Seçkin Çakır
Seçkin Çakır
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

'Hepimiz Burak'ız!

GİRİŞ 27.10.2011 GÜNCELLEME 27.10.2011 YAZARLAR

Dün akşam Trabzonspor’un MP Antalyaspor ile oynadığı maçta ‘Hepimiz Burak’ız’ yazan bir pankart gözlerden kaçmadı.

Pankartın Zamanlaması

Öncelikle pankartın zamanlamasına bir bakalım. Hafta sonunda Bursaspor maçında içinde Burak’ın olduğu pozisyonda hakem penaltı noktasını göstermiş ve bazı yorumcular penaltıyı Burak aldı yorumlarını yapmıştı. Bu yorumculardan bazıları da  şık olmayacak bir tarzda Burak için ‘Hırsız’ tanımlamaları yapmıştı. Burak’ta bu yorumlara kayıtsız kalmayarak ‘Hırsız’ suçlamalarını kabul etmediğini belirtmiş, imalı bir şekilde ‘Şikecileri’ hepimiz biliyoruz demişti. Bütün bu gelişmeler sonrasında da Trabzonspor taraftarı golcüleri Burak’a sahip çıkarak ‘Hepimiz Burak’ız’ pankartını tribünlere iri harflerle yazdı. Taraftarın Burak’a sahiplenmesi güzel. Güzel olmayan şey ise Burak’ı çekemeyen, Burak’ı yıpratmaya çalışanlara Burak’ın imalı sözlerle cevap vermeye çalışmasıydı.

Milli Takım ve Trabzonspor denilince akla gelen tek isim Burak oluyor. Allah nazardan korusun bu oyuncu hemen hemen her maçta golünü atıyor. Maç tahmini yapacak olanlar Burak’ın muhtemel golünü maç öncesi bir kenara not ediyor. Performansının en yüksek olduğu bu günlerde Burak attığı gollerle zaten gereken yerlere cevap vermiş oluyor. Bu nedenle Burak’ın hiç ağız dalaşına girmesine gerek yok. Kendisi nasıl ‘Hırsız’ nitelemelerini hak etmiyorsa, dava sürecine girmiş konularda da başkalarını töhmet altında bırakacak açıklamalarda da bulunmamalıdır.  Burak kulağını kapamalı, ayaklarını çalıştırmaya devam etmelidir. Bir futbolcu konuşacaksa oynadığı futbolla konuşmalıdır. Zaten Burak’ta geçen sezondan bu yana bu bağlamda konuşuyor.

