Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

‘SADAKA KÜLTÜRÜ’

GİRİŞ 12.12.2008 GÜNCELLEME 12.12.2008 YAZARLAR

Sosyal beyin çalışmalarındaki kışkırtıcı ipuçları bazı sosyal olayları daha iyi anlamamızı sağlıyor.
 
Başarılı ve mutlu evlilikler üzerinede yapılan çalışmalarda ilginç bulgular elde edildi.
 
‘Mikelanj Fenomeni’ denilen bu bulguya göre mutlu, anlaşan çiftler yıllar içerisinde bir birlerine benziyorlardı. Benzer yüz kırışıklıkları, mimikler ve yüz çizgileri taşıyorlardı. Aralarındaki sürekli ahenk sanki yüzlerinde iz bırakıyordu.
 
Birbirlerini sessiz sedasız zorlama ve birbirlerini biçimlendirme beyin bağlantılarında ‘yontulma’ ile ilgiliydi. Bu ipuçlarına bakarak önümüzdeki beş yılda evliliğin yürüyüp yürüyemeyeceğinin % 90 oranında tahmin edildiğini araştırmalar söylüyor.
 
Eğer düşmanca tartışmalar çoksa, hor görme, ilgisizlik ve karşı tarafı değersizleştirme varsa sevgi bağı ve bağlılık oluşmamışsa yüz çizgilerinde ortak hatlar çok az benzerlik gösteriyordu.
 
Evliliği bir arada tutan şeyin erotik ve romantik çekim gücünden ve çıkar ilişkisinden daha çok ortak paylaşım ve duygusal yardımlaşmanın sağladığı ‘Emniyetli bir liman’ duygusunun varlığı ile ilgili olduğu bilimsel tespitlerle anlaşılıyordu.
 
Çiftlerden birisi müdahaleci ve denetleyici bir tutum sergiliyorsa ötekinin hevesi kaçıyor, amacını sık sık sorguluyor, hedefini küçültüyor, gelecekten emin olma duygusu zayıflıyordu. Kaba ve tenkitçi öğütlere kendisini kapatıyordu.
 
Çiftlerden birisi kaygılı kendisini gevşetemiyorsa karşı tarafta ilişki yorgunluğu ve yıpranması yaşanıyor. Özgüven artırıcı, cesaretlendirici ve ‘Güvenli bir üs’ sunucu yaklaşım oluşamadığı için duygusal açıdan eşler birbirlerinin yardımına koşamıyorlardı.
 
Duygusal ahengin zihinsel ortak zenginliğinin oluşmamış olması, hatta bazı araştırmacılar bu birikime ‘Duygusal Banka Hesabı’ demektedirler.
 
Evlilikteki sosyal bağların arkadaşlık, dostluk, milli bağlar şeklinde kültürel bir norm ve eşduyum haline geldiğini daha iyi anlıyoruz.
 
Asırlardır müzik, sanat ve yemek kültüründe oluşmuş standartların kolay değişmeyeceğini anlamak mümkün. Hatta ortak yaşanan acıların ve travmaların kültürel bilinçaltındaki biyolojik bağlantılarını keşfetmek ilginçtir.
 
Güvenli bir üs veya emniyetli bir liman sunucu yaklaşımların önemi bu kadar büyükse dünyada yaşanan krizlerin arkasında bazı değerlerin yıpranmasını görebileceğiz.
 
Marks herşeyi ekonomiye indirgeyerek, Weber doğu kültürünü sadaka kültürü diye küçümseyerek, kapitalist ahlak insanı ‘Çıkarı peşinde koşan bir varlık’ olarak tanımlayarak yardımlaşmayı küçümsediler. Hayat bir mücadeledir diyerek rekabetçi evlilikleri, rekabetçi şirketleri, sınıf ve ırk kavgalarını, protestocu anarşizmi beslediler.
 
Bugün Yunanistan’da abartılı sokak gösterileri örgütsüz bir protesto hareketinin ötesinde Sayın Herkül Miras’ın tanımladığı gibi bir değerler krizi olması çok güçlü bir öngörüdür ve yayılma kapasitesi çok yüksektir. Sınır ve sorumluluk duygusu gelişmemiş gençler ‘kantindeki börek taze değil’ diyerek,’ toplu haklarımızı kullanıyoruz diyerek başkalarının haklarına zarar vermektedirler.
 
Diğer taraftan yaşanan küresel ekonomik krizi ‘Komunizmin çöküşünden daha büyük sonuçlar’ doğuracağını öngörenler azınlıkta değiller.
 
