Önce zihinsel isyan sonra demokratik tepki
GİRİŞ 25.10.2008
GÜNCELLEME 25.10.2008
YAZARLAR
Toplumsal barışı gerçek bozan zihniyet “Ergenekon zihniyeti”dir
Bir taraftan Anayasa Mahkemesi kararı ve TBMM’nin düştüğü kötü ve aciz durum, diğer taraftan Susurluk, Türk Gladyosu ve Ergenekon çizgisi egemenliğin kimde olduğunu tartışmamız gerektiğini söylüyor.
Benim çıkardığım sonuç ‘Egemenlik kayıtsız şartsız Ergenekon Zihniyetinindir’
Laikliğe karşı eylemler nelermiş? Kuran Kurslarına yönelik yaş kısıtlamasının kaldırılması için çalışmak, İmam hatiplere yönelik katsayı kısıtlamasının kaldırılması için çalışmak. Dindar bir Cumhurbaşkanı istemek. Toplumsal talep doğrultusunda daha fazla din vicdan ve ifade özgürlüğü için çalışmak.
Bütün bunları savunmak türban takmayanlar üzerinde baskı oluşturup kamu düzenini ve toplumsal barışı bozuyormuş.
Anayasa hazırlanırken ustaca yapılmış hatalar ve boşluklar var. Askeri vesayetin sürmesi için gerektiğinde kullanılmak için bırakılan boşluklar bunlar. Tıpkı İngilizlerin, Hindistan’dan çıkarken Pakistan ve Hindistan arasında kavga nedeni olacak Keşmir yarasını açık bırakıp çekilmeleri gibi.
Rahmetli Ayhan Songar hocamdan duymuştum. Bir doçentlik jürisinde diğer dört Profesör anlaşmışlar bir uzmanın doçentliğini vermeyecekler. Ayhan Hoca bunu fark edince raportörlüğü alıyor ve raporda bilerek maddi hatalar ve çelişkili ifadeler yazıyor. Sonra doçentlik sınavını kaybeden doçent adayına Danıştay’a başvurmasını söylüyor. Mamafih o aday Mahkeme kararı ile doçent olmuştu.
Anayasa hazırlanırken kültürsüz kalabalıklar olarak bilinen halka ve onun meclisteki temsilcilerine karşı eylem yapabilmek için harekât serbestîsi kazanmaları gerekiyordu.
Böylece kriz anında müdahale edebilme fırsatı doğuyordu.
1982 Anayasasını hazırlayanların memleketin çıkarı, çağdaş uygarlığa erişmek için hangi Anayasa olmalı demek yerine “Biz nasıl olurda iktidarı ve kontrolu kaybetmeyiz”in hesabını yapmışlardı. Anayasa ve yasalarda bilerek belirsiz bırakılan alanlar nelerdir?
Birincisi en basit yönetmelik hazırlanırken ‘tanımlar’ bölümü oluşturulur. Anayasa hazırlanırken demokrasi, hukuk, laiklik, sosyal devlet tanımlamaları hiç yapılmamış. Yoruma açık olsun istediğimiz gibi kullanalım diye düşünülmüş.
İkincisi denetlenemeyen bürokratik alanlar bırakılmış. Sayıştayın denetleyemediği askeri bürokrasi,Cumhuriyeti koruma ve kollamanın hangi şartlarda gerçekleşeceği bilinmeyen İç Hizmet kanunu.Halkına karşı komplo kurabilen kontrgerilla çeteleşmesi.
Üçüncüsü kuvvetler ayrılığını kuvvetlerin iç siyasetine ve iç kadrolaşmasına karşı bir önlem almasına engelleyecek şekilde yapılandırılmıştır. YAŞ ve HSYK’de kadrolaşmanın bariz yaşandığı görülüyor. Bugün Anayasa Mahkemesi hata yaparsa düzeltecek sistem yok, görevde bir orgeneral suç işlerse yargılayacak sistem kurulmamış.
Yargı ve askeri denetlenemezler dogmatik güç olarak tanımlayan bu sistem artık çok çağdışı kaldı.‘Kontrollu gerilim stratejisi’ yöntemi ile siyaseti vesayet altında tutmaya göre tanzim edilmiş Anayasa resmi dogmalardan oluşmuştur. Devleti kutsallaştırmıştır.
“Devlet adına yapıldığından sanıkları beraatına” diyen hukuk anlayışının yüksek yargıda olması çok iç acıtıcıdır.
O halde ‘Hakimiyet kayıtsız ve şartsız Ergenekon zihniyetinindir’ dememiz gerekir.AYM nin gerekçesi,Anadolu çocukların önünü tıkanmaya yönelik derin operasyonları ve kurulu düzenden geçinenlerin devletteki kadrolaşmalarının sonucunu gösteriyor.
Ergenekon Zihniyeti nedir?
Dogmatiktir. Değiştirilemez ve tartışılamaz görüşlere sahiptir.
Militaristtir kendisi gibi düşünmeyeni düşman olarak görür.
İdeolojiktir konuları kişiler üstü ve fikirler üstü değerlendiremez.
Laikçidir laikliği bir din olarak değerlendirir.
Şovendir Türk olmakla Türkçü olmayı karıştır.
Totaliterdir herkesin kendi yaşam tarzı gibi yaşamasını ister.
Otoriterdir devletin bekası için adam öldürmeyi doğal kabul eder.
Paranoyaktır sürekli zarar ve kötülük göreceği tehdit algısı ile yaşar.
Megalomandır toplumu cahil, kültürsüz kalabalıklar olarak küçük görür.
Narsisisttir sadece kendisini veya başkasındaki kendi çıkarını sever.
Bencildir pastanın en iyi kısmını yemeyi hakkı gibi görür.
Çatışmacıdır uzlaşmayı kendine biat etme olarak algılar.
Kavgacıdır eleştiriyi haksız saldırı gibi algılar.
Bu zihniyetin toplumdan temsilcisi yüzde beş ise devletin bazı alanlarında temsilcisi yüzde ellibeştir. Artık toplumda sürü psikolojisinden çıkmalı,hakkını aramalı çocuklarını ‘Urfalı Abdurrahman’ gibi devşirtmemeli kendi değerlerine sahip çıkmalı.
Herkes birer birer “Yeter irade sahibi benim” demeli borç verdiği aklını Ankara Egemenlerinden geri almalıdır. Egemenlik milletin ise millet demokratik tepkini göstermelidir. Seçimden seçime egemenliğe sahip çıkmak yetmiyor.
Gerçek kutsal “Müstebite hayır demek zalimden hakkını istemektir.” Hem şahsi hem de Ma’şeri vicdana göre hareket etmezsek torunlarımız bizim yüzümüze tükürür. Hesap gününü bilenlere duyurulur.
PROF. DR. NEVZAT TARHAN - HABER 7
YORUMLAR 8
TÜMÜ
-
EKREM YILDIRIMOĞLU 17 yıl önce Şikayet EtMüspet hareketten başka yol yok.. Alayiş ve numayişlerle menfi hareketlerle hak talep etmemek haklı iken haksız duruma düşme hatasına düşmemeliyiz. Millet ve en önemlisi Allah c.c. yapılan haksızlığı bilyor ve hakiki fail odur. Amelemizde rıza-i ilahi olmalı o razı olduktan sonra hikmeti de iktiza ederse, biz istemek talebinde olmasak da O kabul ettirir. Bediüzzaman bütün kızgınlıkları bir Menemen'e sebep olmamamdır demiyor mu? Tek yol müspet haraketle ikna.Beğen
-
mustafa ozay 17 yıl önce Şikayet Etegemenlik hiç bi zaman milletin olmadı ki. sayın yazar ben bu durumu kendimi bildim bileli farkındayım....çoban sürü ilişkisinde önemli olan çobanın sürüyü uçuruma değil sürüyü doyuracak yere doğru sürmesidirBeğen
-
feyzullah Konak 17 yıl önce Şikayet EtNeron'lara elveda, Artık Ümitvarız,. Çünkü bu Ülkenin ve milletin Neron'ları konuşulmaya ve değerlendirilmeye başlandığına göre ümidim o ki 5-10 yıl sonrasında, bugünlere baktığımızda sadece acı ve buruk gülümseme kalacak. Bu günlerin o meşhur "kurtarıcıları!"nın neyi kimden kurtardıklarını elbette tüm berraklığı ve berbatlığı ile görürken "Nevzat TARHAN" gibi kahramanlar ve Mertliğini kaybetmeyenlere selam ve teşekkürlerin anlamı farklı olacak, bu millet sizleri unutmayacak. Yazdığınız bu ifadeler tarihe düşülen notlardır.Beğen
-
Teomete Hansarayli 17 yıl önce Şikayet Eteğitim kurumlarımız ve harbiye okulları ergenekoncu yetiştirmeye devam ettikçe.... ...ergenekon zihniyetinden kurtulmamız çok zor.Adalet ve hak mefumundan yoksun,irfan sahibi olmayan ve gerçek demokrasi olgusunu öğretemediğimiz totaliter devlet zihniyet baskısı ile yetiştirdiğimiz nesiller de Ergenekoncu olmaya mahkumdur.gtigide azalan bu fabrikasyon nesillerin azaldğını gördükleri için 28 şubat darbesi yapılmış topluma yeni eski nesil getirmek amaçlanmıştır.Beğen
-
hakan özhan 17 yıl önce Şikayet EtVicdanımız Felç olmuş Sorumluluk Hissetmiyoruz. Devlet bizim vergimiz ve bağlılığımızla oluştuğu için, devlet eliyle yapılan her iş bizim elimizle yapılmıştır. Devlet bir günah işlediğinde o günahı biz işlemiş gibi hissetmeliyiz, çünkü o günahın işlenmesine madden vergimizle manen bağlılığımızla destek vermiş oluyoruz. Yargı Ordu ve Hükemet eliyle işlenen her iş bizim elimizle işlenmiştir, onların günahı bizim günahımızdır, onların "işimize karışma, kötü olur" lafları bizim sorumluluğumuzu kaldırmaz. Günaha yardım ve yataklıktan sorgulanacağız.Beğen