Rahim Er
Rahim Er
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Devlet ve kuzgun!..

GİRİŞ 19.09.2026 GÜNCELLEME 19.09.2026 YAZARLAR

"Devlet, neye benzer; devleti ne ile tarif edersiniz?" dense bu suali herkes kendince cevaplandırır. Verilen cevaplar, büyük ekseriyetiyle de doğrudur:

Bize göre devlet, babaya benzer, aile reisine. Bundan dolayıdır ki devlete de "Devlet Baba" denir. Baba, vakurdur; gölgesi ağırdır; hem sevilir, hem hürmet edilir. Baba, incitmez fakat varlığını, hissettirir. Baba, müşfiktir, ama hiçbir evlâdını da başıboş bırakmaz…

Şu var ki aile babasının da ‘Devlet Baba’nın da işi kolay değildir. Aile reisi, aile efradıyla şu veya bu şekilde, şu veya bu vakitte imtihandadır. Devlet de vatandaşıyla imtihandadır. Vatandaşları, edebiyatta, ilimde, tıpta, teknolojide… vs. vs. dünya çapında buluşlar yapıp insanlık câmiasında devlet ve milletinin yüzünü ak ettiğinde devlet, mevcut ve gelecek zamanlarda o insanları, zenginliği olarak görür ve onlarla iftihar eder, onlarla dünya önünde itibar yarışı yapar. Bu kimseler, âlim, fikir adamı, edebiyatçı, mimar vs. olabilir. İsim, isim birçok misaller verilebilir. En son misallerse merhum Suat Sezgin Hoca ve Aziz Sancar Hoca sayılabilir.

Milletine, bugüne, istikbale ve insanlığa kalem, kelam mahsulleri ve keşifleriyle kalıcı yararlar sağlayan insanlar, ait olduğu milletin ve geniş çapta da insanlığın kültür hazineleridir. Bu hazinelerin çoğu, ebediyete göçmüştür fakat tesir ve eserleri yaşıyordur ve yaşayacaktır. İsimleri, kalblerde ve dualardadır. Bazıları ise hayattadır.

Bu bahsettiğimiz, olayın bir tarafıdır. Bir de zıddı, aksi var. Bir de -Allah, düşman başına vermesin- ailesini insan içine çıkamaz hâle getiren evladlar ve devlet ve milletini insanlık câmiasında mahcup eden sorumsuz, ölçüsüz, dengesiz ve insafsız kişiler vardır. Bunlar, akla gelebilen ve gelmeyen her çeşit suçu işlerler. Bu suçlar, malum ve meşhur âdi suçlar olduğu gibi aynı zamanda ihanet olarak izah ve telakki edilecek suçlardır. Ceza Kanununun "adi suç" dediği hırsızlık, hayâsızlık, uyuşturucu, dolandırıcılık… gibi bayağı suçlarda bugün geçmiş yıllara nazaran büyük bir patlama yaşanıyor. Devlet ve milletçe savunma sanayiî, ulaşım, iletişim, sağlık… gibi birçok sahada dünya ile yarışmaktayız. Birçoğunda ilklerdeyiz. Ümidimizi besleyen bu hizmet ve eserler, son iki asırda ilk defa yaşadığımız medar-ı iftiharlarımızdır. Devlet ve milletçe bu eserleri vererek, rakip millet ve markaları arkada bırakma azmindeyiz...

Ne var ki bir yanda bu işler için mübarek alın terleri ve yine mübarek göz nurları dökülüp güne ve istikbale mühür vururken, diğer tarafta da ihanetin en canavarcası ile karşılaşmaktayız. Ekonominin tekerine çomak sokulmakta. Borsa ile oynanmakta. Döviz ve altın silah gibi kullanılmakta. Böylece bir anda binlerce hesap sahibi mağdur ve perişan ve sosyal huzur berhava ediliyor. Biz yalnızca 2001 krizini yaşamadık. Önceki krizleri de gördük. 2001 krizinde devlet, hemen her sahada âdeta çöktü. Şirketler ve aileler de çöktü. Bugün devlet mekanizmasını çekip-çeviren Hükûmet, her ne kadar korkacak bir durum olmadığını söylese de okunan, duyulan yaşananlarla vatandaşın eli yüreğindedir.

Hadisenin hülasası şudur:

Terörsüz Türkiye, temenniden öteye geçip hakikat olmaya başlayınca ülkemiz, haçlı-siyon emperyalizmi güdümlü ihanet çemberine alınır oldu. İktisadi çalkantının, fiyatlarla, çarşı-pazarla, oynamanın, döviz ve altını sarhoş etmenin ve vatandaşı yarınından korkar ve kaygı duyar hâle getirmenin sebebi budur…

Devlet, devlet olduğunu böyle zamanlarda gösterir. Tasvip etmek, etmemek bir yana fakat bir gerçek olarak ibretliktir. Osmanlı Devleti, 650 sene yaşadıysa bunun onlarca amili vardır. Onların en başında da Devlet-i Ebed Müddet ve Nizâm-âlem içün Padişahın, gerektiğinde öz evlâdını fedâ edebilmesidir. İnsan çocuğunun serçe parmağına kıyamaz ve kıymamalı da ama devlet nasıl bir kutlu varlık ki sistem gereği devletin sahibi olan Sultan, gözyaşını içine akıtarak bu fedakârlığı yapabilmiştir? Müşahedemiz o ki "evlat katli" fetvası ne gün ki mer’iyyetten kalktı, yanı sıra birçok sebepten dolayı devlet, şifasız derde yakalanmış oldu..

Bugün piyasaları allak bullak eden, parayı pula çeviren geçim darlığını kamçılayanların ihanet şebekeleri olduğu açık ve kesindir. Onlardan bir kısmı terör örgütü tezgâhları, bir kısmı da İsrail başta olmak üzere Türkiye’yi hasım ve tehlike gören devletlerin ajan faaliyetleridir. Türk vatandaşı ve İsrail vatandaşı olduğu için çifte vatandaşlıkla gidip Gazze’de Filistinlilere karşı soykırım ve canavarlık yapanların bugün de İsrail adına dönüp iç piyasayı karıştırmadığını kimse iddia edemez. Diğer taraftan FETÖ terör örgütü sosyal medyayı yaylım ateşi gibi kullanmakta çarpıtma, asılsız ve mübalağa haberlerle piyasaları karıştırmaktadır.

Öyle ise kalkınma, büyüme ve gelişmemizi, iki asırda ilk defa yakaladığımız bu büyük fırsatı muhafaza için yapılacak olan bellidir. Devlet-i aliyye, böyle zamanlarda asla taviz vermez, oyalanmaz, sürüncemede bırakmaz "ya devlet başa, ya kuzgun leşe!.." derdi.

Ceza gerekiyorsa, ‘Devlet Baba’, ceza verecektir. Ceza, adaletin, âdil şekilde tecellisidir. Ecdad, suç sabit olduğunda "bre mel’un hesap ver!" dedi ve devlet, böylece kalıcı oldu. Devlet, suçluyu, milletin vergileriyle hatırlı misafir gibi ağırlamaz. Devlet, içeriden ve dışarıdan saldıran kuzgunlara geçit veremez, vermemeli…

Rahim Er / Türkiye Gazetesi

YORUMLAR 1
  • Şüheda 2 saat önce Şikayet Et
    Allah devletimize, milletimize zeval vermesin.Her daim güçlü ve muzaffer kılsın inşallah
    Cevapla