DEAŞ Terör Örgütü niçin hareketlendi?
Yalova’da DEAŞ terör örgütü üyelerinin bulunduğu eve yapılan operasyon sırasında şehit düşen kahraman polislerimize Rabbim’den rahmet, yaralı polislerimize acil şifalar diliyorum.
Kederli ailelerinin ve aziz milletimizin başı sağ olsun.
*
DEAŞ Terör Örgütü’nün neye, nereye hizmet ettiği çok belli değil mi?
2014'te ortaya çıktığından bu yana, İsrail’in “Arz-ı Mev’ud” Projesi’ne malzeme taşıyor DEAŞ.
Hızla yayılma, güneyimizde “kapkara bir güç odağı” haline gelme atakları, “kafa kesme” görüntüleri, bir yandan YPG-SDG Terör Örgütü’nü başımıza belâ etmek için kullanıldı, diğer yandan da “Müslüman imajı”nı iyice karalamak için.
“YPG-SDG güç kaybederse, DEAŞ ile mücadele zayıflar” zırvası da, binlerce tırlık silah-mühimmat takviyesi için bahane olarak öne sürüldü ABD-İsrail tarafından!
“YPG-SDG, DEAŞ ile savaşan müttefikimiz” dendi.
Sınırlarımızın dibindeki tehditler iyice büyütüldü.
Türkiye’nin bu “oyuna” cevapları sert oldu haliyle.
İçeride PKK ve DEAŞ terör örgütlerine çok etkili operasyonlar yapıldı.
Dışarıda da savunma alanındaki hamlelerin verdiği güçle, PKK uzantısı YPG-SDG ile DEAŞ terör örgütlerine seri harekâtlar düzenlendi.
Kararlılığımız bütün dünyaya gösterildi.
Kara operasyonlarıyla binlerce kilometrekare alan DEAŞ'tan da büyük ölçüde temizlendi.
Temizlendi ama…
Suriye’nin bölünmez bütünlüğünden taviz vermeyen Türkiye’yi baskılama çabaları devam etti, İsrail ve müttefiklerinin.
Son zamanlardaki DEAŞ terör örgütü ve diğer şer odaklarının hareketliliğinin sebebi, Türkiye’yi iyice sıkıştırmak ve akılları sıra pes etme noktasına yaklaştırmak!
SADECE TÜRKİYE!
Türkiye en başından beri “İslam Dünyası” denilen ancak nerede olduğu bilinmeyen dünyaya ikazlarda bulunuyor.
"İstanbul’un kaderi Şam’ın kaderinden; Bağdat’ın, Kahire’nin, Sana’nın kaderinden; İslamabad’ın, Kabil’in, Trablus’un, Tahran’ın kaderinden; Mekke ile Medine’nin ve elbette Kudüs’ün ve Gazze’nin kaderinden ayrı değildir. Türkü, Kürt'ü, Arap'ı, Farsıyla, Sünni'siyle, Şii'siyle, Alevi'siyle, Afrikalı, Asyalı ve Latin Amerikalısıyla ve diğer tüm mezhep ve kökenleriyle Müslümanların kıblesi gibi kaderleri de ortaktır."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hep bunları söylüyor ama muhataplar her bakımdan bağımlı olduklarından “yalnızlığımız” her zamanki gibi karşımızda duruyor.
Böyle olunca da her meselede “Kendi göbeğimizi kendimiz keseriz!” noktasına geliyoruz.
Bütün terör örgütleriyle mücadelede tek başına Türkiye.
Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve yarınlara emin adımlarla yürümesini sağlamak da Türkiye’nin üzerindeki sorumluluk.
Gerek Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerekse MHP Lideri Devlet Bahçeli ve Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, birçok konuşmalarında “beka meselesi”nin altını çizerek “Terörsüz Türkiye” adımlarının “Devlet Aklı”nın gereği olduğuna işaret ediyor.
Bugün karşımıza çıkan her gelişme, Soykırımcı İsrail’in attığı her adım, tehdidin ne kadar büyük ve yakın olduğunu ortaya koyuyor.
Sayın Cumhurbaşkanı’nın "Antakya ile Gazze arası, Ankara ile Aydın arası kadardır” cümlesini “iç politikadaki mücadeleler” bağlamında değerlendirenler oldu ama geldiğimiz noktada tehlike ve tehdidin ne kadar büyük olduğunu göremeyenlerin sayısı iyice azalmıştır herhalde.
Durum net:
İsrail’in gözü kulağı Türkiye’de, adımlarımızı takip ediyor ve her alanda etkisini kırmaya çalışıyor.
