Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Genelkurmay huysuz ihtiyara benzemeye başladı

GİRİŞ 25.01.2010 GÜNCELLEME 25.01.2010 YAZARLAR

Balyoz Güvenlik Harekatı’ planının darbe planı olduğu o kadar sahici ki, ilk günkü acabalardan vazgeçmek daha makul gözüküyor. Sanki 27 Mayıs veya 12 Eylül’ün güncellenmiş hali.

Orijinal nüsha 4 yıllık bekleme süresi sonunda imha edilmiş. Acaba son dört yılın plan tatbikatları ve harp oyunları savcılara gösterilebilecek mi bilemiyoruz. Kamu vicdanı tatmin olmazsa TSK çok zarar görür.

Gerçeklik ilkesine uyan bazı bilgiler

1- Harp oyunlarında gerçek isim olmaz kırmızı kuvvetler mavi kuvvetler çatışması vardır. Ancak sadece harp planına isim ve sicil gibi noktasal bilgiler girer. Bu harp planı olmadığına göre darbe planı tanımı en uygun tanımdır.

2- Fişleme için uygulanan Güvenilir - Güvenilmez kriterleri Yüksek Askeri Şura kararları ile tasfiye edilen, muhtemel darbeye karşı olabilecek dindar ve demokrat subaylara uygulanan kriterlere uyuyor. Dinci, eşinin başı örtülü, gümüş yüzük takıyor, alaturka WC kullanıyor, rüşvet yemez, liberal görüşleri var, İmam hatip mezunu, babası imam vs gibi…

3- Asker plansız iş yapmaz. 12 Eylül 1980’de bir günde anarşinin bitmesi iyi plan sonucuydu. Plandaki iç tehdit ana teması tahrifatla açıklanamayacak kadar belirgin göze çarpıyor. Basına yansıyan metni incelediğinizde darbe arzusu ve niyeti çok belirgin anlaşılıyor.

4- Genelkurmayın planla değil nasıl sızdırıldığı ile ilgilenmesi de tevil yolu ile ikrardır. Suçun dolaylı onaylanması anlamını çağrıştırır.

5- Psikolojik Savaş gözlüğü ile bakıldığında;

Stratejik hedef darbe yapmak, savaş ideolojisi irticai kalkışma ve Türkiye’nin İran olma ihtimali, taktik hedef irtica tehlikesine kamuoyunu inandırmak, yöntem düşman üretmek için kontrgerillayı çalıştırmak, taktik ikincil hedef sıkıyönetim için ortam oluşturulmasıdır.

Eylem planları ile düşman üretmek amaçlanır, çarşaf ve sakal eylem planları ile el-kaide üzerinden fişlenmiş kişilerin toplanmasının sağlanması ve camilerin bombalanması ile de irticai kalkışmaya inandırıcılığın oluşturulması amaçlanır.

 Ayrıca Suga (Denizcilikte halat bağlama anlamına gelir) eylem planı ile denizlerde gerginlik ve Oraj eylem planı ile havalarda fırtına oluşturmak amaçlanmıştır.

‘Orage’ Fransızcada fırtına demektir. Eylem planında imzası olan İbrahim Fırtına paşanın soyadının Fransızcası. Ne tesadüf (!)...

6- Hafızalarımızı yoklayalım 2003’de Kasım ayında HSBC bombalandığında tanklar boğaz köprüsünü EMASYA gerekçesi ile kapatmıştı. Sessizce valilik özrü ile geri dönülmüştü.

Çarşaf eylem planı kapsamında HSBC, Sinagog ve İngiliz Konsolosluğunun bombalanması akla yakın duruyor. Demek ki kader cuntacıların kafasını çarşafa dolandırmış.

7- 2003 Plan Semineri Mart 2003’te yapıldı. Seminerler jenerik senaryoların yeniden gözden geçirilme ve kurmayların akademik kariyerlerinin gözlemlendiği alanlardır. Bunun için en az altı ay hazırlık gerekir.

Plan semineri son aşama tarihi ile Irak olayları tarihi örtüşüyordu. Aynı tarihlerdeki Orgenerallerin ittifakla 1 Mart Irak  tezkeresi için nötr kalma kararının gerekçesi belirsizdi. Şimdi anlaşılıyor cuntacılar ABD ile ortak hareket etmek istememişler. Çünkü iç hesapları varmış. Amerikalıları kızdırınca Irak Süleymaniye’de Özel Kuvvetler Komutanlığı askerlerinin başına çuval geçirilmişti. 2003 Kasım ayı bombalamalarından sonra muhtemelen hükümet uluslararası destek istedi ve ABD cuntacıların kulağını çekti. Aslında önceleri ABD’ye toz kondurmayan ‘bizim iyi çocuklar’dılar.

ABD’nin Türk Genelkurmayını değil hükümeti muhatap almaya başlaması dönüm noktası olmuştu. Demek ki kader aslında çuvalı cuntacı zihniyetin başına geçirmiş.

