Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

'Bu teğmen bozuk sistemin ürünüdür'

GİRİŞ 27.08.2009 GÜNCELLEME 27.08.2009 YAZARLAR

17 Ağustos 2009’da Elazığ'da şehit düşen 4 askerin komutanları tarafından cezalandırılırken öldüğü iddiasıyla ilgili suçlanan teğmenin tutuklandığı bildirildi.

Taraf Gazetesi'nin ortaya attığı iddiaya göre, mevzide uyuyan askerler komutanları tarafından cezalandırılırken hayatlarını kaybetti. Bu habere şu ana kadar Genelkurmay’dan bir açıklama gelmedi.

Daha önce açıklandığı gibi kaza sonucu değil kanunsuz bir emir sonucu cezalandırılmak istenirken şehit olan 4 erle ilgili iddialar gündeme bomba gibi düştü.

‘Açık Toplum’u algılayamamak
Olayın bir boyutu usulle ilgili. Askeri bürokratlar suskun duruyorlar, eski alışkanlık devam ediyor. Olayları örtbas ederek kontrollerinin devam edeceğini zannediyorlar.

Açık Toplum’u algılayamamış komutanlar TSK’yı zan altında tuttuklarını ve TSK’yı yıprattıklarını göremiyorlar. Bir gazeteci gerçek bilgiye rahatlıkla ulaştı.

Artık TSK’da olan her olaya kuşku ile yaklaşmak durumunda kalacağız ve toplumun TSK’ya güveni olumsuz etkilendi. “Çocuklarımızı bu komutanlara nasıl emanet edeceğiz” diye düşünen aileler haklılar.

Eğer konu basına yansımasa olay eğitim zayiatı diye kapatılacak mıydı? sorusu kafalarda canlandı.

Eğitim zayiatı değil dört ocağa ateş düşme olgusu
Olayın diğer boyutu ‘Fırsat eğitimi’ kavramı. İddialara göre teğmen ifadesinde “Fırsat eğitimi esnasında kaza ile öldüler” şeklinde vermiş.

Fırsat eğitimi, eğitimde yüksek sorumluluk taşıyan yöneticilerin kalite standardı için teşvik ettikleri bir uygulamadır.
Sırada beklerken, nöbet tutarken serbest zamanlarda verilen kısa emirlerdir. “Düşman bu taraftan gelse ne yaparsın, deprem olursa ne yaparsın” gibi. Bilgi tazelemek, tecrübe kazanmak ve hızlı kazar vermek için faydalıdır.
Fakat 45 dakika pimi çekilmiş el bombası ile yapılan eğitime "eğitim" denmez firavunluk denilir. Fırsat eğitimi ile ilgili böyle bir prosedür ve standart olamaz.

Sorunlu ‘Liderlik’ eğitimi
Harb Okulları’nda en önemli verilen dersler liderlik eğitimi ile ilgilidir.
Liderlik eğitiminde eski anlayış ‘Karizmatik Liderlik’ anlayışı idi. Bu eğitimde her Harbiyeli kendisini küçük bir Atatürk olarak görmek zorunda idi.

Bu anlayışın hedeflediği yüksek özgüven, risk alma, kendini dava için feda etme, baskın olma ihtiyacı, yüksek ikna ve etkileme gücü, vatanseverlik davası için yüksek maliyete katlanma ve  sadakatin yüceltilmesi sakıncaları da getiriyordu. Ancak özel şartlarda savaş gibi durumlarda kullanılacak ve gerekli bu özelliklerin genelleme yapılarak barışta da kullanılması sakınca doğuruyordu.

Bunun için bütün dünya ordularında olduğu gibi ‘Bilimsel Liderlik’e geçiş yapıldı. Hilmi Özkök paşa döneminde Hollanda Genelkurmayı ile ortak akademik bir çalışma başlatılmıştı.

Karizmatik liderlik itaat ve sadakati yüceltmeye öncelik verdiği için yönetilenlerde yetersizlik, korku, suçluluk, pişmanlık, tatminsizlik, sorumluluktan kaçma duyguları uyandırıyor ve yaşatıyordu. Bu duygularla ‘iç mücadele’ çoğu zaman radikallik doğuruyordu.

