Seçkin Çakır
Seçkin Çakır
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Yıldız, her zaman yıldızdır!

GİRİŞ 15.08.2011 GÜNCELLEME 15.08.2011 YAZARLAR

Silahın Çok Olacak

Dün akşam yine futbol ziyafeti vardı. Bu ziyafet, İspanya’da Santiago Bernabeu Stadı’ndaydı. Dünyanın en zevkli derbisinde Real Madrid ile Barcelona Süper Kupa’nın ilk maçında 2-2 berabere kaldı. 

***

Hakem Her Yerde Aynı Hakem

Barcelona yazın yatmış, oynadığı futboldan bu açıkça görülüyor. Zaten Amerika’da katıldığı turnuvada oynadığı oyundan ve aldığı skorlardan bu kanaati veriyordu. Her zaman top cambazlığı yapan takım ilk yarı öyle toplar kaybetti ki evlere şenlik bir durum ortaya çıktı. Realli oyuncular biraz dikkatli ve hızlı olabilselerdi maçın skoru çok farklı olurdu.

İniesta’yı tutan Khedara, orta sahada her pozisyonda rakiplerini biçercesine topa giren  Pepe, nasıl oyunda kalabildiler hala anlayabilmiş değilim. Maçın Hakemi Fernando Vitienes, 2 kırmızı kart çıkarmayarak ev sahibine kıyak yaptı diyebiliriz ama aynı hakem kaleci Victor Valdez’in Ronaldo’yu düşürmesini de es geçerek maçın skoruna tesir etti. Bu tarz hatalar bizim ligimizde olsaydı inanın o hakemin çekeceği vardı. Demek ki hakem her yerde aynı hakem. Hatalar her yerde yapılabiliyor. Önemli olan hatalarda kasıt olup olmadığı. Objektif bir gözle bakar, kasıt görmezsek hakemlerin de hata yapabileceği gerçeğini kabullenirsek futbol bir başka güzel seyrediliyor.

***

Yıldız Her Zaman Yıldızdır

Real Madrid’in oyunu geçen yılki oyununun aynısı. Değişen tek şey biraz daha hızlı ve sert oynamaya çalışmaları oldu. Ne var ki defansın ve orta sahasının göbeğinde ağır adamları olan Real, Barcelonalı forvetleri bu maçta yine kaçırdı ve kalesinde iki gol gördü. Real ne kadar çabalarsa çabasın bu kadro yapısıyla Barcelona’yı yenmesi çok zor. Zira Barcelona yata yata maçı kazandı.

Barca’nın birinci golünde David Villa her zamanki gibi çizgi halinde olan defasın arasına topla buluştu, topu sağına çekti, Ramos’u karşısına aldı ve sağ ayağının içi ile mükemmel bir vuruş yaparak Barcelona’nın golünü kazandırdı. Tipik bir Villa golü oldu bu. Tabi golde Ramos’un ağır kalışı da vardı.

İkinci gol de Real’in defansının ağırlığından geldi. Messi üç ağır Realli’nin arasına girip Khedara’ya çarpıp önüne düşen topla ağır kalan Pepe’nin yanından çok rahatlıkla geçip, topa da iyi vurunca Barcelona’nın ikinci golünü atmış oldu. Yıldız her zaman yıldızdır. 

Gol harici kendisini göremediğimiz Messi bu golde nasıl yıldız olduğunu ortaya koydu.

Takip derseniz takip, yetenek derseniz yetenek, zeka derseniz zeka. Bu golde aradığınız her şey vardı.

Yıldız tarifi mi arıyorsunuz, buyurun Messi’yi defalarca izleyin. 

***

Real Gollerde daha Organizeydi

 

Real Madrid’in golleri ise daha organize idi. Benzama’nın Mesut’a çıkarttığı top ile yine Alonsa’ya çıkarılan top tamamen organizasyon işiydi. Ne var ki sistemli oynamaya çalışan Real Madrid, lige hazır durumda olmayan Barcelona’ya karşı kendi sahasında avantaj sağlayamadı. Çarşamba’ya kadar ne olur bilemeyiz. Barcelona biraz daha tempo kazanırsa ikinci maçın rengi çok farklı olur.  Her ne olursa bu ağır oyunculardan kurulmuş kadro yapısıyla Real’in Barcelona’ya diş geçirmesi zor görünüyor. Çarşamba günü izleyip göreceğiz.

***

Altın Tepsiliye Altın Fırsat

 

Bayrampaşa Altıntepsi’de keşfedilip Galatasaray ile Türk futboluna kazandırılan Arda Turan’ın önüne Altıntepsi’de fırsat sunuldu. Bakalım Arda bu fırsatı değerlendirebilecek mi?

Ama öncesinde biraz Arda Turan’ı irdeleyelim. Daha önce yazmış olduğum bir yazım da Arda’nın neden Nuri Şahin gibi Real Madrid’e transfer olamadığına değinmiştim. Evet, Arda İspanya’ya Madrid’e gitti ama bu Madrid Atletico Madrid. Asıl hedef ise Real Madrid olmalı.

Zira Arda Turan İspanya’nın bu sayılı kulübüne bir kaptan olarak gitti. Genç yaşta Türk futbolunun en büyük mihenk taşlarından olan Galatasaray’ın takım kaptanı olarak. Türkiye’nin yıldızı, dünya futbolunun star adayı olarak gitti.    Arda Turan dilerim Atletico Madrid’i bir zıplama taşı olarak görür ve hak ettiği formayı sırtına geçirir. Barcelona veya Real Madrid gibi takımlara transfer olur.

İyi mi Oldu Kötü mü?

Galatasaray için iyi mi oldu kötü mü derseniz, iyi oldu derim.

Zira Arda Galatasaray’da dile kolay 12 sene geçirdi ve takım kaptanı oldu. Ne var ki takım kaptanlığının ağırlığını taşıyacak bir yapıya sahip değildi ve taşıyamadı da. Kaptanlık bandının altında hep ezildi, bu yük ona ağır geldi.

Bu nedenle Galatasaray’da istenilen başarıyı yeteneklerini göz önüne alınca gösteremedi. Umarım Madrid’de daha rahat olur ve yeteneklerini daha iyi sergileme imkanı bulur. Arda Turan, son derece zeki bir insan. Futbol zekası da çok yüksek. Yeteneği ile zekasını birleştirirse -ki bunu yaptığında neler yaptığı ortada-  çok rahatlıkla dünyanın en iyi takımlarında oynar.

Yok, Türkiye’de yaptığı gibi polemiklerin adamı olacağım derse 2-3 yıl içinde kürkçü dükkânına geri döner.

Dileriz Arda Turan İspanya’da sadece futbolu düşünür. Çünkü ülke olarak şu sular şikeyle anıldığımızda dünya futbolunda bir dünya yıldızına çok mu çok ihtiyacımız var.

Seckin Çakır - Haber 7
seckincakir52@hotmail.com

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL