11 Eylül, Türkiye'de darbeyi mi önledi?
4 Ağustos 2001’de Başbakan
ANAP’ın hazırlattığı ‘Gün ışığında Türkiye’ raporunun ne kadar haklı ve gerçekçi olduğunu şimdi anlıyoruz fakat Genelkurmay o tarihte siyasete müdahale ederek Türkiye’nin yolunu şaşırtmıştı.
Ulusal Güvenlik sendromu
Sayın
‘Gün ışığında Türkiye’ isimli rapor’dan bazı başlıklar
OHAL’de çalışanlara giden paranın ekonomiye etkisi.
Terörle mücadeledeki mühimmat ve teçhizat harcamaları.
Dağa-bayıra yapılan gereksiz altyapı yatırımları.
İç düşmana karşı yapılan tatbikatlara harcanan para.
Sanayi tesisi yapılabilecek bölgelerin orduya tahsisi.
Yanan ormanlar, kapatılan okullar ve boşaltılan köylerin neden olduğu kayıplar.
Kürtçe TV ile başörtüsü yasağının iç barışa vurduğu darbe.
Genelkurmay’ın yazılı uyarısı
Genelkurmay o tarihte MGK’yı beklemeden kamuoyuna açıklama yaparak başbakanı zor durumda bırakmıştı. Resmi açıklama şöyleydi.
“Ekonomi iflas noktasına gelmişse!.. Ekonomiyi bu hale getirenler hakkında en ufak bir işlem yapılmıyorsa!.. Küreselleşme anlayışı, ekonomik teslimiyetçilik olarak benimseniyorsa!.. Tüm bu olumsuzlukların nedenini ‘ulusal güvenlik kavramı’ ile örtmek ve bu kavramın sonucu olarak görmek hem makûl hem de insaflı değildir, aynı zamanda tehlikelidir...Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye’nin bekası, refahı ve mutluluğunu hedef alan konuların daha ciddi, günlük siyasi çıkarlardan arındırılmış platformlarda tartışılmasının uygun olacağı inancı içindedir.... Yapılan bu talihsiz konuşmada; “Her ileri adımın, ulusal güvenlik gerekçesiyle kesildiği” ifade edilmiş, ancak tek bir örnek de verilmemiştir.
Sürecin basamakları olan önce sözlü uyarı, sonra yazılı uyarı sonuç alınamazsa askeri müdahale...
Genelkurmay Başkanı bir anlık öfke ile böyle bir konuşma yapmaz. Özellikle Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu gibi ketum, müdebbir birisi o tarihlerde Psikolojik Savaş Birimi ismi ile anılan bugün Bilgi Destek Birimi denilen birimin raporu paralelinde konuşmuş olması çok daha akla yatkındır.
Acaba o tarihlerde siyasi partilerden ümit kesilmişti de askerin siyasete müdahale sürecinin basamakları olan “Önce sözlü uyarı, sonra yazılı uyarı sonuç alınamazsa askeri müdahale” prosedürünün düğmesine mi basılmıştı. Arşivler açılsa da bir görebilsek. Tabii 40 çuvalın içinde değilse.
Bu olaydan şu sonucu da çıkarmalıyız askeri müdahalelerde sivillerin çifte standardı, açık olmamaları, güven uyandırmamalarının da büyük rolü vardı. Keşke o zaman da seçime gidebilen bir siyasi irade olsaydı.
Akla yakın gerekçe İkiz kule bombalamalarının o tarihlerde Türkiye’de askeri müdahale sürecini değiştirmesi gözüküyor.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan - Haber 7
ntarhan@gmail.com
-
seymen sevencan 16 yıl önce Şikayet Ettürkiye ordusu türkiye'nin özetidir... sevgili nevzat tarhan, inanın bu konular halkın nazarında itibarını kaybetti. iktidar her sıkıştığı noktada bu konu gündeme getiriliyor ama ilerleme sıfır inanın sıfır. kimsenin herhangi bir şeyi değiştirmeye niyeti yok bence. halk açılım konusunda bu denli rahatsızken sizin sürekli askerle ilgili yazılarınız kabak tadı veriyor. halk tepkisini verdiği oyla gösterdi zaten. lütfen çözüm üretin ülkenin önünü açın. yeni kavgalar çıkarmayın huzur istiyoruz. milletin tertemiz fikirlere ihtiyacı var..Beğen
-
MUSTAFA BİLİR 16 yıl önce Şikayet Etorduyla ilgili ne sorununuz var. hocamızın yazılarını dikkaetle takip ediyorum ama 3 yazısının biri orduyla ilgili.nedir bu tarhan hocamın orduyla meselesi ordu bizim ordumuz gaye içindeki çürükleri ayıklamaksa cuntacıları ayırmaksa topyekün orduyu suçlamak ordunun içindeki cuntacıların ekmeğine yağ çalmaktır nokta atışı yapıp çürük elmayı hedef almak faydalı olacaktır aksi halde cuntacılar tsk yıpratılıyor deyip taraftarlarını artıracaktır saygılarımlaBeğen
-
Sait Ünlü 16 yıl önce Şikayet EtHer samimi eleştiriye "TSK'yı yıpratmak" denemez. Bu yazıyı, millete ait olan ve onun şerefini taşımakta olan bir kurum olan TSK'yı "bir dönem" yönetenlerin, "megolaman" açıklamalar ile SİVİL HAYATA müdahele etmelerinin BU MİLLETE ÇOK AMA ÇOK PAHALIYA malolduğunu gösteren bir hatırlatma olarak okudum, takdir ettim.Beğen
-
ramazan davulcu 16 yıl önce Şikayet Etsaçma bir yazı. hiç biryerinden tutulmuyor. mantık eksik, bilgiler yanlış. Ne olacak böyle.Beğen
-
yasar sami erdoğan 16 yıl önce Şikayet Etsiyasal güvenlik. siyasetin cesaretinin sınandığı dönemler vardır.ya menderes gibi asılır yada demirel gibi koltuk için her şeye kayıtsız şartsız evet çekersiniz.ister 27 mayıs olsun ister 28şubat isim hiç bir şeyi değiştirmiyor.bugün değişen tek şey toplumun artık bu gibi şeylerden bunalmış olmasa ve bu yönde bir siyaset izleyen akımları adı ne olursa olsun destekliyor olması.artık irtica,terör veya adı ne olursa olsun sorunların görülmeden çözülemeyeceğinin herkes farkında.reçetede 'egemelik kayıtsız şartsız milletindir'vaBeğen