Bu teğmen bozuk sistemin ürünüdür
Bilimsel Liderlik stratejik ve bağımsız düşünmeyi, araştırma özgürlüğünü, özgüven ve girişimciliği, gerçekçiliği, uygulamacılığı, pragmatik olmayı amaçlar. Liderliğin bireysel değil kurumsal olmasını hedefler.
Mamafih Kurtuluş Savaşında büyük Atatürk’ün karizmatik liderliği daha sonra pragmatik değişime uğramıştır. O dönemin büyük eğitim düşünürü John Dewey’i Türkiye’ye davet etmesi bunu göstergesi idi.

Bugün bakıyoruz Harb Okullarına tabulara dayalı, dogmatik, sadakati yücelten eğitim devam ediyor. Yüksek özgüven sahibi insan yetiştirirken çılgınca fırsat eğitimi adı altında katliam yapıp ‘eğitim zayiatı’ diyen subay tipi yetişiyor.
İnsanın aklına 28 Şubat döneminde 40 Milyar doları batıran, yönetim kurullarında orgenerallerin olduğu bankaların sonuçta ‘görev zararı’ diyerek dosyaları kapatmaları geliyor.

Artık açık toplum var şeffaflıktan başka yol yok, bilimin rehberliği sözde değil özde olmalı ve komutanlar özeleştiri yapmalılar.

Yoksa böyle fabrikadan böyle malzeme çıkar.

Prof. Dr. Nevzat TARHAN / HABER 7
ntarhan@gmail.com

YORUMLAR 90 TÜMÜ
  • M.Borahan Bilen 16 yıl önce Şikayet Et
    Osman Pamukoğlu. TSK da Osman Pamukoğlu veya Erdal Sarızeybeklerde var.Neden bu noktadan bakamıyorsunuz?Benim de askerde nefret ettiğim insanlar vardı.Tıpkı nefret ettiğim üniversite hocaları,tıpkı şu an nefret ettiğim bazı siyasiler tıpkı nefret ettiğim bazı iş arkadaşları gibi.TSK 800bin personeli olan bir kurumdur.Ama kişisel bir arızayı tüm kuruma lanse etme emeli arkasında ne var?Bu ne hınç?unutmayınız TSK yı yıpratmak PKK ya dolaylı yardım olmaktadır.Dikkatinizi çekerim tarikatçı kesim emniyete toz kondurmuyor neden?
    Cevapla
  • aytek yıldızben 16 yıl önce Şikayet Et
    yazar doğru. yazar doğru söylüyor. orduda da bozuk yetişmiş kişiler olabilir. türk milletinin içinde de bozulmuş kişiler yazarlar çizerler olduğu gibi.
    Cevapla
  • AHMET CANER SOYTÜRK 16 yıl önce Şikayet Et
    LÜTFEN OKUYUN!. 'Siz terlediğinde sırtı kışladan nem kapmasın dediğiniz oğullarınıza babasınız da, siz çarşı izinlerine su katıp Ergenekon güneşi altında silah bronzlaştıran DERİN keyfinizin varisi biricik oğullarınıza babasınız da, 'yirmi beşine kadar ben büyüttüm sonrasını toprak büyütsün' diyerek boyunlarının kıldan inceliğini tüm haşmetiyle içlerine saplayan sivil ağıtlarla mezar yıkayan adamlar BABA değil mi? Teğmenim oğlunuzun eline verebilir miydiniz o pimi çekilmiş ama kini çekilmemiş el BOMBASINI
    Cevapla
  • haktan sancaktar 16 yıl önce Şikayet Et
    askerlere yazık oldu ama dahası var.... malesef dört kardeşimiz bir hiç uğruna katledildi.ordu da mantık ezme üzerine haklıda olsan üstüne karşı çıkamazsın seni her zaman ezer ki,nice ana kuzusuna işkencedir askerliğin acemilik dönemi nice askerimizin psikolojisi bozulmuştur.tabi sahipsiz garibanlar için geçerli.ceza verilen çocuğun rütbeli dayısı olsa o teğmen bırakın ceza vermeyi ondan korkar bile...malesef öyle bu mantığın değişmesi lazım
    Cevapla
  • oktay cakan 16 yıl önce Şikayet Et
    yazamadik !!!. ayni haberlerin baska gazetelere geldigini ama yayinlayacak cesaretlerinin neden olmadigini sorgulamak yerine, yine ayni kolayciligi yani nasil yayimlandi bu haberi sorgulariz. en dogrusunu yapan bu gazeteye saldirmayi birakin biran oncede arkasinda durun.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle