Bir İslam ülkesi rüyası
Ancak bu irtibatı illa formel bir çerçeve içine oturtmamız da gerekmiyor.
Halkların birbirini anlaması, birbirini kabul etmesi, birbirini anlayışla karşılaması gereken bir düzlemde yer alması yeterli bir şart olarak öngörülebilir.
Cumhuriyet döneminde gözünü dünyaya açmış nesillerin zihinleri, Cumhuriyet ilkelerinin telkin ettiği şablonlar içinde şekillendirilip o kalıplara oturtulduğundan, idraklerde köşeli bir devlet anlayışı, kireçleşmiş bir devlet kavramı oluştu. Böylece devlete kutsallık izafe edildi. Devletin bizim, yani insanın hizmetinde olacağı akla bile getirilmeden, insan devletin hizmetinde görüldü. Bu yüzden de devlet nezdindeki hizmetler kutsallaştırıldı. Dokunulmazlaştırıldı. Bu algılama tarzı sanırım biraz da İslamî kurallarla yönetilen önceki devletlerden tevarüs ettiğimiz alışkanlığın uzantısı olarak zihinlere yerleşti. Oysa İslam devletinin hareket noktası ile seküler devletin hareket noktası, dolayısıyla kavramları birbirinden farklıdır. İslam'ın cihat anlayışı seküler devletin savaşı yerine konulduğunda işin rengi ve şekli değişir. Ancak bu biçim ve öz değişikliği göz ardı edildi. İslam'ın cihat kavramı seküler devletin savaşı yerine konulduğunda bütün bir zihinsel ve fiziksel dizge allak bullak olur.
Devlete milliyetçi açıdan bakınca onun sınırlarının korunması, dilinin tekleştirilmesi baskın biçimde öne çıktı. Diğer bütün alanlarda (felsefe, sosyoloji, siyaset vb.) önümüzü kesen kavram kargaşası devlet algısında da karşımıza dikildi. Devletin bölünmez bütünlüğü hususundaki kanaat onun dilinin de tek tipleştirilmesine müncer oldu. Sınırlar komşu ülkelere kapalı tutulur hale geldi. Üstelik bu anlayış tarzı sanki tarih boyunca böyle gelmiş gibi algılanarak böyle gitmesi öngörüldü.
Şimdi, bütün kavramları yeniden tanımlamanın vakti gelmiş bulunuyor.
Devlet nedir, özgürlük nedir, sınır nedir sorularının cevabını yeniden vermeye hazırlanmalıyız.
Yazının devamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
Rasim Özdenören - Yeni Şafak
-
darbeleredurde 14 yıl önce Şikayet Eteline,yüreğine sağlık. maalesef müslümanlar arasına örülen ırk,sınır,mezhep duvarlarını bir türlü aşamıyor.en dindarlarımızda bile benzer taasuplar oldukça ön planda.Beğen
-
nejat kurt 14 yıl önce Şikayet Etsınırlar kalksın,islam halklarının kardeşliği. Türk milletini bu cehennem coğrafyada ayakta tutan 'ya devlet başa ya kuzgun leşe' anlayışıdır, herşeye rağmen gösterdiği itidaldir, karışıklı fitneye meydan vermemesidir..evet Türk milletinin üstüne 1080'den beri üstüne titrediği mübarek bir devleti vardır. Rasim bey biraz islami sosa bandırılmış bu sol ağızları bırakın.Beğen