Her Müslüman dininin görevlisi değil midir?
GİRİŞ 23.06.2008
GÜNCELLEME 23.06.2008
YAZARLAR
Her Müslüman dininin görevlisi değil midir?
Hatıralar bahanedir bu tarz sohbetlerde. Özlenen şey muhabbettir. Muhabbet hasret gidermenin en güzel yoludur.
Muhabbet arasında anne çay tazelemek için demliğe yönelince, genç öğretmen camdan köy yolunu seyreder. Caminin yanındaki bakkalın önünde duran, yaşlı amcayı gören genç öğretmen kendi kendine tebessüm eder.
Anne ilk defa Cuma namazına gittiğim gün bakkal amca bana şeker vermişti! O kadar sevinmiştim ki, bakkal amcayı her gördüğümde o şeker aklıma gelir diye annesiyle hatırasını paylaşınca, annesi bir yandan çay koyarken oğluna Biliyorum oğlum! der.
Annesinin Biliyorum! sözünü yarım yamalak duyan genç öğretmen anlatmaya devam eder.
Birkaç ay sonra ilk defa vakit namazına da gitmemi istemiştin. O gün ilk defa Cuma namazı dışında bir namaz için camiye girmiştim. Namaz çıkışı bakkal amca bana çikolata verince yine çok sevinmiştim. Sana daha önce söylememişimdir belki ama, benim canım çikolata istedikçe ben arkadaşlarla oynadığımız oyunu bile yarım bırakıp namaza giderdim. Nasıl olsa bakkal amca benim çikolatamı veya şekerimi verirdi.
Oğlunun önüne çayını bırakan anne Biliyorum oğlum! der sadece.
Annesiyle bu hatırasını ilk defa paylaşan genç öğretmen annesinin biliyorum demesine çok şaşırır.
Anne ben sana bunu ilk defa anlatıyorum. Sen nereden biliyorsun ki sürekli biliyorum diyorsun?
Oğlunun şaşkınlığına tebessüm eden Anne, Biliyorum tabi ki oğlum! Çünkü sen ilk defa Cuma namazına gittiğinde de, ilk vakit namazına gittiğinde de ben bakkal efendiye sana çikolata veya şeker vermesini tembihlemiştim. O şeker ve çikolataların parasını ben ödüyordum bakkal efendiye!
Uzun yıllardır öğretmenlik yapan genç hayatının en güzel eğitim dersini almıştı!
* * * * * * *
Benzer hatıralar dinlemişsinizdir. Ya da çocukluğunuzdan hatırlayanlar vardır, bazı yaşlılar ceplerinde sürekli şekerlerle gezerlerdi. Özellikle cami etrafında dolanan, camiye gelip giden çocuklara şeker vermek için hep yanlarında gezdirirler.
Buna benzer birkaç hatıra okumuştum. Ne kadar güzel ve akıllıca bir yöntem diye geçirmiştim içimden. Farkındaysanız bu hatıranın içinde din görevlisi yok. Bunu söylememin sebebi tüm sorumluluğu din görevlilerine yüklemenin yanlış olduğu gerçeğini vurgulamaktır.
Yıllar önce okumuştum
İsrailde anaokuluna giden çocuklar, ilk defa Tevrat okumaya başlayacakları zaman, onları okutan görevli Tevratın sayfasını açarken hemen çocuğun ağzına bir şeker verir. Çocuk ağzına şekeri aldıktan sonra Tevrat okutmaya başlarmış. Şeker Tevrat bağlantısını çocuk yaşta zihinlere işlemenin en güzel yöntemlerinden birisi de bu olsa gerek. Gerçi bizim memleketimizde anaokulunda çocuklara Kuran dersi verilmeye başlasa, irtica hortlar, laiklik elden gider
* * * * * * * * *
Tüm din görevlilerin bildiği meşhur bir kitap vardır. Mevlüt Özcanın kaleme alığı Din görevlisin el kitabı. Kitabın içeriği, bir din görevlisinin bilmesi gereken temel görevlerdir. Bu kitabı ilk elime aldığımda kitabın isminden çok, alt başlığı dikkatimi çekmişti. Kitabın alt başlığı, Her Müslüman dininin görevlisidir.
