Prof. Dr. Vehbi Ünal
Prof. Dr. Vehbi Ünal
KONUK YAZAR
TÜM YAZILARI

Eğitimin Asıl Amacı: Karakterli Nesil, Güçlü Gelecek (Eğitim Üzerine Düşünceler III)

GİRİŞ 19.09.2026 GÜNCELLEME 19.09.2026 YAZARLAR

Eğitim üzerine düşünceler yazı dizimizde şu gerçeğin altını çizmiştik: İnsanı insan yapan değerleri göz ardı eden eğitim sistemleri; haydutluğun, hırsızlığın ve her türlü ahlaki yozlaşmanın ve kötülüğün sessiz mimarıdır. Sorunun temeli insan ise çözümü de insanın eğitimidir. Ancak burada şu soru kaçınılmaz biçimde karşımıza çıkmaktadır: Eğer çözüm insanın eğitimindeyse, insanı gerçekten "insan" yapan nedir?

İnsanı diğer varlıklardan ayıran unsur sadece akıl mıdır? Akıl her şeyi bilir yanılgısı bugün dünyamızı daha da yaşanmaz hale getirmiştir. Mevla’nın dediği gibi “akıl, seni kapıya kadar getirir; ama içeri girmek için aşk (sevgi, duygu) gerekir”.

Peki, insanı bu denli biricik kılan nedir? İnsanı insan yapan üç temel unsur vardır: akıl, ahlak (duygu) ve irade. Bu üçü bir arada işlediğinde ortaya gerçek bir insan çıkar. Ancak pozitivizm bu dengeyi bozdu. Duyguları bilim dışı ilan etti, vicdanı ölçülemeyen bir kavram olarak reddetti, ahlakı ise dinin gölgesine hapsetti ve böylece ondan da uzaklaştı. Geride yalnızca "özgür irade" kaldı; ama ahlaktan yoksun bir irade, özgürlük değil dizginsizliktir.

Bu farkı daha somut biçimde görmek için şöyle düşünelim: Bir taş/kaya yerli yerinde durur, bir hayvan içgüdüleriyle yaşar; ikisi de var olur ama hiçbiri “Bu doğru muydu? Haksızlık mı ettim? Vicdanım rahat mı?” diye sormaz. Bu soruları yalnızca insan sorar. Çünkü yalnızca insan, eylemlerinin ahlaki sorumluluğunu taşıyabilir. İşte bu yüzden insanı insan yapan şey ne kadar bildiği değil, ne kadar ahlaki bir kişilik taşıdığıdır. Ahlak insana mahsustur; onu evrende biricik kılan da budur.

O hâlde eğitim sisteminin ve eğitimcinin temel vazifesi karakterli, ahlaklı insan yetiştirmektir. Peki, bu nasıl mümkün olacaktır?

Her şeyden önce özgürlüğün ne anlama geldiğini doğru kavramak gerekir. Özgürlük, insanın iradesini serbestçe kullanabilme yetisidir. Ahlakın temeli de zaten bu hür iradede yatar. İradesi özgür olmayan bir insandan gerçek anlamda ahlaki davranış beklenemez; zira ahlak, zorlamayla değil özgür tercihle anlam kazanır. Ancak burada kritik bir nokta vardır: Özgürlük, sorumluluğun bir ön koşulu değil, aksine onun doğal bir sonucudur. Bu nedenle çocuklara ve gençlere önce hak ve özgürlükleri değil, sorumlulukları öğretilmelidir. Hakkını bilen ama sorumluluğunu bilmeyen nesil özgür değil, başıbozuktur.

Nitekim sorumluluk bilinci yerleşmeden verilen özgürlük, rehbersiz bırakılmış bir güç gibi yıkıcı, yırtıcı ve yakıcı olabilir. İşte tam bu noktada vicdan devreye girer; vicdan, insanın iç pusulasıdır. Bir insanın insanlık düzeyi; taşıdığı sorumluluk bilincinin büyüklüğüyle ölçülür. Sorumluluk duygusundan beslenmeyen davranış ahlaki bir eylem değil, yalnızca kanuni baskının ürettiği geçici bir itaat olur. Korku ile kurulan düzen, korku ortadan kalkınca çöker.

Bu gerçeği yüzyıllar önce Rousseau da dile getirmiştir. Yaratılışta her şey mükemmeldir; bozulma, insanın kendi eliyle başlar. O hâlde düzeni bozan insan ise onu yeniden inşa edecek olan da insandır. Bu gerçek bize şunu gösteriyor: Sorun da çözüm de insanın içindedir; yani doğru yetiştirilmiş, sorumluluk bilinci kazanmış, vicdanı uyanık bir insanda.

Buradan hareketle şunu söylemek gerekir: İnsan; akıl ve kalp (gönül) sahibi bir varlıktır, bu iki boyutun bir arada bulunduğu eşsiz bir varlıktır. Aklın ihtiyaçları ile kalbin ihtiyaçları birbirinden farklıdır. Ne var ki eğitim kurumlarımız uzun süredir aklı yüceltirken kalbi (gönlü) unutmuştur. Öğrenciye ne öğreteceğimizi biliriz; ancak onu nasıl bir insan yapacağımızı çoğu zaman sorgulamayız. Duygusal ve vicdani boyutun ihmal edildiği bir eğitim, bireyi topluma hazırlamaz; yalnızca sisteme uyumlu bir parça hâline getirir. İnsan yetiştirmenin yolu ise önce insanı tanımaktan geçer.

Bu anlayışın kökleri aslında çok derinlere uzanmaktadır. Tarihe ve kutsal metinlere bakıldığında, tüm ilahi öğretilerin özünde insan ahlakının yattığı görülür. İbadetler yalnızca ritüel değil, karakteri arındırmanın yollarıdır. Emirler ve yasaklar bir baskı aracı değil, insanı insana yakışır biçimde yaşatma çabasıdır. Hukuki müeyyideler toplumu değil, önce bireyin vicdanını inşa etmeyi hedefler. Kıssalar ise birer tarih dersi değil, insanın kendisiyle yüzleşmesini sağlayan aynalardır. Bütün bunların temelinde tek bir amaç vardır: İnsanı ahlaki olarak olgunlaştırmak, onu gerçek anlamda insan kılmaktır.

Özetle eğitimin amacı bilgi yüklemek değil, insan yetiştirmektir. Eğitim sisteminin temel vazifesi karakterli insan yetiştirmektir. Eğitim kurumlarında sadece aklı değil, kalbi ve gönlü de geliştiren, duyguyu, vicdanı ve ahlakı besleyen bir müfredat oluşturulmalıdır.

Çocuklara ve gençlere önce hak ve özgürlükleri değil, sorumlulukları öğretilmelidir. Sorumluluk bilinci kökleşmeden özgürlük verilmesi; pusulasız bir gemiye yelken açmaktan farksızdır. Özgürlük, ancak sorumlulukla olgunlaşır; hak ise ancak görevle anlam kazanır. Bireyde vicdan duygusu uyandırılmalı ve güçlendirilmelidir. Kanuni baskıyla değil, içten gelen sorumluluk bilinciyle hareket eden bireyler yetiştirilmelidir. Tüm bunları yaparken tarihimizin derinliklerinde yaşamış örnek şahsiyetler; soyut erdemleri somutlaştıran, nesillere ışık tutan yaşayan birer mekteptir. Bu şahsiyetlerin hayat tecrübeleri yalnızca anlatılmamalı; hissettirmeli, içselleştirilmeli ve yaşatılmalıdır.

Prof. Dr. Vehbi ÜNAL

YORUMLAR 7 TÜMÜ
  • Tahir 40 dakika önce Şikayet Et
    Konun temeline inmişsin kalemine sağlık hocam.
    Cevapla
  • Maraşlı 1 saat önce Şikayet Et
    Sayın hocam zorunlu eğitim acilen 4+4 olarak düzenlenmeli. Çalışan kadına tanınan ayrıcalıklar, ev kadınların ikinci sınıf muamele görmesi acilen sonlandırılmalı.
    Cevapla
  • Suna Koçak 1 saat önce Şikayet Et
    Sayın hocam yazılarınızı süerekli takip ediyorum sadece sorunları dile getirmiyor çözüm önerileri de sunuyorsunuz, elinize sağlık.
    Cevapla
  • Ardahan 2 saat önce Şikayet Et
    Eyvallah hocam, gönlünüze sağlık olsun inşallah.
    Cevapla
  • Kmb 2 saat önce Şikayet Et
    Üniverstelerde öğrenciler edepten uzak çıplak geziyor dizilerdeki ouuncular aynısi bunlara bir düzen gelmese sonuç vahim
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle