Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Genelkurmay, kargaları bile güldürdü

GİRİŞ 02.01.2010 GÜNCELLEME 02.01.2010 YAZARLAR

TSK’DA İDEOLOJİK SAPLANTILAR VE ÖKK

Özel Kuvvetler Komutanlığını araştıran hakimin arabasını izleme şüphesi ile bir günde iki araç durduruluyor. İkisinde de sivil giyimli Deniz Kuvvetleri bağlantılı askeri şahıslar çıkıyor. Genelkurmay’ın açıklaması çok gülünç… Soğan patates almaya  giden askeri personel gerekçesi!!!

Ben 30 yıl her kademede TSK’da görev yaptım levazım görevinin sivil araç, sivil kıyafetle ve plansız 4-5 kişi ile yapıldığını ne duydum ne gördüm. Olasılık hesaplarına göre imkansız rastlantılar, hem de denizciler ve iki aramadan da askerlerin çıkması çok anlamlıdır.

Ayrıca sıkıyönetim komutanlığı yetkisini taşıyacak generalin bizzat olay yerine gelmesi anlaşılmaya muhtaçtır. Polis askere güveniyor yakalananları merkez komutanlığına teslim ediyor. Asker polise ve hakime güvenmiyor generalini gönderiyor. Korgeneralin olduğu yerde savcı nasıl görevini yapsın? Bilgi saklanıyor kuşkusu daha da pekişti.

Sayın Başbuğ ‘Ailenin namusunu kurtarmaya çalışan baba’ gibi çırpınıyor ama nafile. Bu kılıf bu minareye uymadı.

Ordu yıpranmasın Türkiye yıpransın diyemeyiz

Ordumuz yeni yılda yeni sorulara eski cevapları vermeye devam edecek gibi gözüküyor. Yeni sorulara yeni cevaplar verememesinin nedeni ideolojik önyargıların varlığıdır. TSK’daki ideolojik önyargılar maalesef Türkiye’yi geri bırakıyor.

İdeolojik önyargılar sosyal zekayı çalışamaz yapar. İdeolojik önyargılar akıl gözünü kör eder, karanlık alanlar oluşturur, yanlış karar ve tercihlere neden olur. Sonuçta kişiyi geri bırakır.

Aile şirketlerinde şirketi kuran birinci kuşak tutucu ise kendini güncelleyememiş ise nasıl şirket uzun ömürlü olmazsa ideolojiler için de  bu geçerlidir.

Sadece dinler değişmez ve din yanlışsa zaten taraftarı azalır, sadece kültür olarak kalır ve kısmen devam eder ve marjinal kalır.

Önyargılar eğitim sistemi ve korku etkisi ile otomatikleşir. Bir örnek vermek gerekirse; ABD’de uzun süre yaşamış felsefe profesörü bir dostumun yaşadığı canlı örnek.

Hocamız ablası ile pazara gidiyor. Ablası limon alacak kibarca indirim istiyor. Pazarcı çocuk “Olmaz abla” diyor. Abla ısrar ediyor çocuk olmazlara devam ediyor. Abla sert ve kararlı bir ifadeyle “çabuk bana bunu bu fiyata ver” diyor. O direnen çocuk birden bire “Peki abla” diyor.

Bu çocuk otorite figurüne karşı otomatik şartlanmış ‘Sert olan emirlere itaat etmek zorundayım” otomatik önyargısı ile evet cevabı vermişti.

TSK’nın bazı otomatik önyargıları

1-Atatürk’ü Hazret-i Atatürk olarak görmek.
Tanrısal alanlar oluştuğu için gerçek Atatürk’ü değil hipotetik (muhayyel) bir Atatürk’ü sevme sonucunu doğurur. ‘Benim manevi mirasım akıl ve bilimdir’ diyen Atatürk’e bu dogmatik bağlılık devam ederse kurucu liderimiz Atatürk’e olan sevgi ve bağlılık zamanla azalır ve marjinal kalır böylece Kemalistler korktukları şeyi kendileri gerçekleştirmiş olurlar.

2- En büyük vatansever biziz önyargısı. Bu önyargı işgalci kişilik özelliklerini geliştirir. Kimseye güvenmeme ve her şeyi kontrol etme biçimindeki aşırı sorumluluk ortaya çıkar. Harp Okullarında öğrencilerin ‘Siz olmazsanız vatan gider’ şartlandırılması bu kapsamdadır.

Özel ve gizli alanlar kutsallaştırılır. Birilerinin daha vatanseverce bir şeyler yapması ezberleri bozar. Birilerinin yanlışlara haklı ve mantıklı gerekçelerle karşı çıkması ezberleri bozar ve kutsallık alanları zedelendiği için eğer samimi iseler değişmek zorunda kaldıklarını düşünürler. Samimi değillerse çıkarlarını kutsallaştırmışlarsa saldırganlaşırlar.

Bugün TSK’nın kutsal alanı olan Özel Kuvvetler Komutanlığına bağlı Seferberlik Tetkik Kurulu’na (STK) girilmesi TSK ideologları arasında şok etkisi yapmıştır. Bu şok etki iyi niyetli komutanların önyargılarını değiştirmeleri için bir fırsattır. Ama çıkarını vatanından daha çok sevenlerin yeni saldırgan planlar peşinde koşmaları beklenir.

Ankara’da STK’da arama yapan hakimi takip eden subaylar ve bağlantıları üzerine daha fazla gidilemezse kutsalına dokunulmuşların çılgınlıklarını beklemek gerekir.

