Prof. Dr. Faruk Taşcı
Prof. Dr. Faruk Taşcı
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Tarikat mi cemaat mi holding mi yoksa örgüt mü?

GİRİŞ 15.08.2026 GÜNCELLEME 15.08.2026 YAZARLAR

Türkiye’nin gündemi her daim canlı maşallah. Tam birisi bitti derken diğer bir konu gündemde yerini alıyor.

Bu nedenle “Türkiye’de Olup Bitenleri Anlama Kılavuzu” lazım.

Hele hele üç hususta/konuda muhakkak lazım: Din, vatan ve Atatürk!

Zira bu 3 husus, “istismar” edilmeye çok müsait Türkiye’de!

Hatta bazen üçünü bir arada istismar etme “yeteneği” olanlar var.

15 Temmuz darbe girişimi sonrası, vatan ve Atatürk istismarı devam etmekle birlikte, daha çok “din istismarı” ön planda görünüyor.

İşte bu noktada, din istismarı bağlamında “tarikat, cemaat ve holding” yapılanmalarını da anlama, anlamlandırma ve yorumlama kılavuzu gerekiyor.

İşin ehli olanlar “tarikatı”, insanları bir mürşidin/şeyhin rehberliğinde Allah’a ve Hz. Peygamber’e (aleyhisselatü vesselam) manevi olarak yaklaştırmayı amaçlayan, belirli kurallara dayalı bir müessese olarak tarif ediyorlar.

İşin püf noktası ise, bu amacın gerçekleştirilmeye çalışıldığı mekanlar olan tekkelerin/dergahların, temel mantık ve işleyiş olarak herkese açık olmasıdır.

Gelene “niye geldin”, gidene “niye gidiyorsun” gibi sualler yoktur!

Yani tarikatlar, kapalı yapılanmalar değil; gayet şeffaf meydanlardır!

Sosyologların ifadesiyle, “cemaat” yapılanması ise insanların ortak değerler ve güçlü sosyal bağlarla birbirine bağlı olduğu geleneksel topluluk yapısıdır.

Burada belli düzeyde ve yer yer kapalı bir sistematik söz konusudur.

Gelenin kim olduğu bellidir ve önemlidir, bu nedenle herkese değil “ortak değerleri kabul edenlere” cemaat açıktır.

Cemaatin içine giren, bir nevi “kayıtlı üye”dir. Üyeliğin gereklerini yerine getirmesi beklenir, üyeliğin imkanlarından da istifade eder.

Cemaatten gitmek (ayrılmak) isteyenin de karşısına kaybedeceği bir dayanışma ağı konur. Giden, yapılanmanın imkanlarından mahrum kalır veya bırakılır; çünkü üyeliği düşmüş bir profildir.

Bu yönüyle, sosyolojik olarak cemaat yapılanmaları, tarikat ile kıyaslandığında şeffaf olmaktan uzaktır.

“Holding” söz konusu olduğunda ise, insanlar duygusal veya geleneksel bağlarla değil, ekonomik çıkar, kâr ve sözleşme doğrultusunda bir araya gelirler.

Sözleşmeyi imzalayan, holdingin “çalışanı” olur; bu nedenle holding çıkarlarına uygun davranmak durumundadır, holdingin daha çok kâr elde etmesi için çalışmış olur.

Holdingle imzaladığı sözleşme gereği, bir çalışan ayrılmak isterse ayrılır ya da sözleşmeye aykırı davrandığında işine son verilebilir.

Ancak holding yapılanmalarında dağıtılan ücret (hakediş) ve diğer imkanlar tatminkâr ise, ayrılmak yerine “daha çok çalışma” en büyük dava haline gelir.

Tarikat, cemaat ve holding yanında zaman zaman bir kavram daha gündeme gelebiliyor (maalesef): Örgüt!

İster tarikat olsun, ister cemaat olsun veya ister holding olsun, eğer devlet aleyhinde, devlete karşı “organize” bir faaliyet varsa burada “örgüt” söz konusu olmuş oluyor.

Bazısı “terör örgütü” oluyor bazısı da “suç örgütü”.

