Kanlı Derbi ve Fabrice Muamba
Güzel oyun futbolun oynandığı iki ülkeye yolculuk yapacağız sizinle. Bu ülkelerden biri Türkiye, diğeri İngiltere.
Türkiye’de Fenerbahçe-Galatasaray, İngiltere'de Tottenham- Bolton maçına gideceğiz.
Maçlara gözatmadan önce, 'aslan avcılığını, kuş terbiyeciliğini, teninde ter olmayı' yani formamızı bir kenara iteceğiz. Tamamen olaylara ve sonrasına tarafsız bir gözle bakacağız.
Önce Türkiye'den başlayalım. Kadıköy'de son yılların futbol adına en mücadeleci, en güzel göze hoş gelen futbolu oynanıyor, Fenerbahçe iki mükemmel gol ile öne geçiyor, tribünler coşuyor. Ardından Galatasaray oyunu dengeliyor, gollerini buluyor, skor tabelada eşitleniyor. Tribünler bu defa coşkuyu endişeye bırakıyor. Bu arada bazı taraftarlar sahaya madeni para ve bayrak çubuğu atmaya başlıyor. Ekrana bir anda kan görüntüleri geliyor. Sahada oynayanlardan değil, saha kenarında bulunanlardan bu kan akıyor. Ve tartışmalar alıyor başını gidiyor, Otto Bariçlik yapmadı diyen de oluyor, numara yaptılar diyen de. Sahadaki futbol, derbinin güzelliği bir anda yok oluyor, ekranlarda kan üzerinden tartışma başlatılıyor ve günlerce sürüyor.
Bir taraftan da futbolun oynandığı başka bir yere göz atıyoruz, İngiltere'ye. İngiltere Federasyon Kupası (FA Cup) çeyrek finalinde Tottenham Hotspur ile Bolton Wanderers arasında oynanan karşılaşmaya. Maçın 41. dakikasında Bolton'lu 23 yaşındaki orta saha oyuncusu Fabrice Muamba yere yığılıyor. Statta derin bir sessizlik yaşanmaya başlanıyor. Herkes olayı anlamaya çalışıyor. Yere yattı zaman kazandı diye düşünen yok, ne olduğunu anlamaya çalışan gözlerle dolu stat. Zaman biraz geçtikçe bu defa Tottenhamlı seyirciler alkışa başlıyor, yerde yatan futbolcuya destek vermeye çalışıyorlar, dua edenler, ağlayanlar. Statın ambiansı biranda değişiyor. Kameralar kalp krizi geçiren Muamba'yı göstermiyor, ekran karşısındaki ailesini düşünüyor. Tüm stat sadece Muamba'yı düşünüyor. Ve maçın hakemi maçı tatil ediyor. Statta yine alkış tufanı, Muamba'ya tam destek devam ediyor.Kalp krizi geçiren Muamba hastaneye kaldırılıyor.
Çok şükür ki, 23 yaşındaki genç oyuncu dün kendisine geldi ve konuşmaya başladı. Dualar kabul oldu.
Sonuçta futbol seyir zevki. Sahada seyir zevki olmadığı zaman keyfi de kalmıyor futbolun. Oysa Kadıköy'de futbol adına her şey vardı. Son yılların en güzel karşılaşmalarından birini yaşıyorduk. Ta ki araya kan görüntüleri girene kadar. Şahsen ben seyir zevki ve mücadelenin olduğu maçlardan çok mutlu oluyorum. Ama araya kan girince nefret ediyorum. Futbol dışı unsurlar konuşulunca futboldan soğuyorum. Muhabbetini bile dalgaya vuruyorum.
Türk futbolu malesef sahadan çok saha dışı olayları ile daha çok konuşuluyor. Futbola bakış açımızı bir an önce değiştirerek, bunun bir zevk ve eğlence olduğunu artık görmemiz lazım. Neyin kavgasını yapıyoruz ki, insanlara zarar verecek maddeleri sahaya atıyoruz, bir cana kasdediyoruz. İnsanları bir futbol maçı nedeni ile kör bırakmak ya da yaralamak kime ne getirebilir ki. Bakın İngiltere'ye, Tottenham-Bolton maçına.
Görüntüleri defalarca izleyin. Eminim ağlamasanız bile göz pınarlarınızdaki damlacıkları zor tutacaksınız.
Bu görüntülerden çıkartılacak çok dersler olduğuna inanıyorum. Futbolu seven, maçı tribünlerden izleyenlere sesleniyorum, Tottenhamlı ve Boltonlu seyircilerin tutumunu defalarca izleyin lütfen. Sonuç olarak her ne olursa olsun, hiçbir şey ama hiçbir şey insan hayatından daha önemli değildir.
Seçkin Çakır - Haber 7
seckincakir52@hotmail.com