Prof. Dr. Zakir Avşar
Prof. Dr. Zakir Avşar
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Sporda şike ve yasa dışı bahis gölgesi

GİRİŞ 23.02.2026 GÜNCELLEME 23.02.2026 YAZARLAR

Hakemlerle, futbolcularla başlayan yasa dışı bahis, şike ve kara para aklama soruşturmaları hız kesmeden devam ediyor. Hız kesecek gibi de görünmüyor. Peşpeşe yeni isimler açıklanıyor, kamuoyuna yansıyor, bazı klüplere el konuyor veya yönetim kayyumu atanıyor.

Cumhurbaşkanımız bu konuda yapılması gerekeni işaret etti, bu bataklığın kurutulması, nereye kadar gidiyorsa oraya kadar ulaşılması ve kesinlikle yanlışa, çürümeye taviz verilmemesi…

Nitekim her yeni adımda çok daha önemli, popüler isimlerin ortaya çıkması bu kararlılığın sonucu olarak görülmelidir…

Yürütülen bahis ve şike soruşturmaları, sporun rekabet alanı olmasının yanısıra ekonomik, hukuki ve ahlaki bir kurum olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

Spor organizasyonları modern toplumlarda yüksek düzeyde sembolik değer üretir. Futbol, özellikle geniş kitlelere ulaşma kapasitesi sayesinde şehir kimliğini, yerel aidiyeti ve ulusal birlik duygusunu besleyen bir sosyal yapı niteliği taşır.

Bu nedenle spor alanında ortaya çıkan her etik ihlal, ilgili kişi veya kurumları etkilediği gibi toplumsal güveni de doğrudan etkiler.

Şike ve yasa dışı bahis faaliyetleri, sporun var oluş temelini oluşturan adil rekabet ilkesini zedeler. Spor müsabakalarının meşruiyeti, belirsizlik ve liyakat esasına dayanır.

Sonucun önceden belirlenmiş olabileceğine dair en küçük şüphe, müsabakanın sportif değerini ortadan kaldırır.

Rekabetin doğal akışına dış müdahale iddiası, seyirci ile oyun arasındaki güven bağını koparır. Bu durum uzun vadede taraftar bağlılığının azalmasına, sponsorluk ilişkilerinin zayıflamasına ve spor ekonomisinin daralmasına yol açar.

Yasa dışı bahis faaliyetleri bireysel bir kumar alışkanlığı sorunu olarak ele alınamaz. Yaparsa yapsın kendisini ilgilendirir, bize ne denemez.

Bu faaliyetler çoğu zaman organize finansal ağlarla ilişkilidir. Dijital ödeme sistemleri, sanal POS altyapıları ve paravan şirketler aracılığıyla yürütülen işlemler, suç gelirlerinin finansal sisteme entegre edilmesini mümkün kılar.

Mali analizlerde sıklıkla görülen yoğun ve düşük tutarlı para transferleri, dar zaman aralıklarında gerçekleşen yüksek hacimli giriş ve çıkışlar ve karmaşık hesap hareketleri, klasik kara para aklama şemalarının dijital ortamda yeniden üretildiğini göstermektedir. Spor kulüplerinin veya yöneticilerinin bu tür yapılarla herhangi bir şekilde temasının ortaya çıkması, sporun da, spordan kaynaklı ekonominin de güvenilirliğini zedeler ve ülkenin finansal şeffaflık algısına zarar verir.

Elbette sporun toplumsal etkisi ekonomik boyutla da sınırlı değildir. Futbol, genç kuşaklar için rol model üretme kapasitesine sahiptir.

Spor yöneticileri, sporcular ve teknik kadrolar kamusal figür niteliği taşır. Bu figürlerin yasa dışı bahis, kumar, şike veya manipülasyon iddialarıyla anılması, gençlerin başarı kavrayışını olumsuz etkiler. Çalışma, disiplin ve liyakat yerine kısa yoldan kazanç algısının güçlenmesi, toplumsal değer sistemini aşındırır.

