TSK gücünü nereden almalıydı?
Bugün TSK’da ‘Komuta zafiyeti’ oluştuğu sonucuna götüren gerekçeleri sizlerle paylaşmak istiyorum.
Şuna açıklıkla belirtmeliyim, Genelkurmayın hatalarını söylemekten hiç hoşlanmıyorum ve mutlu değilim. Ama ülkemi ve gerçekleri daha çok önemsiyorum ve kendimi sorumlu hissediyorum.
Eşikaltı önyargıların öne çıkması
İletişim Psikolojisinde bilinç dışı öne çıkarma veya eşik altı önyargı (Subliminal Priming) tanımı vardır. Bazı olaylar vardır ki kişi farkında olmadan önyargılarını açığa çıkarır.
Bilindiği gibi Genelkurmay Başkanlığı halkla ilişkiler ve imaj çalışması yapmak zorunda kaldı. Cumhuriyet tarihinin en ihtişamlı 30 Ağustos törenine ve Bilbord’lar da reklamlara maruz kaldık. “Güçlü Ordu Güçlü Türkiye”. Tıpkı 1930’ların Avrupasının gövde gösterileri gibi.
Neden gücü göstermeye ihtiyaç hissetti?
Çünkü toplum nezdinde TSK’nın itibarı hızla inişe geçti. Askeri okullara başvuru tarihte görülmemiş bir oranda düştü. Deniz Kuvvetleri Komutanı Metin Ataç’ın emekli olmadan önce söylediği Deniz Lisesinde kontenjanı dolduramıyoruz sözü basına yansıdı. 100’ün üzerinde Tabip Subay kıtada firarda. GATA Tıp Fakültesinin puanı Hemşirelik Yüksek Okulu puanının altında. Harp Okullarına başvuran öğrenci profili hayal kırıklığı oluşturuyor.
Özetle TSK’ya olan ilgi zayıflamıştı
Ayrıca Ergenekon davası ile ilgili açık net bir duruş gösteremediği gibi yalan yanlış ve bilgi saklayan açıklamalar ve uygulamalar yapıldı. Bir kaç örnek vermek gerekirse;
1- Son yalan örneği Taraf Gazetesi muhabiri Mehmet Baransu hakkında Adalet Bakanlığına verilen suç duyurusu gerekçesinde “TSK’da Kara Propaganda diye bir uygulama yoktur” yazılmasıdır. Harp Akademileri Kütüphanesinde Piyade Albay Sırrı Türkoğlu imzalı Genelkurmay basımevi 1969 tarihli “Psikolojik Harp Harekatının Yürütülmesi” isimli kitabın 23. sayfası 6. madde, Gizli (Kara=Siyah) Propaganda yazılı kitap maalesef Genelkurmayı yalanlıyor.
2- İrtica eylem planı belgesi olayında günlerce suskun kalan, imza çelişkilerini açıklamayan, arşivlerini terör savcılarına açmayan belgeyi hazırlayan ve bu skandalı ortaya çıkan Albay Çiçek’i Genelkurmay Başkanı ile aynı koridorda çalıştıran Genelkurmay bilgi saklamaktadır.
3- Askerlerin eline pimi çekilmiş bomba veren teğmen olayı bir kaza olabilir ama olayı örtbas etmek için valiliğe yanlış bilgi veren Kolordu Komutanlığının özür dileyerek güven oluşturmak yerine fotokopiciye Jandarma gönderek sıradışı işler yapması.
4- Komutanlarına suikast planları yapan teğmenler olayının tesadüfen ortaya çıkması ve Genelkurmayın iç temizlik yapma çabasına girmemesi.
5- Poyrazköy ve Ankara Zir vadisine silah saklanmasında sorumluluktan kaçan tutum ve söylemler
6- Çukurca’da, Dağlıca’da ses kayıtları ortaya çıkan generaller konusunda toplumu bilgilendirme yapılmaması.
Dogmatik ikon olarak kravat
7- En son yaşanan çifte standart 30 Ağustos Zafer kokteyline 37,5 yıl ile darbecilikten yargılanan Ferda Paksüt davet edilip Başbakan’ın eşinin davet edilmemesiydi. Başbakan için ne sabırlı adammış dememiz gerekir.
Aynı toplantıya kocaman Atatürk resimli kravatla gelen Sayın Osman Paksüt diğer yakasına nazar boncuğu taksa iyi yakışırdı. Nasılsa ikisi de dogmatik bağlılık ve sığınma sembolü olarak kullanılmış ve çok rahatlatıcıdır. Aslında büyük Atatürk gibi pozitivist bir liderin dogma haline getirilmesi ironik bir durumdur.
Toplumun gerçeklerini idrak edememe
‘Subliminal Priming’ yani eşikaltı önyargılar olarak Genelkurmay Karargahının ‘özgüven eksikliği içinde olduğu, toplumu küçümsediği veya savunma yalanları söylediği’ sonucunu çıkarabiliriz. Abartılı güç göstergesi hep özgüven eksikliğinin ifadesidir. Bilgi saklaması toplumu küçük görmenin ifadesidir. Savunma yalanları suçluluk duygusunun ifadesidir.
Kurtuluş Savaşında ve Çanakkale’de TSK gücünü Mustafa Kemal’in ‘Halkın ancak şehitlik inancı ile savaşabileceği gerçeğini’ idrak etmesinden almıştı. Bunun için “Ya istiklal ya ölüm, ben size ölmeyi emrediyorum” demişti.
Genelkurmay konsept subaylarından artık halkın gerçeklerini idrak etmelerini beklememiz hakkımızdır. Bölünme ve irtica korkusu ile bu halkı yönetmekten vazgeçme zamanı geldi ve geçti bile...
***
Teşekkür
29 Ağustos’ta sevgili eşim Nermin Tarhan Hakka yürüdü. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camisi Cuma kalabalığından daha fazla dolu idi ve cenaze parmaklar üzerinde taşındı. Ramazan günü oruçlu insanların parmakları üstünde taşınması ve okunan yüzlerce hatim duaları onun Allah katında iyi derecelerde olduğunun göstergesi idi inşaalah.
Ailece hepimizde içimizin hüzünlü ama ruhumuzun huzurlu olması kaderin tesellisi ile kuşatıldığımızı gösteriyordu. Allah’a ve sonsuz hayata inanmanın güzelliğini, gerçekliğini yaşadık çok şükür.
Dünyada misafir olduğumuzu unutmayanlardan ve iyi şeyler yapanlardan olmamız dileğiyle, acımızı paylaşan, dua eden herkese ailem adına binlerce teşekkür ederim.
Evet madem ‘O’ var herşey var,
Evet madem ‘O’ var yok yok.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan - Haber 7
ntarhan@gmail.com
-
oğuz delice 16 yıl önce Şikayet Etİmam Ya da Hoca... Sayın Genel Kurmay Başkanımızın Özümüzün Sözü Sözümüzün Özü Paşam. İnanmak istiyorum ki ordu=millet ama sanırım öyle değilmiş. Herkes bilir ki Başbuğ Paşa nın bir yahudi ile çekilen fotoğrafını. Oda din adamı bizim İmamlarımızda din adamı. Enteresan olan Paşa nın İmamla fotoğrafının olmayışı. Laiklik öylesine özümüze işlemiş ki kendi ülkemizde kendi dinimize sahip çıkamıyoruz. Hocam Başınız Sağolsun.Beğen
-
ercüment karakol 16 yıl önce Şikayet Etsn tarhan,başınız sağolsun. sayın hocam,ordumuzu çok yakından bilen birisi olarak doğru tespitlerle, dikkatli,düzeyli ve olabildiğince yapıcı bir şekilde genelkurmayı eleştiriyorsunuz.bu eleştirilerinize karşılık askerden gelen (olumlu-olumsuz)tepkiyi merak ediyoruz.saygılarımla,Beğen
-
M.Borahan Bilen 16 yıl önce Şikayet EtAyrıca. Ayrıca Atatürkün Fransız hayranı olduğuna değinenler olmuş galiba Osmanlı döneminde azınlıklara ve Fransaya verilen Kaputilasyonları kimin kaldırdığını bilmiyor bu arkadaş.Atatürk dış devletlere gidip Yahudi Cesaret madalyası da almamıştır birileri gibi ..1935 te Mason locasını kapattırmıştır..Yine de ilginçtir ki İsmet İnönü bir masondu.Celal Bayar da.Hatta Atatürkü mason locasını kapattırdı diye mason olan doktorları tarafından öldürüldüğünü ileri süren kuvvetli deliller var..Beğen
-
M.Borahan Bilen 16 yıl önce Şikayet EtAhmet. Atatürkten sonraki her hükümeti eleştirebiliriz.Gerçekten zorbalıklar yaşandı.Bu kısımda zaten çoğu insanla hemfikirim.Mevzu CHP yi veya diğer partileri eleştirmekse ben de buna katılırım..Yalnız ben AKP yi de eleştiririm..Kimsenin zırt pırt şerit değiştirmesini kabul edemem..yani geçmişte marsist bir yazarın bugün islamcı yarın liberal olmasından midem bulanıyor..Bu noktada sen benim bu noktamı eleştiriyorsan seni de bu kefeye koyarım.Yok hak verirsen kendi adına güzel bir şey olur..Bukadar..Beğen
-
ectun iyi 16 yıl önce Şikayet Etmehmet borahan bilen'e. kardeş yazdıklarını okudum ve ilkokul mezunu biri olduğunu düşünüyorum eğer ööle değilse diplomalarını kontrol et. bazı kurumlarda ciddi sıkıntı olduğunu sağır sultan biliyor.ama sen bilmiyorsun galiba.Beğen