3. Bir diğer önyargı “Benim gibi düşünmeyen tehlikelidir” saplantısıdır.
Kendisi gibi düşünmeyen ve yaşamayanı potansiyel düşman görme algısı insanları kategorize ettirir. Dost unsurlar ve düşman unsurlar ayırımı yaparak bütün enerjisini ve yatırımını güvenlik ve savunma konularına yapar. Her olayı ilkel birincil insani savunma alanı olan ‘tehdit altında olup olmama’ ikilemi içinde değerlendirir. ‘Tehdit esas güven istisna’ algısı silaha ilgiyi artırır. Yalnızlaşmaya iter. Bütün totaliter yönetimlerin yok olması bu özgüven eksikliğinin önyargısı nedeniyle olmuştur.

Özel Kuvvetlerde kadrolaşma

Bu önyargı nedeniyle askerlik bilimini iyi bilenler değil  ‘Doğu Perinçek’ gibi sadık gördükleri kişilerin adamlarının Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda kadrolaşmasına izin verilmiştir. Kendi personelini fişleyen ÖKK’nın savunulacak bir tarafı kalmamıştır.

Özel Kuvvetler Komutanlığı ideoelojik önyargılıların kutsal alanı idi. hsyk hakim O alana dokulması travmatik yaşantı oluşturdu. Travmatik yaşantıların önyargıları değiştirici etkisinin devam etmesi için açık net ve dürüst, hukuka uygun operasyonlar devam etmeli.

Hakimlerimiz tarihi görev icra ediyorlar. HSYK Başkanı gibi ‘İyi çocuk hakimler’ değil hikmetli hakimler tarihi sorumluk altındalar. Kesinlikle hileye hile ile karşılık verilmemelidir.

Gerçeklerin ortaya çıkmasının hile bozucu etkisi kadar güçlü bir silah yoktur.

İyi niyetli ve güzel gayretli komutanlarımızı istisna tutarak söylüyorum, TSK yönetiminin  Türkiyemizi geri bırakmaya hakkı ve haddi yoktur. Genelkurmay  “Ne hale geldik” derken “Bizim sorumluluğumuz yok mu?” da diyebilmeliydi.


Nevzat TARHAN / Haber 7
ntarhan@gmail.com

YORUMLAR 168 TÜMÜ
  • KADİRUZUNKÖK 16 yıl önce Şikayet Et
    ALLAH cc nin dışında ,her kes yargılanır. hiç bir kurum ilah değildir,kendini ilah gibi göremez, kurum içinde, hain varsa, yoktur inşaallah,çürük,bozuk,yargılanacak tabii,kim yargılayacak,askeri yargı, yapamıyorsa2.seçenek ne,sivil yargı,çürükleri yargılar,bu çürük,ister yargıç olsun ,ister asker olsun,ister milletvekili,isterse diyanet başkanı,isterse şeyhül islam,ister amir ister memur,isterse tinerci, herkes yargı önünde eşit,KİMSE YARGILANAMAZ DEĞİLDİR.
    Cevapla
  • Ya Müslüman Olacaksın Ya Laik! 16 yıl önce Şikayet Et
    2002-2009 Dönemi, Başat Parti AKPnin, Liberal-Darbeci Totaliter Tek Parti Dönüşüm Projesinin Öyküsünden İbarettir!. Öykü Şöyle Başladı: 1) Önce halk "Bir de bunlar gelsin bakalım" dedi. 2) O dönem Türkiyenin Ekonomik Krizden çıktığı döneme denk geldi ve AKP "Biz Çıkarttık" dedi. 3) Halkın bilinç altına AKP "Türkiyeyi Ekonomik Kriden çıkaran parti" olarak işlendi. 4) AKP iktidarını bu Ekonik Söylem ile sağlamlaştırdı. 5) Sonra Medya Satın alındı. 6)Sonra Gazete ve Yazarları sonra da Ana Haber Bültenleri ve Spikerleri Satın alındı. 7) TRTnin başına geçildi. Sonuç: Liberal-Darbeci Totaliter Tek Parti Dönüşüm Projesi.
    Cevapla
  • Ya Müslüman Olacaksın Ya Laik! 16 yıl önce Şikayet Et
    TSKya Kertengele Muamelesi, Böcek Muamelesi Yapıyorlar!. AKP ortalıkta yokken Nevzat tarhan hangi barınakta saklanıyordu ve birden ortaya çıktı? Şu an kendilerine ayrılmış hazır köşelerinden TSKyı şamar oğlanına çeviren, onu darbeci bir kabile ordusu yerine koyan, şizofren bir hasta ya da terör örgütleri ile iş birliği içinde olan suç örgütü muamelesi yapan bu Yazarları İktidar Değişince İzleyeceğiz!
    Cevapla
  • Kerim41 16 yıl önce Şikayet Et
    Kaleminize sağlık Hocam. Kaleminiz dert görmesin...
    Cevapla
  • Ya Müslüman Olacaksın Ya Laik! 16 yıl önce Şikayet Et
    Sen Bir Milli Görüşçü Olarak Tabiki Yazar İle Aynı Fikirde Olcaksın!. Çünkü hem Milli Görüş, Hem Nakşibendi, Hem Nurcu, Hem AKP, Hem Saadet aynı ideolojik görüşte olmasalar da iş Laikliğe saldırmak olduğunda sırt sırta vermeyi hatta kendilerine Vakiti de katmayı çok iyi bilirler. Ne demiş Nakşibendiden Onay alan Erbakanın öğrencisi, "Hem Müslünman, hem laik olunmaaazz! Ya laik olacaksın ya müslüman! "
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle