Rasim Özdenören
Rasim Özdenören
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Hesaplaşma sürüyor

GİRİŞ 25.12.2011 GÜNCELLEME 25.12.2011 YAZARLAR

Bir süredir belli bir hesaplaşmadan bahsediyorduk.

Kelimenin seküler bağlamında bu hesaplaşma: Doğu ile Batı arasında; Batı tarafından öngörülmüş siyasal kavram bağlamında ise: emperyalizm karşıtı görüşle emperyalizm arasında cereyan eden bir ödeşmenin vukuuna işaret etmektedir.

Ancak kelimenin gerçekçi anlamıyla konuştuğumuzda bu hesaplaşma İslam dünyası ile Hıristiyan dünya arasındaki ödeşme talebinin su yüzüne çıkması olarak anlaşılmalıdır.

Batı dünyası, 1918'de ve 1920'de ve nihayet 1923'te Türkiye'nin hesabını gördüğünü, defterini dürdüğünü düşünüyordu. Onlara göre Osmanlı Devleti'nin tarihten silinmesiyle bir anlamda defter dürülmüş bulunuyordu.

Ne var ki, Cumhuriyet'in kurulmasıyla aslında bu defterin dürülmesinin hiç de o kadar basit ve kolay olmadığı ortaya çıkmıştı. Çünkü Türkiye, Osmanlı'nın borçlarını ödemeye hükümlü kılınmıştı. Ve Türkiye Cumhuriyeti de, en azından işbu borç ödeme sürecinde kendisini Osmanlı Devleti'nin varisi olmaktan müstağni saymamıştı. Her ne kadar alacağını tahsilde gevşek davransa da, borcunu ödeme hususunda sıkı bir tavır takınmıştı.

Öte yandan, Türkiye, gerçekleştirdiği bir dizi devrimle Batı'ya şirin görünmenin yollarını da açtığını düşünüyordu. Harf, şapka, kılık kıyafet, takvim, tedrisat vb. alanlarda gerçekleştirdiği "devrimlerle" Batı ile özdeşleşme niyetini ortaya koymak istiyordu.

 Yazının devamı için bu linki kullanabilirsiniz

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL