenimiz bağlılığımız sorgusuz sualsiz tamdır sonsuza kadar da devam gelecek nesillerimizle.Bizi yıpratamayacaklar.Beğen Toplam 8 beğeni