Batı ‘Sadaka Kültürü’ diyerek küçümsediği doğu değerlerini yeni bilimsel bilgiler ışığında canlandırmaya çalışıyor. Nazif Gürdoğan hocanın veciz tanımlaması ile ‘Kutsal Kültür’e herkesin ihtiyacı var. Batıya bu değerleri taşımak bizim sorumluluğumuzdur.
 
Biz çağdışı kalmış sığ aydınlanmacı tartışmalar ve kültürel mahalle kavgaları ile entellektüel enerjimizi boşa harcıyoruz.
 
Türkiye’yi yönetenlere ve karar mekanizmasında söz sahibi olanlara sosyal psikolojinin bir kuralını göz önüne almalarını hatırlatmak biz sıradan vatandaşların görevi olmalıdır.
 
Bu kural: “İnsanların kaynakları elde etmeye yönelik rekabeti, gruplar arası çatışmayı doğurur.İnsanlarınortak bir hedef doğrultusunda işbirliğine gitmesi ise çatışmayı aza indirger.”
 
Türk-Kürt, laik- antilaik, sunni – alevi her ne ihtilaf olursa olsun ortak bir hedef doğrultusunda işbirliği geliştiremeyen milletler yeni dünya düzeninde dağılmaya mahkumdurlar.
 
Rekabet değil işbirliği ve adil paylaşım.
 
Televizyonda birbirlerine bağıran liderleri istemiyoruz.

NEVZAT TARHAN - Haber 7
ntarhan@gmail.com

YORUMLAR 12 TÜMÜ
  • ahmet müfit kutlu 17 yıl önce Şikayet Et
    Güzel bir yazı. Ne Doğulu kalabildik ,ne Batılı olabildik.. İnancımızda güler yüz bile bir sadakadır. Selamsız. tahammülsüz , asık suratlı insanlar olduk. İnsanca yaşamın örneklerini Hz:Muhammed (selam olsun ona) söylemiyle ve eylemiyle bize göstermiştir. Reçete var , ilaç var ama hasta ruhların şifa bulmaya niyetleri yok .. Nevzat Hoca'm eline sağlık ...
    Cevapla
  • Ali Erdoğan 17 yıl önce Şikayet Et
    devam... Şunu sorgulamaz mısınız hiç? Yahu Cennete gidelim tamam buna bişi demiyoruz ama Allah'ın Ruh'unda erimek ne demek Allah aşkına. Bu ne aç gözlülük. Yani Allah'ın gücüne ortak olalım. Sonsuz gücün bir parçası olalım. Yok kardeşim bence bu aç gözlülük. Sen bu dünyada çevrebilimci ol, kansere çare bul, makine bul, tasarım yap. Biz de tek konuda ahkam kesilir: Allah'ın büyüklüğü. Ya baba Allah zaten büyük. Harun Yahya bile araştırmalarını Evrimcilere antitez üretmek için yapıyor. :)
    Cevapla
  • Ali Erdoğan 17 yıl önce Şikayet Et
    Doğru.. Doğrudur, tabi bunlar sözde kalır. 'Aslında mikrobu bizimkiler bulduydu da, aslında ilk uçuşu bizimkiler gerçekleştirdiydi de, aslında astronomi alanında bizimkiler ön plandaydı da...' olmadı işte ne yaparsın. Sizin bahsettiğini şeyler denemeler. Zannediyor musunuz ki Newton, Tesla, Edison, taaa o dönemlerde -ki Newton 1642'de doğmuştur, bir defa deneyerek buldular bulduklarını. Bin kere denediler, 10bin kere denediler. Siz kalkmış bizimkilerin girişimlerini anlatıyorsunuz.
    Cevapla
  • Ekrem Erol 17 yıl önce Şikayet Et
    Elbet Bir Gün... Medeniyet doğduğu topraklara dönüş yapacaktır. Yakın zamanda Fransa'yı hatırlayın! (banliyö ayaklanması) şimdi Yunanistan. Batı çaldığı medeniyete daha fazla sahip çıkamayacaktır. Akif'in deyişi ile "Tek dişi kalmış canavar" haline getirdiği medeniyeti sahiplerine geri verecektir.
    Cevapla
  • Burak Beytur 17 yıl önce Şikayet Et
    Ali Erdogan. Ali Erdogan kardesim biraz tarih oku bilgilen oyle yorum yaz.atip tutmayla olmaz...Ibni Sina`nin kitaplari kac yuzyil avrupa universitelerinde okutulmus onu ogren once...Washington DC deki Space Museum`u gezerken, tarihteki astronomi calismalari diye bir duvarda asili olan Osmanli Gok bilimcilerinin resimlerini gordum.Bu nedemek istedigimi anlatmistir sana umarim...Eger sahip cikilsaydi biz hala en ileri seviyede olurduk orasi ayri bir konu.Ama bilimi Avrupaya Islam ve Osmanli ogretmistir!
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle