Hakimler kararlarında dinin insan anlayışından esinlenebilir
Alman Yüksek Mahkemesine göre Hakimler temel hakları yorumlarken ve takdir yetkisini kullanırken dinin bazı temel değerleri ve anlayışından esinlenebilir.
05.05.2026 tarihinde yayınlanan Almanya Frankfurt am Main Yüksek Eyalet Mahkemesi (OLG) kararında, davaya bakan bir hakimin hukuki değerlendirmelerini yaparken Hristiyan insan anlayışına (christliches Menschenbild) dayanabileceğine karar verdi.
Kira ve kullanım bedelinin tahsili amacıyla açılan bir davada hâkim, duruşmada olayı ve hukuki uyuşmazlığı belirledikten sonra uyuşmazlığın uzlaşma yoluyla çözülmesini önermiştir. Davacı vekili bunun üzerine mahkemenin değerlendirmelerini “duygusal” bulduğunu belirtmiştir. Hakim ise iddiaya verdiği cevapta kararını din kurallarına göre vermediğini, sadece yorum yaparken ve takdir yetkisin kullanırken, Hristiyanlık dininin insan anlayışından esinlendiğini ifade etmiştir. Davacı vekili reddi hakim talebinde bulunmuştur.
Karara karşı yapılan itiraz üzerine Almanya Frankfurt am Main Yüksek Eyalet Mahkemesi (OLG) ilk derece mahkemesi tarafından yapılan hukuki değerlendirmede Hristiyan insan anlayışının esas alınmasının hukuka aykırı olmadığını, kararın salt din kuralları ve anlayışına göre verilmediğini, hakimin sadece yorum ve takdir yetkisini kullanırken hukuki değerlendirmelerine Hristiyan değerlerini de kattığını ifade etmiştir.
Ayrıca Hakimin Hristiyanlığın insan anlayışından esinlenmesinin Anayasa’nın 97. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen hâkimin kanuna bağlılığına aykırı olmadığı da belirtilmiştir. Hristiyan insan anlayışının, özellikle Anayasa’nın önemli bir düşünsel ve tarihsel arka planını oluşturduğunu, insan onurunun güvencesi ile temel hakların anlaşılmasını şekillendirdiğini, bu anlayışın medeni hukuktaki genel hükümler, yoruma açık hukuk kurallarının ve kavramlarının yorumlanması ve uygulanmasına etkisi olduğunu belirtmiştir. Hatta kararda Federal Anayasa Mahkemesi içtihatlarına da atıf yapılarak, bir adli yargı hakiminin Hristiyanlığın insan anlayışının temel haklara etkisini hiç dikkate almaması ya da yanlış değerlendirmesi halinde bir temel hak ihlali söz konusu olabileceği belirtilmiştir. Özellikle kira hukukuna ilişkin hükümlerin yorumlanmasında mahkemelerin, temel haklara ilişkin değerleri dikkate alması gerektiği ifade edilmiştir.
İlgili Kararlar
Frankfurt am Main Yüksek Eyalet Mahkemesi, 14.4.2026 tarihli karar, Dosya No: 2 U 174/24
(öncesinde Frankfurt am Main Bölge Mahkemesi, 22.10.2024 tarihli karar, Dosya No: 2-7 O 338/21)
Erişim
https://ordentliche-gerichtsbarkeit.hessen.de/presse/orientierung-am-christlichen-menschenbild-kein-befangenheitsgrund
Prof. Dr. Rauf Karasu, (Dr.Jur., LLM Heidelberg)
-
Recai 1 saat önce Şikayet EtBizde de hakimler dini ictihat yorumlarını nazara almalıdır. Zira, dinin insan üzerindeki etkisi yadsınamaz. İnsanlarıntavır ve davranışları ile dini kurallar doğru orantılıdır. Türkiye'de sahada yapılacak bir çalışma bunu ispat edecektir.Beğen
-
AĞACAN 4 saat önce Şikayet Etİnşallah bizde Anayasamızı Türk Halkının menfaatine, dinimizin adaletine göre yapabilmeyi başarabiliriz sayın Hocam.Beğen Toplam 2 beğeni