İsrail-Yunanistan-Güney Kıbrıs Rum Yönetimi üçlüsünün, Kudüs'teki “şer ittifakı buluşması”, Türkiye’yi Doğu Akdeniz’deki iddialarından uzaklaştırma hamlesi.
Somaliland’ın sözde bağımsızlığını tanıyan Soykırımcı İsrail, Somali’nin en büyük destekçisi Türkiye’nin etkisini buradan da kırmayı hedefliyor.
Dışişleri Bakanlığımızın açıklamasında ifade edildiği gibi bu, “İsrail’in yayılmacı politikasının devamı” niteliğinde bir hamle.
İsrail, Libya’daki tarafları “Tek ve Birleşik Libya” vizyonuyla buluşturma çabalarımızdan da rahatsız oluyor…
İsrail’in önde gelen medya ve think-tank kuruluşlarının “Türkiye, İsrail’i Libya üzerinden sıkıştırıyor!” yorumlarıyla ortaya koydukları rahatsızlık.
Hesabınca,
Suriye’yi de, Somali’yi de bölecek, coğrafyamızdaki diğer ülkeleri daha da küçük parçalara ayıracak ve hepsini teker teker avlayacak İsrail!
Bu hesabın önündeki tek engel olarak öne çıkan Türkiye, ABD ile “karşılıklı menfaatler doğrultusunda” yol almaya çalışsa da, “Epstein dosyalarının” ucu gösterilerek tehdit edilen Trump’ın ne yapacağı belli değil.
*
Şimdilik YPG-SDG’nin 10 Mart anlaşmasına uygun davranmasını ister gibi görünüyor Trump.
YPG-SDG terör yapılanması Şam’la masaya oturduğunda, “özerklik” iddiası büyük ölçüde ortadan kalkacak.
Türkiye’de sürecin yakından takipçisi olacak ve farklı arayışlara kapıları kapatacak.
Suriye’deki son zaman ayaklanmaları, içerideki DEAŞ tehdidinin artması, MİT ve diğer güvenlik birimlerimizin “yılbaşı” öncesi peş peşe gelen operasyonları, baskınları, göz altıları, tutuklamaları, ne kadar kritik bir aşamada bulunduğumuzu gösteriyor.
Ben zaman zaman iktidarın özellikle “aile” politikalarını eleştiren bir yazarım.
Bazı konularda ikazlarda bulunmak faydalıdır ama “milli meselelerde” Devlet Aklı’na itimat etmekten başka çıkar yol yoktur.
Türkiye’nin bütün dış politika adımlarını alt alta dizin, hamle kronolojisine bakın…
Taktikler değişiyor ama “kararlılık” değişmiyor.
“Hepimiz aynı gemideyiz” dendiğinde karşı çıkanlar, üzerinde biraz daha düşünsünler lütfen.
Tehditlerin, tehlikelerin, baskıların ve kuşatma hamlelerinin üst üste geldiği, DEAŞ terör örgütünün iyice öne sürüldüğü bu süreçte, “birlikte hareket etmekten” başka çare mi var?
-
bekir 2 hafta önce Şikayet EtÖldürülen deas militanları mossad ajanı çıktı. Hepsi israil vatandaşı. Israil tarafından eğitilmiş. Kiralık katiller.Beğen Toplam 2 beğeni
-
Sami 2 hafta önce Şikayet EtOrtadoğu'da biri biter biri başlar artık bunu anlayın. para gücü silah gücü sağlayan Ortadoğu'da her türlü örgüt kurabilir günümüzde Amerika ve İsrail bunu basarabiliyor.ona göre politika ona göre istihbarat ve yok edici güç olmalıyız kafasını kaldıranın kellesi anında alınmalı.Beğen Toplam 3 beğeni
-
misafir 2 hafta önce Şikayet Etyahudi terör örgütü deaş ve diğerleri Allahım köklerini kurutsun onlardan yeryüzünde nefes alan bırakmasın . Amiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiin.Beğen Toplam 5 beğeni
-
HADİMÜL HARAMEYN 2 hafta önce Şikayet EtHaya sıyrılmış inmiş, öyle yüzsüzlük ki heryerde Ne çirkin yüzleri örtermiş, meğer o incecik perde Vefa yok, ahde hürmet hiç, lafe-i bi medlul Yalan raiç, hiyanet mültezem, heryerde hak meçhul Ne tüyler ürperir ya rab, ne korkunç inkılab olmuş Ne din kalmış ne iman, din harab, iman türab olmuşBeğen Toplam 5 beğeni
-
kara kaplan 2 hafta önce Şikayet EtDAEŞ Ürdünlü Ebu Musab Zekavi tarafından Irak savaşında kurulmuştur. Ancak o zamanlarda sistemi Suriye'deki DAEŞ değildi.Beğen