Türk Futbolu Bu Kafayla İlerlemez

Hiç kimse kalkıp dün akşam oynanan Galatasaray-Gaziantepspor maçının orta hakemi ve yan hakemini savunmasın. Açıkça söylüyorum bu kafadaki hakemlerle Türk Futbolu bir adım ileri gitmez. Bunu Galatasaray’a haksızlık yapıldı Galatasaray’ın 3 puanı çalındı bağlamında söylemiyorum. Zira Servet’i hatalı bir tercihle atan, Melo’ya kırmızı kartı gösteremeyen bir hakemden bahsediyoruz. Aynı maçın orta hakemi Abdullah Yılmaz, maçın yan hakeminin burnunun dibindeki bir pozisyona kaldırdığı yanlış bayrak seçimiyle bir hata daha yaptı. Herkes biliyor Galatasaray’ın oynamaya çalıştığı futbol mantalitesi rakip savunma çıkmaya çalışırken yoğun pres uygulamak. 10 kişi oynayan takımın kaptanı Sabri’de kazanma hırsı üst düzeye çıkmış bir takımın oyuncusu olarak bu taktik gereği yapmış olduğu pres ile rakibinden topu alıyor.   Bakıyorsunuz yan hakem burnunun dibindeki pozisyona bayrak sallıyor ve orta hakem faulü veriyor. Sabri’de öfkesine yeniliyor haklı olduğu bir pozisyonda haksız konumuna düşüyor. Takımını 9 kişi bırakıyor. Sabri’nin düdük sonrası yaptığı isyan kabul edilemez ama hakemlerin kararı da kabul edilemez. Bir kere bir hakem maçı okuyacak. Maçın gidişatını, oyuncuların iyi ya da kötü niyetlerini gözlemleyecek. Bir nevi maçın tansiyonunu iyi ölçecek. Eksik kalan bir takımda kazanma arzusunda olan diğer oyuncular performanslarını biraz daha zorlayarak oyunda mücadele etmeye çalışır. Motivasyonları bu durumda bir kat daha artar. Ve bir oyuncu bu azimle nizami bir şekilde  yaptığı mücadele sonrası kazandığı hakkın elinde alındığını görünce de tepkisini gösterir. İşte hakem burada farkını ortaya koymalı. Maalesef dün akşam oynanan karşılaşmanın yan hakemi ve orta hakemi bu konuda iyi sınav veremediler. Sabri’yi tepkisinden dolayı ikinci kartı verme de hakem haklıydı ama bir oyuncunun hakkını çalmakta da son derece hatalıydı. Oynamak isteyen oyuncuya hakkını vereceksin. Bırakacaksın oynayacak. Dün akşamki maçta bu tarz sıkıntıları fazlası ile gördük. Kazanma azmi ile futbol kurallarına uygun oynamaya çalışan bir sistemi baltalarsan Türk futbolu bir adım ileri gidemez. Herkes geriye yaslanır, hata beklemeye koyulur. O zaman da hep beraber neden Edirne’den sonrasında başarılı olamıyoruz diye de başlarız hayıflanmaya. Zaten maçın hakemi de son dakikalarda al gülüm ver gülüm yapılan mücadeleyi 5 dakika uzatmakla, gereken yerlere gereken mesajı da iletmiştir. Ben açıkçası dün akşamki maçı yöneten üçlünün iyi niyette olmadığını düşünüyorum. Bu düşüncemin temel nedenini ise, Türk futbolu için taşıdığım gelecek kaygısı oluşturmaktadır. Dün akşam Real Madrid-Villereal’i maçın ilk çeyreğinde bozguna uğrattı. Pres üstüne presin yaşandığı bu maçı Galatasaray-Gaziantepspor maçının hakemleri oturup saatlerce izlesin ve Türk futbolunun neden bir arpa boyu ilerlemediğini gözlemlesin.

Gaziantepspor'un çiçeği burnunda Teknik Direktörü Abdullah Ercan’ı tebrik etmek gerekiyor. Zira lige çok kötü başlayan Gaziantepspor’a güven aşılamış.  Antep’i ligde çok daha güzel günlerin beklediği aşikar. Bu dün akşamdan belli oldu. Ama ne var ki, maçın hakemi verdiği kararlarla bu başarıyı gölgede bıraktı. Umarız bundan sonrası için hakemi değil sahada ortaya konulan futbolu ve güzel golleri konuşuruz. Tebriklerimiz dün sahanın iyileri olan  Abdullah Ercan ve oyuncularına…

Seçkin Çakır - Haber 7
seckincakir52@hotmail.com

YORUMLAR 2
  • Yaşar 14 yıl önce Şikayet Et
    Başarıyı Çekemezler. Evet bizim memleketin hastalığıdır bu başarılı insanlar hep aşağıya çekilir..Ağır çekimle pozisyon sorgulayan(NORMAL OYNATSALAR PENALTININ BABASINI GÖRECEKLER VEDE KALECİNİN POZİSYON SONRASI TAVRI HERŞEYİ BELLİ EDİYOR) sözde eski hakemler futbolcu aşağılamayı adet haline getirdiler ve akşam ki maçta Burak çok sinirliydi ruh haline yansımış ona yapılanlar...Futbolda hırsızlık aramak çok kolaydır...Zaman geçirmekte hırsızlıktır, rakibinin hakkını gaspedip hakkı olan başarıya engel olmakta...ARTIK FUTBOLDAN SOĞUDUK BÜTÜN TRİBÜNLERDE BUNU GÖREBİLİYORUZ STADLAR BOŞ..
    Cevapla
  • Aslantepeli 14 yıl önce Şikayet Et
    3-4 yildir hep ayni (Vizyonsuz) Hakem kadrosu. Bazi istisnalar haric tabi.
    Cevapla