TSK güven anketi nasıl yorumlanmalı?
GİRİŞ 04.05.2009
GÜNCELLEME 04.05.2009
YAZARLAR
Orduya güvenle ilgili anketleri nasıl yorumlayacağız?
Son günlerde ciddi spekülasyonlar içinde bulunan ordumuz yıpranmadan sorunların aşılması için özenli tartışmak gerektiğni unutmamamız gerekir.
Bir taraftan “Devletin gücü olan ordunun yaptığı haksızlıklara demokratik karşı koymanın vatandaşlık görevi” olduğu ilkesi
Diğer taraftan kutsallaşmış peygamber ocağı olarak tanımlanan bir ordu.
Güvenlik ve özgürlük arasında dengeyi nasıl koruyacağız? Haksızlığa susan kişi o gücün yaptığı haksızlığa ortak olmuş demektir.
Başka bir ordumuz yok
Bir hane düşününüz ki onu bekleyen güvenlik gücüne hane halkının güveni yok. O evde rahat uyuyamazsınız. Yahut arabanızın şoförü arabayı kullanıyor ve ona güvenmek zorundasınız yahutta arabayı terk edeceksiniz.
Bu sebeple anketlerde ordunuza güveniyor musunuz sorusuna yüksek oranda evet cevabı çıkıyor.
Aslında bu sorudan anlaşılan ‘Ordumuzun fiziksel gücüne güveniyor musunuz?’ tanımıdır. Bu anlamdaki soruya cevap % 80’in altında ise sorun var demektir.
Anketörler doğru bilgiye ulaşmak istiyorlarsa soruları şöyle sormalılar;
“Ordumuzun terörle mücadelede uyguladığı politikalara güveniyor musunuz?
Ordumuzun irtica tehditi konusundaki politikalarına güveniyor musunuz?
Ordumuzun Türkiye’yi çağdaş refah seviyesine ulaştırmak için üzerine düşeni doğru yaptığına güveniyor musunuz?
Ordumuzun insan haklarına saygı konusunda çağa uygun çabalarına güveniyor musunuz? Ordumuzun güvenlik politikalarında Türk toplumunun büyük çoğunluğuna güven verdiğini düşünüyor musunuz?
Ordumuzun dış düşmana korku verdiği inancına katılıyor musunuz?
Ordumuzun kendi içinde yasadışı çetelerin olmadığı beyanına katılıyor musunuz?
Ordumuzun darbeyi seçenek olarak gördüğü halde müdahale etmeyeceğine dair güveniniz var mı?”
LAW silahları konusunda bilgi saklandı mı?
Law veya Türkçe ifade ile lav silahı için Genel Kurmay Başkanımız bize bu silah değil mühimmattır diye uzun uzun anlattı. Aslında bilgi sakladı. LAW (Ligh Antitank Weapon) karşılığı bir kelime ve askeri literatür de hem silah hem mühimmat olarak geçer. Zaten ‘Weapon’ İngilizce de silah demektir.
Bu yanlış bilgi Türkiye’nin yakın tarihini aydınlatacak ETÖ davasını zaafa uğratacaksa bunun Sayın Başbuğ neden yaptı? Asıl halkı yanlış bilgilendirmek bilgi verene güveni zayıflatır.
Terörle mücadele de şüpheler neler?
12 Eylül 1980 öncesi TSK bir yıl boyunca “Yönetimin başına geçinceye kadar görevimi yapmam” diyerek anarşik olaylara müdahale etti. Darbe sonrası bir günde anarşi bitti.
Aynı şekilde Güneydoğu da birkaç bin teröristle mücadele de İspanya örneği gibi sosyopsikolojik ve doğru güvenlik yöntemlerini uygulama yapılmıyor. Jandarma Genel Komutanı Güneydoğu’ya çadır kurup ‘ya terör bitecek ya ben biteceğim’ gibi ciddi bir kararlılık göstermiyor ‘pasif obstruksiyonlar’mı yapılıyor? diye ciddi bir şüphe kamuoyunda oluştu.
Acaba 12 Eylül öncesi gibi “Yönetimin başına geçmeden terörle ilgili ciddi çaba harcamam” tarzındaki darbeci zihniyet mi var, teröre yeterince asılmıyor?
Bu sorulara cevap verilemedikçe ve gereği yapılmadıkça çok sevdiğimiz ordumuzu yanlış güvenlik politikalarının yıprattığını görebileceğiz.
Orduya güveni artırmak istiyorsak yukardaki saydığımız kuşkuları gidermekten başka yol yoktur.
NEVZAT TARHAN - HABER 7
YORUMLAR 70
TÜMÜ
-
Kibirli ceviz 16 yıl önce Şikayet EtKahraman Türk Ordusu. Askerimizi yıpratmaya, karalamaya, halkın askerimize duyduğu güveni sarsmaya, kimsenin ne hakkı vardır ne de yetkisi. Haksız yere gözaltına alınan subaylarımızın kırılan onurlarını kimler telafi edecek bunu çok merak ediyorum. Sn Başbuğ açıklamanızı yaptınız, mühimmatlar TSK'ya ait değil dediniz. İstek Vakfı arazisindeki kazı alanına TC vatandaşı olan herkes girebilir dediniz ama, lütfen ama lütfen TSK'nın göz bebeği olan SAT subaylarımıza ve subaylarımıza sahip çıkın. Artık gerçek bir dalgakırana ihtiyacımız var.Beğen
-
asım ateş 16 yıl önce Şikayet Etmilletin ordusu. Gnkur.bşk.nının dediği gibi;ordu peygamber ocağıdır.biz ,ordumuz milletin ordusu olduğu müddetçe güveniriz,adil,kahraman ve tüm milleti topyekün temsil eden bir ordu gözbebeğimizdir.Ama yanlış işlere bulaşan,hukuksuzluğa karışan,darbecilik,yargısız infaz yapanlar varsa ordumuz onları da ayıklamalıdır ki,bu güven devam etsin.Sn.hocam yazılarınız için teşekkürler...Allah örünüze bereket versin.Beğen
-
adam turk 16 yıl önce Şikayet EtORDUYADA GÜVENMEZ İSEK NEYE GÜVENECEĞİZ. İÇİNDE BAZI YANLIŞ ADAMLARIN OLMASI kos koca orduyu güvenilmez yapamaz. orduya sonuna kadar güvenmek zorundayız, o yoksa hiçbirşey yok demektir.herşeye rağmen ülkemiz huzur dolu, başka ülkeleri görünce daha iyi anlaşılıyor,adam gündüz asker gece hertürlü pis işin içinde,bizde varsa bunlar temizlenmeli, altın tozlansa değer kaybetmez.Beğen
-
ibrahim onder 16 yıl önce Şikayet Ethukumet nerde. Silahli kuvvetlerin politikalarini sorgulamissiniz,ancak bahsettiginiz politikalari hukumet belirlemez mi?Eger hukumetler basiretsiz olursa bosluklari muhakkak birileri doldurur.338 milletvekil ile hala politikalari belirleyemeyen bir hukumet varsa ,hukumetin acizligini silahli kuvvetlerden cikarmak ne kadar hakkaniyete sigar.Bence bu yaziyi hukumete itaf etmeniz lazim.Beğen
-
Metin Yazar 16 yıl önce Şikayet EtAfganlılar Türklerden daha şanslı.. Türkiye'de türbanlılardan nefret eden,onların olduğu yeri derhal terk eden,Cihan muhabirini dağda bırakan,sakallıları görünce tüyleri ürperen de bizim askerlerimiz;Afganistan'da vakar ve disiplinleriyle Türk milletinin yüzünü ağartan,hepimizi gururlandıran,burkalı kadınlara şefkatle yaklaşan,takkeli ve bir kucak sakallı uzun entarili Peştu ve Taciklere yüzlerindeki sevecen gülümsemelerle "Selamun aleyküm"diyerek sarılan,ayrılırken "Allaha emanet olun" diyenler de bizim askerlerimiz.Çok ilginç değil mi?Beğen