Keşke mahalle bakkalı çocuklara çikolata dağıtsa! diye düşünmektense, mahalle bakkalından bir kutu çikolata veya dondurma alıp, camide Kuran öğrenen çocuklara kendimiz dağıtsak nasıl olur?
Her Müslüman dininin görevlisi değil mi?
Keşke Kuran okumayı öğrenen gençlere mahalle esnafı hediyeler dağıtsa veya biz birkaç hediye alıp Kuran öğrenen gençlere hediye edip onları sevindirsek fena mı olur?
Her Müslüman dininin görevlisi değil mi?
Keşke çocukların ellerinde çok güzel mealli bir Kuran olsa! diye düşüneceğimize, onların birkaçına Kuran hediye etsek daha faydalı olmaz mı?
Her Müslüman dininin görevlisi değil mi?
Keşke din görevlileri camiye gelen çocuklarla daha çok ilgilense! diye bekleyeceğimize, zamanımız oldukça ona yardım etmeye gitsek daha iyi olmaz mı?
Her Müslüman dininin görevlisi değil mi?
Keşke çocukların camide sıkılmasını önlemek için haftada birkaç yarışma tertip edilse, çocuklar yarışmada eğlense ve kazananlara hediyeler verilse! diye düşüneceğimize, yarışma tertip etme konusunda birkaç arkadaşla birlikte din görevlilerine yardım etsek çok keyifli olmaz mı?
Her Müslüman dininin görevlisi değil mi?
Sait ÇAMLCA
Eğitimci Yazar
YORUMLAR 14
TÜMÜ
-
Saliha Gül 5 yıl önce Şikayet EtÇok doğru çok güzel yazı olmuş hocam gündemde İNSANLARIMIZIN kanayan yarasıdır bu.. Hocanın yapması bilmesi gereken her şeyi bütün müslümanlığın bilmesi gereken farz şeylerBeğen
-
eskisehirli 17 yıl önce Şikayet Etmümin müslüman farkını iyi öğrenelim. sayın Zeki Aslan doğru söylüyor kendimize göre müslümanlık icat ediyoruz hem müslümanım diyeceksin rehberin KURAN olmayacak müslümanım diyeceksin PEYGAMBERİMİZİ örnek almıyacaksın ALLAH peygamberimizi kuranı kerimi boşunamı gönderdi her mümin inancını KURAN süzgecinden geçirmesi lazım doğruları söylemek çok zordurBeğen
-
RABİA SÜMEYYE 17 yıl önce Şikayet EtZeki Aslan. bu yazı senin anlayabilme kapasitenden çok yüksekte o yüzden anlamanı beklemiorum... okadar geniş ve güzel anlatım varki..Beğen
-
mustafa ömer 17 yıl önce Şikayet EtZeki Aslan. Said Çamlıca'nın tarif ettiği Müslüman'lık Kuran-ı Kerim'e göre demek,Kuran-ı Kerim ahlakını basitleştirmektir...Said Çamlıca;Kuran-ı Kerim'den anladığı,yani O'nu kendine göre yorduğu ahlakı belirtiyor.İslamiyet ahlakına,İşte bu İslamiyet ahlakı demek suretiyle;Ahlak sınırlandırması getirmek,ahlaksızlıktır...Beğen
-
Zeki Aslan 17 yıl önce Şikayet Et"Her Müslüman dininin görevlisi dir" de.... Müslüman, müslüman mı? Ya da: Neye göre , kime göre müslüman? Sn.Çamlıcanın tarif ettiği müslüman tipi, Kur'an'a göre ama; Bugünkü islami hayat, tamamen Kur'an'dan soyutlanmış, 14 asırda tahrifata uğramış bir yaşantı. Onun için, "Her Müslüman, dininin görevlisi" olamıyor. Günümüz İHL, İlahiyat tedrisatı, muharref bilgileri veriyor, öğrencilerine. İslam, "teslim etmek" , müslüman da, "teslim eden" demektir. Kim neyi Allah'a teslim ediyor? Etmiyor. Etmediği için de müslüman olamazBeğen