Prof. Dr. İsmail Şahin
Prof. Dr. İsmail Şahin
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Buyurun NATO’nun cenaze törenine!

GİRİŞ 25.02.2022 GÜNCELLEME 25.02.2022 YAZARLAR

Bir önceki Amerikan Başkanı Donald Trump, Avrupalı müttefiklerin NATO’ya olan borçlarını ödememelerinden şikâyet ediyordu. Trump’a göre, “Avrupalılar bedavacılık yapıyordu” ve örgütün savunma bütçesinin yükünü sadece Amerikalı vergi mükelleflerinin omuzlarına bindirmek, adil bir davranış değildi.

Birinci Dünya Savaşı’nın sona erişinin 100. yıl dönümünde Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avrupa’nın sürdürülebilir güvenliği için ABD’ye bağımlı olmayan, egemen bir “Avrupa Birliği Ordusu” kurulması fikrini tartışmaya açmıştı.

Macron, Avrupa Birliği sınırlarına dayanmış Rus tehlikesinin ancak bu “ordu” marifetiyle bertaraf edilebileceğini iddia ediyordu. Macron’un bu teklifi sıcak karşılanmadığı gibi Trump da bu öneriyi sert bir dille eleştirerek, “ bu çok aşağılayıcı. Avrupa önce NATO’ya olan borcunu ödemeli” şeklinde bir yanıt vermişti.

Belki bu aşamada daha önemlisi, Trump’ın NATO’ya yönelik eleştirilerinin dozunu artırmasına rağmen Rusya’nın Ukrayna’ya karşı uyguladığı saldırgan politikalara karşı tavır almaktan kaçınmasıydı. Bu noktada Trump, “tarihi iki kritik mesaj” vermeye çalışıyordu. Birincisi, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Batı İttifakı’nın liderliğinden yoruldu ve bundan vazgeçmeye kararlı. İkincisi ise NATO Antlaşması’nın (Washington Antlaşması) 5. maddesinde belirtilen, “üye ülkelerden birine yönelik yapılan silahlı bir saldırının bütün üyelere yöneltilmiş bir saldırı olarak değerlendirileceği” hükmüne hiçbir üye artık bel bağlamasın.

Elbette bu mesajlar, ABD’nin ve NATO’nun yakın gelecekte uluslararası konumunun daha da zayıflayacağına dair var olan şüpheleri bir hayli güçlendiriyordu. Haliyle bu beklentinin Batı’nın karşısındaki Rusya gibi kuvvetleri cesaretlendirerek daha saldırgan politikalar izlemeye teşvik ettiği söylenebilir.

Şurası çok açık ki bugünkü Ukrayna krizinin asıl nedeni, AB, NATO ve ABD’nin Rusya’yı caydırma yeteneklerinin aşınmasıdır. Yani krizin temelinde Rusya’nın aşırı güçlenmesi değil Batı’nın güç kaybına uğraması yer alıyor. Nitekim Rusya karşısında işlevselliğini yitirmiş NATO, AB ve ABD’nin varlığı Ukrayna’da tüm çıplaklığıyla bir kez daha ortaya çıktı.

Bunun pek çok nedeni olabilir. Ancak içlerinden en dikkat çekeni, NATO ile Avrupa Birliği arasındaki iş birliğinin yetersizliği. Başarısız iş birliğinin ardında ise Avrupa’nın ekonomik ve siyasi zayıflıkları, “Brexit”, NATO içi uyuşmazlıklar ve ABD’nin güç kaybeden liderliği görülebilir.

Ukrayna krizinin transatlantik güvenlik ilişkilerinin geleceğinde önemli bir rol oynayacağı çok açıktır. Zira Ukrayna, telafisi olmayan bir sınav, bir dönüm noktası; Batı’nın savunduğu tüm değerlerin ve çıkarların test edildiği bir minder. Şayet Rusya, Ukrayna’daki hedeflerine kolayca ulaşırsa, elbette bunun birçok dramatik neticesi ortaya çıkacaktır.

Öncelikle ABD ve NATO’ya güvenlik açısından duyulan güveni yerle yeksan edecektir. Ardından Rusya’nın yumuşak gücünün hacmini artıracaktır. Dahası, AB ve NATO üyelerinin Rusya ile ikili antlaşmalar yapma eğilimini tetikleyecektir. Çünkü birçok devlet ABD ve NATO’nun oluşturduğu güvenlik mimarisinin veya şemsiyesinin artık işe yaramayacağını düşünmeye başlayacaktır ve böylece kendi ulusal güvenliklerini kendi alacakları tedbirler yoluyla sağlamaya çalışacaktır.

Ayrıca belirtmek gerekiyor ki Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün saldırıya uğraması, Birleşmiş Milletler Yasası’nın amaçlarına ve ilkelerine olan inançları da zayıflatacaktır. Nihayetinde dünyada barışı ve güvenliği korumakla yetkili kılınmış Güvenlik Konseyi’nin Daimi Üyesi Rusya tarafından Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenlik hakları saldırıya uğramıştır. Dolayısıyla bu durum devletleri, hukukun değil de gücün etkin olduğu klasik güç dengesi koşullarına geri döndürebilir!

DİRİLİŞ POSTASI

YORUMLAR 3
  • Muammer 3 yıl önce Şikayet Et
    Hocam yazının altına imza istiyorsan atalım. Bir de Ukrayna o bölgenin aykırı çocuğu. Hepsi birden terbiye ediyorlar. Allah topunun belasını versin.
    Cevapla
  • Mehmet 3 yıl önce Şikayet Et
    Suriye den gelen tehditler var. Hadi Türkiye Şam ı alalım.
    Cevapla
  • Sade Vatandaş 3 yıl önce Şikayet Et
    Sayın hocam, Ukrayna'nın işgali sadece NATO' nun ölümü değil, aynı zamanda BM sisteminin çökmesi anlamına geliyor. Cünkü artık herkes, BM' nin ve uluslararası kuralların geçersiz ve anlamsız hale geldiğini çok iyi biliyor.
    Cevapla