Elbette “tarikat = terör/suç örgütü” değildir!

Elbette “cemaat = terör/suç örgütü” değildir!

Elbette “holding = terör/suç örgütü” değildir!

Ancak bir tarikat, bir cemaat veya bir holding, amacından sapmışsa terör/suç örgütüne dönüşebiliyor!

Böyle olunca da bünyelerindeki “masum” insanlar da yöneticilerinin (şeyh, hocaefendi, lider, patron) “kurbanları” olmuş oluyorlar.

Hal böyle olduğu içindir ki “ 'Ey Rabbimiz! Bizi işte bunlar saptırdılar; onun için onlara ateşten bir kat daha azap ver!' diyecekler…” (Araf Suresi, 38) ayetinde şeyhlerin, hocaefendilerin, liderlerin, patronların sapıtma riski ve dolayısıyla saptırma ihtimali olduğunun anlaşılması (akledilmesi) gerektiğine de işaret ediliyor.

Anlaşılsın ki eğer ihtiyaç gereği ille de bir yere dahil olunacaksa, iyice araştırılsın da ona göre şeyh, hocaefendi, lider veya patron seçilsin.  

Bu ikazdan da mülhem olarak, şunlar iyice bellenmelidir artık:

Bir tarikat, insanlık için “ince (kaliteli) mümin” yetiştirme amacından organizeli bir şekilde “ince ince” devleti ele geçirme amacına geçtiyse, yani artık “devlet benim” modunda ise, ortada tarikat yok terör/suç örgütü var demektir.

Bir cemaat, dayanışma ağları sayesinde toplumun faydasına adım atma amacından kendi yapısının çıkarlarına bağlı kitleler yetiştirmeye evrilmişse, yani “bizden olanlar-bizden olmayanlar” ayrımına düşüp “bizden olanlarla devlete sızma” ve böylece “devleti ele geçirme” gibi bir yere sürüklenmişse, ortada cemaat yok terör/suç örgütü var demektir.

Bir holding, sermaye gücüne güvenerek kâr elde etme amacından sapıp “istediğini istediği şekilde yapmaya muktedir olduğunu düşünme” kibrine kapılıyor da devletin işleyişine müdahale ediyorsa veya etmeye meylediyorsa, ortada holding değil terör/suç örgütü var demektir.

Gerçekten kendi mecrasında olan/kalan tarikatların, cemaatlerin veya holdinglerin insanlara ve topluma olan katkıları inkâr edilemez, devam da etmelidir.

Ancak hiçbir devlet, mecrasından “sapmış” tarikat, cemaat veya holdinge müsaade etmez, edemez, etmemelidir. Zira mecrasından sapmış şekilde iş gören yapılanmalar, tarikat da değildir cemaat de değildir holding de değildir zaten!

İki devlet yoktur, tek devlet vardır!

İkilik yapana, gün gelir tek olan hatırlatılır; hatırlatılıyor!     

Faruk Taşçı / Haber7

YORUMLAR 9 TÜMÜ
  • TÜRK 7 dakika önce Şikayet Et
    mafyaya benziyor
    Cevapla
  • Düzceli 9 dakika önce Şikayet Et
    Devlet yapılanmasında Devletten üstün hiç bir şahıs, kurum veya ideoloji olamaz. Kendisini üstün gören devletin gücünü er ya da geç görür. Fakat operasyonların “siyasi muhaliflere yönelik” çalışmalar gibi algılanmasının önüne geçilmesi önemlidir.
    Cevapla
  • Malatya 24 dakika önce Şikayet Et
    Bunlar Almanya ve İsrail in desteği ile kurulmuş bir terör örgütü dür hemde silahsız Türkiye içinde cirit atan mossad ajanları ve KGB ajanları dir
    Cevapla
  • Sanki 1 saat önce Şikayet Et
    Bediüzzamanı risalei nuru okusalar bu zamanda para toplanmaz okurlardı böyle yerler için.
    Cevapla
  • Coşkun Yılmaz 1 saat önce Şikayet Et
    Kalemine sağlık, güzel ve faydalı bir yazı.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle