''İnsan omzundaki rütbeden utanır'' denilecek durumlar
Ülkemizi, bayrağımızı, ordumuzu seviyoruz ama gerçekleri daha çok seviyoruz. Olayları ayrıştırarak düşünmeliyiz. TSK’yı ayrı cuntacı kadrolar ayrı ele alarak bu mümkün olur.
Bir tarafta sahte Batı Çalışma Grubu raporları ve imzasız mektuplarla yargısız infaz organı YAŞ kararları ile ekmeği ve geleceği ile oynanan, ordudan uzaklaştırılan onbinlerce subay astsubay yargılanmadan suçlu ilan edildi.
Diğer tarafta yargının bir numaralı terör sanığı kabul ettiği Üçüncü Ordu Komutanı hiç bir şey yok gibi görevine devam ediyor. Üstüne üstlük Genelkurmay Başkanından özel ilgi görüyor. Çifte standart, adaletsizlik ve hukuksuzluğun canlı bir örneği... Arşı titretecek bir haksızlık.
Bizim geleneğimizde bir öğütün yöneticilerde büyük etkisi olmuştur.
“Mazlumların ve zulme uğramış kişilerin Allah ile aralarında perde yoktur onların feryatlarından korkunuz” mealinde Peygamber öğüdü ecdadımız tarafından her valiye öğretilmişti.
Bu konu ile ilgili Bağdat valisinin konağı yıkılma vakasına eli ve nefesi kuvvetli Belediye Başkanı cevabı için Adnan Tanrıverdi Paşamızın “İktidarda mazlumların da hissesi var” harika cevabını şu linkten okuyabilirsiniz. http://www.adnantanriverdi.com/index.asp?konum=4&adresi=1177
Türkiye yakın tarihte en büyük zalimliği TSK bünyesinde görmüştür. Bu acımasız zulüm ve despotizm 1960, 1971, 1980 ve 1997’de ordumuzda doku değişikliğine neden olmuştur.
Bu kadrolar Atatürk’ün Anayasasını 1960’da kaldıran sahte Atatürkçülerdir.
Ciddi ve sarsıcı delillerle hakkında dava açılmış Orgeneral Saldıray Berk’in ne derece şahin olduğu anlaşılıyor. Genelkurmay Başkanı bile ondan çekiniyor ki kış tatbikatına hiç bir şey olmamış gibi gidebildi. TSK’daki kadrolaşmanın vahim sonucu diyebiliriz.
Açıkça hukuksuz olan bu duruma “Orduda moraller bozulmasın” diye karşı çıkmamak suça ortak olmaktır.
Mahkemenin soğuk duvarları herkesin moralini bozar ancak medeni toplumlar bu duruma katlanmayı öğrenirler. Kimse hukuk önünde özel, önemli ve imtiyazlı olamaz.
Vatanı için canını feda edecek derecede seven dini duyarlılığı yüksek 2000’e yakın subay astsubay YAŞ kararları yoluyla aileleri ile birlikte bir günde kapı önüne bırakılmışlardı.
Emeklilik hakları yok, sağlık güvenliği hakları yok, siviller ve belediyeler iş vermediler, aileleri bile şüphe ile karşılıyordu.
İstanbul Büyükşehir ve çok az kuruluş 28 Şubat döneminde mazlumun yanında olma cesaretini gösterebilmişti. Hatta bir çok cemaat ve tarikat bu arkadaşlara bizden uzak dur mesajları göndermişlerdi.
Türk Silahlı Kuvvetleri 27 Mayıs 1960’dan itibaren cuntacı kadroların sızmasına maruz kalmıştır.
Şu anda TSK toplumun dokusuna uymayan bir yapılanma aracılığı ile emir komuta zinciri dışında bazı kadrolar tarafından yönlendirilmeye çalışılmaktadır. Genelkurmay Başkanı direnemez.
Bu nedenle çete suçu sanıkları yargı yolu açık olmak üzere re’sen emekli edilmelidir. Üçlü kararname yeterlidir. Cuntacıların anladığı dil budur. Aksi takdirde Talat Aydemir hadisesi gibi durumlar yaşanabilir.
Yüksek Askeri Şura kararlarının hukuk denetimine açılması konusunda yapılacak Anayasa değişikliği yargılanmak isteyenler içindir.
Kendilerini yargılanamaz görenler için, omuzlarındaki rütbeyi veren milletten duyacakları utanç onlara yeter.
TBMM hem maşeri hem de beşeri vicdanın sesini dinlemeli.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan - Haber 7
ntarhan@gmail.com
-
volkan yalman 15 yıl önce Şikayet Et2010. onlar bu işin içinde olduklarından bunun halusilasyon olarak değerlendirilmesini arzu ediyorlar.ancak ülke Atatürk ten sonra büyük kaosa sokuldu.inönü ülkeyi yönetemedi,kendi gibi düşünmeyen silah arakdaşlarına bile tekme vurdu.61 ihtilaline şimdiki CHP liler gibi destek verdi.ancak yıl 2010 bilgisayar çağındayız.ülkeyi orta çağ zamanına götürmek isteyenlerin vatanımıza ne kadar zarar verdiklerini görmezden gelenler yada görmezden gelinmesini isteyenlere neye hizmet ediyorlar tabiki ceplerine....Beğen
-
h.avni güven 15 yıl önce Şikayet EtCEVİZ SIRIĞI. "Merak etme sen h.avni güven 2010-03-07 21:02:31" Teşekkürler bana dr. tavsiye ettiğin için. Ama ben daha cuntacı-drbaeci-ergenekoncu üçgeni arasında halüsinasyonlar görmediğim için ismimle yazabiliyorum. Size de tavsiyem sizin kendi fikirlerinizi kendi adınızla yazmanız. Müstear isimlerle değil. Allah gecinden versin grip olup üşütseniz darbeci-cuntacı-ergenekondan bileceksiniz.Bir şeye daja biraz dikkat ergenekon denilen şeyde her yargılanan beraat ediyorlar. Acaba ergenekon damı halüsinasyon??Beğen
-
h.avni güven 15 yıl önce Şikayet EtCEVİZ SIRIĞI. Yav sayın hocam ben size ilim adamlığı sıfatınızdan dolayı diyordum ama hin hocalığı size daha çok yakışıyor. Albaylıktan sonra TSKdan atılmanız nedeniyle TSKya vurup duruyorsunuz ama biliyorsunuz Psikiyatristlerin şahitliği belli bir süreden sonra kabul edilmiyor. Her konuda da yazı yazmak zorunluğunuz yok. Ama ille de yazacağım diyorsanız ilim dalınız olan psikiyatri ile ilgili yazın. Yoksa size gelecek hastaları da kaybedersiniz. Sayın hocam.....Beğen
-
h.avni güven 15 yıl önce Şikayet EtCEVİZ SIRIĞI. "Prof. Nevzat Tarhan Hocama dil uzatan Cahiller 2010-03-07 14:11:19" yazan ziyaretçi arkadaş. sen önce kendi ad soyadınla yaz sonra hocanın yazının altına imza at. Biliyorsundur isimsiz yazılar buza yazılan yazılara benzer erir ve gider.Beğen
-
h.avni güven 15 yıl önce Şikayet EtCEVİZ SIRIĞI. Editörün Notu: Lütfen yorumunuzun tamamını büyük harflerle yazmayınızBeğen