Darbe devri geçti
1970’lerde Latin Amerika’da sıkça söylenen bir laf vardı: “Sabah en erken uyanan general, darbe yapar”!
O yıllarda Güney ve Orta Amerika ülkelerinde askeri darbeler öylesine yaygındı...
Gerçekten bölge ülkelerinde insanların sabah kalktıklarında yeni bir “golpe” (darbe) haberiyle karşılaşmaları pek şaşırtıcı olmuyordu.
O dönemde Latin Amerika’da darbelerin adeta moda haline gelmesinin çeşitli nedenleri vardı tabii. Bu ülkelerde sivillerin -yani politikacıların- çoğu zaman ülkeyi iyi yönetmemesi, sosyal ve ekonomik sorunları halledememesi, yolsuzluklara karışması, kendi aralarında sürekli kavga edip bir türlü uzlaşmaması bir bezginlik ve umutsuzluk yaratıyordu. Darbeciler bu ortamı “golpe” için bir sebep olarak gösteriyorlardı. Ama gerçekte generaller, kendi ihtirasları peşindeydiler. Kurdukları askeri rejimler sorunları halletmekten uzaktı. Üstelik özgürlükler, insan hakları tamamen çiğneniyor; baskı, işkence, cinayet yeni düzenin başlıca özelliği oluyordu...
O günlerde askeri rejim altındaki insanlar seslerini çıkaramadığı gibi, uluslararası topluluk da olup bitenlere seyirci kalıyordu. Soğuk Savaş ortamı içinde, ABD, çoğu zaman askeri rejimleri destekliyor, hatta (CIA aracılığı ile) darbeleri bizzat yönlendiriyordu...
Değişim rüzgârı
1980’lerden sonra dünyada olduğu gibi, Latin Amerika’da da değişim rüzgârları esmeye başladı. Askeri rejimler çöktü, “sivilleşme” ve demokratikleşme aşamasına girildi. Bugün artık bölge ülkeleri, sosyoekonomik sorunlarını çözmek için darbeci generalleri değil, seçilmiş politikacıları tercih ediyorlar.
Böyle bir ortamda, önceki gün Honduras’tan bir askeri darbe haberinin gelmesi bütün dünyayı şoke etti.
Orta Amerika’daki bu 7 milyon nüfuslu ülke de, komşuları gibi, 1980’lerden itibaren sivil ve demokratik bir sisteme kavuşmuş görünüyordu. Ne oldu da askerler sabahın köründe Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı bastılar ve Manuel Zelaya’yı (pijamalı olarak) komşu bir ülkeye sürdüler?
Aslında iş hayatından siyasete geçen, başta ortanın sağında bir liberal olarak destek sağlayan Manuel Zelaya, 2006’da başkanlık koltuğuna oturduktan sonra, komşusu Venezuela’nın solcu lideri Hugo Chavez’in çizgisine yaklaştı. Seçildiğinde, ülkedeki yoksulluk, yolsuzluk, organize suç gibi sorunları halledeceğini vaat etti. Ama bunda pek başarılı olmadı. Nitekim son anketler Zelaya’nın popülaritesinin yüzde 30’lara düştüğünü ortaya koydu.
Ama Zelaya, izlediği politikaların daha uzun vadede sonuç vereceği kanısında. Bu nedenle, başkanın sadece bir dönem görev yapabileceğini öngören anayasayı değiştirmek ve bu amaçla bir referandum düzenlemek istedi.
Bu kez, meclisteki çoğunluk ve yargı buna karşı çıktı; Yüksek Mahkeme, Zelaya’nın girişimini anayasaya aykırı buldu. İşte bu noktada, ordu da araya girdi ve referandumu önlemek için Başkan’ı ülkeden attı.
Yeni dünya
AMA 2009’un Honduras’ı -ve dünyası- artık 1970’lerinkine benzemiyor. Honduras’ta halk tepki gösteriyor ve sokaklara dökülüyor. Latin Amerika ülkelerinin yanı sıra, dünya ayağa kalkıyor, darbecilere karşı tavır alıyor ve Manuel Zelaya’yı tanıdığını ilan ediyor. Daha da önemlisi, ABD de darbecilere karşı cephe alıyor. Obama yeni yönetimi gayri meşru sayıyor ve “Karanlık geçmişe dönülmesini istemiyoruz” diyor.
Bu olay açıkça şunu gösteriyor: Darbe devri sona erdi. Günümüzde gerekçesi ne olursa olsun, sivil ve demokratik düzeni yıkarak iktidara el koyanlar, izole olmaya veya çökmeye mahkûm. Honduras’ta da bu askeri yönetimi yaşatmazlar...
Sami Kohen - Milliyet
skohen@milliyet.com.tr
-
mehmet tokat 16 yıl önce Şikayet Et28 şubattaki yazılarınızı bulalım mı Sami Kohen?. veya 27 Nisandaki yazılarınızı bulup yayınlayalım mı Sami Bey? hani sizin 1000 yıl sürecek darbeleri övmeniz, 1000 yıl sürecek baskı ortamlarını desteklemeniz.. unutmuyoruz artık unutmayız da. işiniz artık zor değil Sami bey imkansız. halkın imanı artık çok güçlü söküp alamazsınız. bunu biz söylemiyoruz. Atatürk söylüyor. öyle bir ruh ki diyor türkün içinden bunu kimse alamaz diyor. hani o bazılarının dinsiz göstermeye çalıştığı atatürk..Beğen
-
NİYAZİ KARACA 16 yıl önce Şikayet EtDARBE HEVESİ HER GEÇEN GÜN DAHADA KESKİNLEŞİYOR. 28 Şubatçılar, Ergenekoncular paşa paşa ortalıkta gezdikçe darbe tehlikesi her zaman vardır. Üçbeş günah keçisi içerde diye bu iş bitmiş sayılmaz. Benden söylemesi paşa gönlünüz bilir.Beğen
-
necdet kızılırmak 16 yıl önce Şikayet Etyolsuzluklara karışması,. Oralar da bize benzemiyormu? Yolsuzluğu önleyeceğim diye gelenler, yeni yolsuzluklara kapılmıyorlar mı? Her gelen gideni aratmıyormu? Nerede yanlış yaptığımızı oturup düşünmek lâzım.Beğen