Özellikle sanal bahis platformlarının gençler arasında yaygınlaşması, borçlanma, bağımlılık ve psikolojik sorun riskini artırır. Sporun bu alanlarla ilişkilendirilmesi, zararlı davranışların normalleşmesine zemin hazırlar.

Kurumsal düzeyde bakıldığında, spor kulüpleri kamu yararı içeren yapılardır. Geniş taraftar tabanı, kamu kaynaklarıyla inşa edilen tesisler ve yayın gelirleri dikkate alındığında, spor yönetiminin özel sektör mantığıyla değerlendirilmesi yetersiz kalır.

Bu nedenle yöneticilerin mali şeffaflık yükümlülüğü, çıkar çatışması beyanı ve bağımsız denetime açık olma zorunluluğu güçlendirilmelidir. Federasyonlar bünyesinde etkin çalışan etik kurulların varlığı, önleyici mekanizma işlevi görür. Dijital ödeme kuruluşlarının denetim kapasitesinin artırılması ve finansal hareket analiz sistemlerinin geliştirilmesi de yapısal tedbirler arasında yer almalıdır.

Türk futbolunun mevcut ekonomik kırılganlığı, bu tür iddiaların etkisini daha da ağırlaştırmaktadır. Yüksek borçluluk oranları, döviz cinsi yükümlülükler ve gelir-gider dengesizlikleri, kulüpleri finansal baskı altında bırakmaktadır.

Bu ortamda yasa dışı para akışlarının sisteme sızması, istikrarsızlığı derinleştirir. Uluslararası yatırımcıların ve sponsorların risk algısı artar. Spor markasının itibarı zayıflar. Ekonomik sürdürülebilirlik, güven temeline dayanır; güven kaybı uzun vadeli gelir kaybına dönüşür.

Spor aynı zamanda temsil alanıdır. Uluslararası müsabakalarda elde edilen başarılar, ülkenin moral gücünü ve kolektif özgüvenini besler. Bu nedenle sporun adil ve şeffaf bir zeminde yürütülmesi, sportif başarı açısından da, milli itibar açısından da önem taşır. Şike ve yasa dışı bahis iddiaları, uluslararası platformlarda ülkenin spor yönetimine yönelik algıyı etkiler. Temiz spor kültürü, güçlü kurumsal yapılar ve yüksek etik standartlarla mümkündür.

Sorunun çözümü cezai yaptırımlarla sınırlı kalmamalıdır. Önleyici ve kültürel boyutu olan bir strateji gereklidir. Altyapıdan başlayarak spor etiği eğitiminin yaygınlaştırılması, yöneticiler için zorunlu etik programların uygulanması ve şeffaflık standartlarının yükseltilmesi önemlidir.

Mali tabloların anlaşılır ve erişilebilir biçimde yayımlanması, bağımsız denetim raporlarının kamuoyuna açık olması ve dijital izleme sistemlerinin güçlendirilmesi kurumsal güveni artırır.

Toplumsal düzeyde ise haksız kazanca karşı net bir bilinç oluşturulması gerekir. Emeğe dayalı başarı anlayışı güçlendirilmediği sürece, hukuki müdahaleler kalıcı sonuç üretmez.

Sonuç olarak spor, bir toplumun değerler sistemini yansıtan önemli kurumlardan biridir. Adalet, disiplin, emek ve rekabet onuru sporun temelini oluşturur. Bu ilkeler zedelendiğinde müsabaka sonuçları da, toplumsal güven duygusu da zarar görür.

Şike ve yasa dışı bahis soruşturmaları, sporun kurumsal ve ahlaki yapısını güçlendirmek için bir uyarı niteliği taşır.

Uzun vadeli çözüm; şeffaflık, güçlü denetim, etik eğitim ve toplumsal bilinç birleşimiyle mümkündür. Sporun güvenilirliğinin korunması, öncelikle spor camiasının ama genel olarak toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluğudur.

YORUMLAR 1
  • emrah 16 saat önce Şikayet Et
    gs?
    Cevapla