O tarihlerde darbeyi önleyen üç etken Orgeneral Hilmi Özkök, darbecilerin taktik hatası ile ABD’yi kızdırmaları ve zamanın ruhu faktörleridir.

Genelkurmay Başkanlığı darbe planlarının konuşulması ile bilgi kirliliği oluştuğunu ifade etti.

Asıl bilgi kirliliği gerçeklerin orta çıkmasını engellemektir.

12 Eylül 1980’den bir gün önce “Bazı duyumlar alıyorum” diyen Cumhurbaşkanı vekili İhsan Sabri Çağlayangil’e Genelkurmay başkanı Kenan Evren’in Darbe olacak olsa önce benim haberim olurdu” demesi bilgi kirliliğidir.

Yalancının mumu yatsıya kadar yanarmış darbecilerin mumu da toplumun uyanmasına kadar yanacak. Savcıların değil, Genelkurmayın kendi çürüklerini temizlemesi TSK’yı yıpratmaktan korur.

Genelkurmayımız huysuz ihtiyarlara benzememeli. Huysuz ihtiyarlar hep bir suçlu ararlar suçun kendilerinde olduğunu anladıklarında ise iyice yalnız kaldıklarını görürler.

Dost acı söyler, emekli bir subay olarak bunları yazmaktan mutlu değilim ama zalimliğe sessiz kalınmaz ki.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan -  Haber 7
ntarhan@gmail.com

YORUMLAR 34 TÜMÜ
  • memnune dost 15 yıl önce Şikayet Et
    TSK. İşi bulandırmak ısteyenler bu vahim seminer sonra harp oyunu herneyse eleştirenleri tsk nın yıpratılması olarak algılıyor bu ülkede sanki hiç darbe olmamış 17 yaşındaki çocugun yaşı büyütülüp asılmadıtsk büyük bir kurunmdur cumhuriyetimizin kurucusudur ama içduşman üretmede kanesi maalesef eksilerle dolu doğan paşayı izledim çok komikti yok araya ilaveler yapılmış oysa kaset lere ilave ses sonradan yapılamıyor başbuğ u buolayların dışında tutmak istiyorum ama onun konuşmalarıda inandırıcı değil . yapması
    Cevapla
  • Sabit Kal 15 yıl önce Şikayet Et
    Askeriye neden &quotbizim her seyimizdir"? &quotHer seyimiz olan" herseyimizi almaya, herseyimizi kontrol etmeye, herseyimize göz dikme hakki görür kendinde.. Bir cocuga bile "sen bizim her seyimizsin" dediginizde cocugun gelismesini tamamen negatif yöne cekersiniz ve basiniza büyük bir bela alma ihtimaliniz var. Hayir efendim, reddediyorum, askeriye bizim "her seyimiz degil"dir. Ancak ve ancak bir cok seyden bir seydir, bir cok kurumdan bir kurumdur ve hic bir ayricaligi yoktur. Yüz senede bir olabilecek bir savas icin yüz sene sirtimizda tasiyoruz, memleketin kaymagini yiyorlar, hic bir sey üretmeyip, cok sey tüketiyorlar ve cagin tamamen normlari disindalar.
    Cevapla
  • Sabit Kal 15 yıl önce Şikayet Et
    Devrimler, hangi zihniyet olursa olsun, hangi din olursa olsun, bir kere gelipte bir yere &quotdayi" gibi kurulanlar, artik ömrü billah &quotilerlemeye". kapali olduklari icin olur. Osmanlinin batip gitmesi, Atatürkcülügün marjinallesmesi, askeriyenin sivilin gözünde "cunta" derecesine inmesi hep bundan. Daha 30 yil öncesinede dindarlar/dinciler cagin en gerisinde diye lanse edilirken, bugün onlar en ilerici, onlari asagilayanlar en gerici konuma düstüler. Su son yorum "askere güven", bu durumu ne kadar güzel izah ediyor! 80 yil öncesinin söylem ve idolojileriyle hala bu toplumu idare edip yönlendirebilecegine inanma hastaligi. Roller tamamen yer degistirdi.
    Cevapla
  • Haldun Demircialioğlu 15 yıl önce Şikayet Et
    Askere Güven. Ordumuza, askerlerimize ve onların başlarındaki komutanlarımıza güvenmek isterim. Ordumuz bizim herşeyimizdir. Bugünümüz, yarınımız onlara emanet. Keşke ordunun başında bulunanlar ülkeyi ve milleti korumanın rejim veya yönetim şekli ile sınırlı olmadığını bilse. Böyle diyorum çünkü yapılan bütün söylemler bunun üzerine. Bu devlet, bu rejim özellikle Atatürk tarafından gençlere ve öğretmenlere emanet edilmiştir. Bu ülkede insanların rejimle devletle sorunu çok şükür yok. Keşke bunu başkaları da bilse....
    Cevapla
  • aykut kucuroglu 15 yıl önce Şikayet Et
    yazmaya devam. sevgili emekli albayım ve sevgili bilim adamı,yazılarınızı keyifle okuyorum..bende bu olayı böyle düşünmüştüm.o çuval darbecilerin başına geçirildi
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle