Sayıştay’ın 'İSKİ' tespitleri 'su'dan sebeplerden mi?
Herhalde fark etmişsinizdir...
Son dönemlerde, Sayıştay’ın yayınladığı raporlar, malum medyanın bir hayli ilgisini çekmeye başladı.
Solak medyanın neredeyse tamamında hemen her gün bir Sayıştay raporu okuyoruz.
Tarafsız habercilik yaptığını iddia eden yayın organları, işbu raporları gerekçe göstererek, her fırsatta kendilerini mahkeme yerine koyuyor.
Hükmü veriyorlar, bizler de öylece izliyoruz.
¥
Yaptıkları aslında tam bir kara propaganda...
Çarpıtıyorlar, tahrif ediyorlar, sonra da “haber” diye piyasaya sürüyorlar.
Hatırlayın, Sayıştay bile bu ahlaksızlığa “Yeter artık” deyip isyan etmişti. “Bazı kamu kurumlarına ilişkin yayınladığımız raporlar, bir kısım basın yayın organlarınca çarpıtılıyor” açıklamasıyla yaşananlara tepki göstermişti.
Gerçekten de öyleydi. Sayıştay’ın pek çok raporu malum medya tarafından göz göre göre tahrif ediliyordu.
Solak medya, bu tahrifatı aslında Sayıştay’ın “denetim görüşünü etkilemeyen tespit ve değerlendirmeleri” üzerinden yapıyordu.
İnternet ortamında bile elde edilebilecek raporlara, “tespit ve değerlendirmeler”den hareketle takla attırılıyordu.
Nasıl mı?
İsterseniz konuyu biraz açalım...
¥
Malum, genel ve katma bütçeli kamu idarelerinin mali faaliyet, karar ve işlemlerini TBMM adına denetleyen, sorumluların hesap ve işlemlerinden kamu zararına yol açan hususları kesin hükme bağlayan Sayıştay, her denetiminin sonunda bir rapor hazırlıyor. Hazırladığı raporun olumlu mu olumsuz mu olduğunu da“denetim görüşü” başlığı altında özetliyor. Eğer denetlenen kamu idaresinin temel mali tabloları olan bilanço ve faaliyet sonuçlarında bir problem görülmezse, rapor “olumlu” çıkıyor.
Meseleyi özetleyecek olursak; Sayıştay’ın “olumlu” görüş belirttiği bir kurum hakkında “kamu zararına neden olunduğuna ilişkin” bir değerlendirme yapmak mümkün değil. Halbuki, Sayıştay raporlarına mal bulmuş mağribi gibi atlayan kesimler, işlerine öyle geldiği için bu hususu es geçiyor.
“Denetim görüşünü etkilemeyen tespit ve değerlendirmeler” üzerinden meseleleri çarpıtıyor.
Peki, malum zevat meseleleri çarpıtıyor diye ortada hiçbir sorun olmadığına mı kanaat getireceğiz?
Tabii ki hayır.
Zira her ne kadar algı operasyonuna kurban edilmek istense de Sayıştay’ın “denetim görüşünü etkilemeyen tespit ve değerlendirmeleri” de büyük önem arz ediyor.
Çünkü tespit demek, “bir durumu kuşkuya yer vermeyecek biçimde gösterme, belirleme, saptama” demek.
¥
Biz burada, elbette ki solak medyanın yaptığı gibi Sayıştay raporlarındaki bütün ifadeleri aynı çuvala koyacak değiliz. Zaten öyle yapacak olursak, eleştirdiklerimize benzemiş oluruz değil mi?
Bu durumda en iyisi, “Ey iman edenler! Size bir fasık haber getirdiğinde durup gerçeği araştırın” İlahi hükmü gereği “sorun”u kaynağında araştırmak.
O halde, gelin, son günlerde büyük ses getiren “İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İSKİ) 2017 Yılı Denetim Raporu”nun ayrıntılarını “fasıklar”ın haberlerinden değil, bizzat Sayıştay’ın resmî sitesinden inceleyelim.
Sayıştay, İSKİ ile ilgili “denetim görüşünü etkilemeyen tespit ve değerlendirmeleri”nde ne diyor, hep beraber bir bakalım.
¥
Efendim, Sayıştay’ın İSKİ raporunda ilk gözümüze çarpan, “kurum gelirleri açısından en önemli unsur niteliğinde olan su ve atık su tarife tespit ve hesabının kanun ve yönetmeliklere uygun yapılmadığı”na yönelik saptama.
Tarifeler içerisinde olması gereken bazı unsurların bakım bedeli adı altında abonelerden ayrıca tahsil edilmesi, görevde yükselmeye tabi kadrolara sınavsız atama gerçekleştirilmesi, kesinleşen Sayıştay ilam hükümlerinin yerine getirilmemesi, memurlara kıyafet alımı işinde Maliye Bakanlığınca belirlenen standart fiyatların göz önünde bulundurulmaması, araç yakıt takiplerinin düzgün yapılmaması, envanterde kayıtlı olmayan araçların, kurumun yakıt ihalesi üzerinden yakıt temin etmesi, Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği’ne aykırı olarak bir bankadan lüks araç alınması... Sayıştay’ın İSKİ ile ilgili tespit ve değerlendirmeleri arasında bulunuyor.
Üstelik tüm bu tespitlerin sağlaması yapılmış. İSKİ’den savunma istenmiş, ancak anlaşılan o ki, verilen cevaplar Sayıştay’ı ikna edememiş. Bunu, Sayıştay’ın tespitlerinin “sonuç” bölümünde de görüyoruz. Orada da ya İSKİ’nin işleminin “doğru bir işlem olmadığı” belirtilmiş ya da verilen cevapların “bulgu konusu tespitle bir ilgisinin bulunmadığı” ortaya konulmuş.
¥
Diyeceğimiz o ki, Sayıştay’ın İSKİ için bağlayıcı görüşü olumlu olabilir, ancak denetim görüşünü etkilemeyen şu tespitler de hiç öyle yabana atılır gibi değil.
Ne dersiniz, çok mu yanlış düşünüyoruz?
Gerçekten itirazımız “su”dan sebeple mi?
-
NACİ 7 yıl önce Şikayet EtEğer bu memleket biraz daha ileriye gitsin istiyorsak ; 1-Sorgulamalı 2- Eleştiri yapmalıyız Neden her bir vatandaşımızın alın terinden elde edilen vergileri boşa harcayan kişileri eleştirmiyorsunuz da bunların haberini yapan kişileri eleştiriyorsunuz "Bir Zulme Engel Olamıyorsanız Onu Herkese Duyurun!" HZ. ALİBeğen Toplam 9 beğeni